“Ben Okurum”un Yeni Bölümünde Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği Konuşuluyor



“Ben Okurum”un Yeni Bölümünde Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği Konuşuluyor
Handan Akdemir – Deniz Yüce Başarır

Deniz Yüce Başarır’ın storytel.tr sponsorluğunda hazırladığı podcast serisi “Ben Okurum”un yeni bölümü, Milan Kundera’ya ve yazarın sinemaya da uyarlanan başyapıtı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’ne odaklanıyor. Başarır, bölüm konuğu olan editör arkadaşı Handan Akdemir ile felsefenin derinliklerine dokunan ama bir o kadar da neşeli bir sohbete imza atıyor. Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’nin, bunca yıl sonra bile en sevdiği ilk beş kitap arasında yer aldığını söyleyen Akdemir “Biz bu hikâyede aslında şunu da görüyoruz: Ne kadar hafifliğin peşinde koşarsak koşalım, gün gelip ağırlaşmak zorunda kalıyoruz,” yorumunu yapıyor. “Tüketilen” eserlerin kişinin dünyaya bakışını şekillendirme gücüne dikkat çeken Handan Akdemir şöyle devam ediyor: “Bugün 20 yaşında olan çocuklar hangi aşklara öykünüyorlar acaba diye düşündüm Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği’ni tekrar okurken. Çünkü Kundera bu romanı 1982’de yazmış, benim kuşağımın ‘aşk şöyle olmalı’ fikrini çok etkilediğini düşünüyorum bu romanın. Yani biz öyle aşklar arıyorduk.”

Deneyimli yayıncı Deniz Yüce Başarır’ın sohbetle bilgiyi buluşturan podcast serisi “Ben Okurum”un yeni bölümünün odağında, Çek asıllı Fransız yazar Milan Kundera’nın, ünlü yönetmen Philip Kaufman tarafından sinemaya da uyarlanan başyapıtı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği var. Deniz Yüce Başarır, merkezdeki karakterleri Tomas ile Tereza aracılığıyla aşkı, hayatı, varolmanın anlamını sorgulatan bu modern klasiği, editör arkadaşı Handan Akdemir ile konuşuyor. İkilinin neşeli sohbeti, dinleyenlerin içinde bir hafiflik duygusu oluşturuyor.

İkili sohbetlerinde bu unutulmaz romanın karakterlerine değinirken editör Handan Akdemir “Biz de o zamanlar Tomas’a çok aşık olmuştuk okur kadınlar olarak. Çok cezbedici, baştan çıkarıcı bir karakter olduğunu kabul edelim,” itirafını paylaşıyor. Akdemir, Milan Kundera’nın yazım tarzını ise “Bir okur kitabı eline aldığında yazarın yarattığı dünyayı kabul eder, artık orada nasıl bir atmosfer yaratıyorsa, oysa Kundera güzel gevezelik edebiliyor felsefe üzerine. Yazar olarak sahnede yerini alıyor. Kitabın felsefi yoğunluğu da çok belirgin tabii… Ama o bölümlerde yazar araya girdi, kahramanlardan rol çalıyor gibi hissetmiyorsunuz asla,” diye yorumluyor.

Yayıncılık dünyasının deneyimli ismi Deniz Yüce Başarır, “Ben Okurum” adlı podcast serisinin her bölümünde farklı bir konukla birlikte farklı bir kitaba odaklanıyor. Kitaplar üzerine bir arkadaş sohbeti tadında ilerleyen ve aynı zamanda bilgilendiren podcast’te Başarır, kitabın ona hissettirdiklerini anlatırken yazarıyla ilgili anahtar niteliğinde bilgiler vermeyi de ihmal etmiyor. Storytel Türkiye’nin sponsorluğunda hazırlanan “Ben Okurum”un tüm bölümlerine Storytel, Spotify, Apple Podcasts, Podtail, CastBox ve Simplecast’ten ulaşılabilir.

Türkiye'nin En Büyük Sanat Haber Portalı, Güncel Sanat Haberleri, Sergi Rehberi, Sanatçı Portfolyoları, Sanat Üzerine Röportajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir