Banu Uğural’ın “Çizgiden İpliğe” Sergisi Büyükdere35’te



Banu Uğural’ın ilk kişisel sergisi “Çizgiden İpliğe”, 15 Nisan – 15 Mayıs tarihleri arasında Büyükdere35’te izleyiciyle buluşuyor.

İnsanın ve zamanın altı bin adım ötesinde. -Friedrich Nietzsche

Banu Uğural’ın eserlerinde çizginin ve ipliğin naif gücü çarpıcı biçimde izlenir. Teknik olarak hızlı hareketlerle ortaya çıkardığı çizimleri gündelik yaşamın durağanlığı ve sürati karşısında ironik biçimde karşımıza çıkar. Çizimler hızlı eskizler olarak nitelendirilebilecek, keskin gözlemlerin sonuçlarıdır. Gündelik yaşamın içindeki sükunetin gözlemlerine dair referansları taşıyan kumaşa işlenmiş anlatılar, oldukça şiirsel bir doku imgesi ile ortaya çıkar. Kağıt üzerine çizim ne kadar hızlı ve anlık bir kayıt altına almaysa, kumaş üstüne iplikle el nakışı da bir o kadar yavaş, dingin ve lirik gözlem öbekleridir.

Banu Uğural’ın “Çizgiden İpliğe” Sergisi Büyükdere35’te
Banu Uğural, ”Tek Başına Oturan Çocuk”, 32 x 42 cm, kağıt üzerine mürekkepli kalem, Burgazada, Istanbul, 2019

Kağıdın hızla buruşabilecek, kırılabilecek yapısı ile kumaşın yumuşaklığı, kayganlığı ya da geçirgenliği gündelik anların da geçiciliği arasında tuhaf ve absürt bir iz olarak belirir. İzler kağıt ve kalem arasında bir buluşma, karşılaşma olarak kağıda dökülür. Kumaş ise gözlemlerin sonucunda uzun soluklu, beklenen, heyecan ve özveri ile izlenen iplerin kumaşın arasına sıkışması, hayattaki anların bir yere sabitlenmesi gibi daha epik bir görsellik sunar.

Uğural, İstanbul ve Adalar arasındaki yaşamı gözlemler. Güncel ve gündelik olan anlar kağıt ve kumaş
neticesinde değersiz ve geçici olabilecek belki de önemsiz atfedilebilecek anların sabitlenmesi ile kalıcı hale gelir. Bir vapur sahnesi, bir köpeğin uykusu, ya da bir özgürlük hülyası ile göklerde süzülen bir martının çığlıkları Uğural’ın çizim kadrajına girer.

Çizimler poetiktir. Konular gündeliktir. Kağıttaki çizimler kısa süreli, anlık hikayelerin sonucudur. Kim olduğu bilinmez, kişiler silik ve muğlaktır; tıpkı anların, zihinde, zaman içinde tozlu raflarda unutulmaya yüz tutması gibi.

Nostaljik dönemlerden gelen, kimi aile yadigârı olan kıymetli kumaşlar ise belirli anların günlerce ve aylarca yüzeye işlenmesiyle yeni bir hafıza durağına dönüşür. Nihilist bir görü olarak resim gibi okunabilecek, tel tel ipliklerle işlenmiş anlar bir fotoğrafın muğlak karesi gibi rastgele bir hatıranın, olayın ya da durumun aylar süren pastoral, monokrom ya da siyah beyaz kaydıdır. Sanatçı üretimlerinin bütününde güncel dünyaya, yaşamın ta kendisine, gündelik olayların ve rastlantıların kimse tarafından fark edilmeyen müphem zamanlarına dokunur ve onu işler.

Banu Uğural dikkatli gözlemleri ile bir zaman okuyucusudur. Hızla akan dünyanın tersine okumasını yapar, çetrefilli hayatın naif ve keyif dolu olabilecek yönlerini gözler önüne serer. Nihayetinde şiirsel, duru ve büyüleyici anları kayda alan çizimden ipliğe, geçicilikten kalıcılığa şairane bir hafıza yaratır. Rastlantıların büyüleyiciliğini etkileyici bir sükunet ve duruluk ile güzellemeler silsilesi içinde izleyiciye aktarır.


Büyükdere35

Firuzağa, Boğazkesen Cd. No:76/B, 34433 Beyoğlu/İstanbul

Türkiye'nin En Büyük Sanat Haber Portalı, Güncel Sanat Haberleri, Sergi Rehberi, Sanatçı Portfolyoları, Sanat Üzerine Röportajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.