“Anemoia” sergisi Labirent Sanat’ta



Aslıhan Kaplan Bayrak, Burçin Erdi, Emre Celali, Hüseyin Aksoy ve Soyhan Baltacı’nın Anemoia kavramı ve çağrışımları üzerine ürettikleri son dönem çalışmalarından oluşan grup sergisi 24 Ekim 2019 tarihinde Labirent Sanat’ta açılıyor.

"Anemoia" sergisi Labirent Sanat’ta

Yaşanmamış zamana karşı duyulan nostalji olarak tanımlanan anemoia kavramı; içinde bulunulan zamana karşı hissedilen bir memnuniyetsizliği, umutsuzluğu ve ait olamama durumunu düşündürür. Bizi yaşadığımız anın içinden koparan ve geçmişe taşıyan bu duyguyu harekete geçiren itki nedir? Varoluş serüvenimizde ileri doğru devinirken bizi zaman zaman duraksatan, içimizde açılan bu boşluğun kaynağını hangi kilit deneyim açıklar? Zamanın düz bir çizgi niteliğindeki doğrusallığını, tek tip gerçekliğini kesintiye uğratan ve bu duygu durumu harekete geçiren sebep ne olabilir?

Proust’un Kayıp Zamanın İzinde romanında kahramanı Marcel’in ıhlamur çayına batırdığı madlenin kokusu ve damağında bıraktığı lezzetin bilincinin derinliklerinden geri çağırdığı anlık deneyimin üzerinde bıraktığı etkiyle irkilir: “Sebebi hakkında en ufak bir fikre bile sahip olmadığım, soyutlanmış, harikulade bir haz, benliğimi sarmıştı. Bir anda, hayatın dertlerini önemsiz, felaketlerini zararsız, kısalığını boş kılmış, aşkla aynı yöntemi izleyerek, benliğimi değerli bir özle doldurmuştu; daha doğrusu, bu öz, benliğimde değildi, benliğimin ta kendisiydi. Kendimi vasat, sıradan ve ölümlü hissetmiyordum artık. Bu yoğun mutluluk nereden gelmiş olabilirdi bana? Çayın ve kekin tadıyla bir bağlantısı olduğunu, ama onu kat kat aştığını, farklı bir niteliği olması gerektiğini seziyordum.” Proust’un Kayıp Zamanın İzinde romanında, zaman krizi benlik krizi olarak deneyimlenir ve roman çözülme tehdidi altındaki benliğin özdeşliğini sağlamlaştırma girişimidir.

İçinde bulunduğumuz çağın hızı karşısında, yaşamlarımızı anlamlı kılacak bir dayanağın eksikliğiyle ya geçmişe tutunuyoruz ya da geleceğe özlem duyarak yaşadığımız anı kesintiye uğratıyoruz. Anemoia sergisi, günümüzde modern teknolojininde etkisiyle hızlanan ve yeryüzünden yoksun kalan insan bedenin, bilincinin yaşadığı sürecin sonuçlarına geçmiş, şimdi ve gelecek tahayyülleri üzerinden odaklanıyor.

Anemoia sergisinde Aslıhan Kaplan Bayrak, Burçin Erdi, Emre Celali, Hüseyin Aksoy ve Soyhan Baltacı’nın, üç farklı zaman boyutunun – geçmiş, şimdi, gelecek – iç içe geçtiği, zamanın ters çevrilemez oluşuna, bir sonraki anın yeniliği ve öngörülemezliği düşüncesine meydan okuyan çalışmalarını 24 Ekim – 30 Kasım 2019 tarihleri arasında Labirent Sanat’ta görebilirsiniz.


Labirent Sanat
Asmalı Mescit Mah. Sofyalı Sok. No: 22 K: 1 34430, Beyoğlu / İstanbul
Ziyaret saatleri: Salı – Cumartesi | 11.00 – 19.00
Detaylı bilgi ve daha fazla görsel için: info@labirentsanat.com | +90 212 243 86 81


Aslıhan Kaplan Bayrak: 1975 yılında Zonguldak’ta doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nde Prof.Zekai Ormancı atölyesinde öğrenim gördü. Fevzi Tüfekçi ve Umut Germeç ile gravür atölyesinde de çalışan sanatçı, 2007’de birincilikle mezun oldu. İstanbul Pendik’teki resim ve gravür atölyesinde çalışmalarını sürdüren Bayrak, 2014 yılından beri Bahçe Sanat İnisiyatifi koordinasyonunu ve sergi küratörlüğünü gerçekleştiriyor. Varlık/benlik algısı mekandan bağımsız değildir. Sanatçı, bu düşünceden hareketle, mekan algımızla oynayarak düzen ile düzensizliğin sınırlarında gezerken kozmos ile kaos arasındaki hoş gerilimi sezdirmeyi amaçlar. Sanatçı, yansımalarla, eğrilerle ve kesişen doğrularla, mekanı üst üste kurgularken mekanın ve zamanın ruhunu sorgulattırır. Resimlerindeki mekan algısı, bizi rahatsız ettiği ölçüde doğa ile bağımızı yeniden düşünmeye davet eder.


Burçin Erdi: 2003 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim bölümünden Sakıp Sabancı Özel Sanat Ödülü’nü alarak üçüncülükle mezun oldu. Yüksek lisansını ve sanatta yeterliliğini aynı üniversitede tamamladı. Tez çalışmalarını İspanya Sevilla Üniversitesi’nde yaptı. Bir dönem İspanya’da yaşadı. 33. DYO Resim Yarışması, T.C. Orman Bakanlığı Resim Yarışması, 3. Şefik Bursalı Resim Yarışması gibi birçok yarışmada önemli derecelerin sahibi oldu. Birçok uluslararası ve yurtiçi sergi, fuar, bienallere katıldı. Eserleri özel ve banka koleksiyonları, müze ve galerilerde yer alan Burçin Erdi, İstanbul’daki ve Tekirdağ’daki atölyelerinde çalışmalarını sürdürürken, Namık Kemal Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü’nde Yardımcı Doçent olarak görev yapıyor.


Emre Celali: 1989 yılında İzmir’de doğdu. Lisansını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim bölümünde tamamladı. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsünde Resim anasanat dalı lisansüstü programına devam etmektedir. Atölye çalışmalarını İzmir’de sürdürmektedir. Çalışmalarında insan manzaralarının düzeni, kendisine karşı net olanın aksine karışıklık içerir. İnsanları birbirine bağlayan yollar aynı zamanda parçalar halinde ayırmaktadır, uzaklaştırmaktadır. Geçmişten günümüze gelen bu oluşumlardaki tekinsiz sessizlik yeni bir fırtınanın habercisidir. Köşe kapmaca savaşı çoktan bitse de çatışma devam edecektir. Artık toplum psikolojisinin ne yönde gittiğinin manzarasına bakılmaktadır. Bu manzaralar, bizlerin bir otoportresi olarak görülebilir.


Hüseyin Aksoy: 1996 yılında Mardin‘de doğdu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar A.E.F Resim Anabilim dalı Hüseyin Avni Öztopçu atölyesinden mezun oldu. Birçok yarışmada ödül ve sergileme aldı, karma sergilere katıldı. Deneyerek çalıştığını sanatın deneysel olduğuna inanan ve çalışırken kendini hiçbir malzemeyle kısıtlamak istemeyen bunu yaparken de risk alarak bir simyacı gibi çalışmaktadır. Konularını tarihten ve güncel yaşamdan alarak toplumsal gerçekliğe politik bir bakış açısıyla dile getiren, bu imgeleri kullanırken “görmenin optik değil, ideolojik bir süreç” olduğunu belirtmektedir. Çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.


Soyhan Baltacı: 1989 yılında İstanbul’da doğdu. 2015 yılında Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Şu an Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde Yüksek lisans eğitimine devam ediyor. Çalışmalarında mekan, insan ve doğa ögelerini karşılaştırarak insan ve onun mekan ile olan ilişkisini bir eleştiri nesnesi haline getiriyor. Doğa, başlangıçta biyolojik bir tür olan insan için, içerisinde türlü imkanları barındıran bir mekan iken, geçen zaman içerisinde maruz kalmış olduğu tahribat nedeniyle eksik kalmış, kaynakların azalıp, ihtiyaçların çoğalmasıyla insan kendi yıkımının sonucu ile karşı karşıya kalmıştır. Baltacı karşı karşıya gelme durumunu, insan-mekan ilişkilerini, canlı ve cansız maddeler ile karşılaştırarak aralarındaki ilişkiyi görmemize yardımcı oluyor.

Türkiye'nin En Büyük Sanat Haber Portalı, Güncel Sanat Haberleri, Sergi Rehberi, Sanatçı Portfolyoları, Sanat Üzerine Röportajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.