Kezban Arca Batıbeki’nin Edisyonlu Olarak Ürettiği “On the Ground” Serisi İlk Kez Basına Tanıtıldı

Çağdaş sanatçı Kezban Arca Batıbeki’nin halı üzerine baskı tekniği ile ürettiği eserleri ilk kez basına tanıtıldı.

Kezban Arca Batıbeki sanat kariyerinin başlangıcından günümüze, tanınan ve beğenilen resimlerinden, edisyonlu olarak ürettiği “On the Ground” başlıklı halı seçkisinde yeni bir malzemeyle zeminin keşfine çıkıyor. Batıbeki, seçtiği bu favori işlerini, halı yüzeyine sıcak baskı tekniği ile aktarıyor.

‘Halı’ niteliğinde olan bu işler; kullanılabilir bir malzemeyle üretilmeleri açısından sanat eseri ve izleyici arasındaki mesafeyi kırıyor. Malzemenin sıcak doğası, evdeki diğer unsurlara sanatsal bir dokunuş sağlarken, eserle yaşamı daha da yakınlaştırıyor. “On the Ground”, pandemide daha çok zaman geçirdiğimiz evlerimizde, sanatın yaratıcı ve yükseltici enerjisiyle doğrudan temasa geçmeye izin veriyor.

Kezban Arca Batıbeki’nin Edisyonlu Olarak Ürettiği "On the Ground" Serisi İlk Kez Basına Tanıtıldı

Kezban Arca Batıbeki’nin “On the Ground” serisinde yer alan eserler arasında, siyah beyaz gotik-geometrik motiflerin üzerine uzanmış, yerde hep beraber kitap okuyan üç femme fatale kadın figürünün yer aldığı “Reading Day I”; aynı yüksek kontrastlı boyutta, sırtındaki çevirme koluyla kurma oyuncak bir diğer femme fatale ile “Reading Day II”; omzundaki sokak güverciniyle “Dove on My Shoulder II” ve de Batıbeki’nin gotik geometrik yüksek kontrastlı evrenindeki masum değil hatta tehditkar bir kadın “Orange” ve kendilerini doğal içgüdülerine bırakmış, feminen güç sembolü leoparların göz himayesindeki kadınlarıyla “Tiger II” gibi ses getirmiş resimlerinden örnekler bulunuyor.

“On the Ground” serisi aynı zamanda Batıbeki’nin boyuta dair araştırmalarına halı ve zemin materyali üzerinden yeni bir yanıt getiriyor. Sinematografik, alt kültür, kitsch ve pop unsurlar içeren eserleri, “Zeminde” kendine yeni bir alan bularak varoluşlarını ve etki alanlarını genişletiyor. Derya Yücel’in “Kezban Arca Batıbeki’nin çoğu yapıtında izleyici (…) bir aralıktan gizlice içeriye bakıyor gibi…” sözleriyle ifade ettiği gizlilik hissi, eserlerin eylemi üstlenmesiyle el değiştiriyor. Sonuçta, Batıbeki’nin evreninin bu gizemli karakterleri, soylu olmayan halı materyali üzerinden izleyicinin günlük yaşam alanına giriyorlar, izleyicinin hayatına “gizlice” sokuluyorlar ve izleyiciyi de bu boyutun içine alıyorlar.

1988 doğumlu, Sanat ve Kültür Yönetimi mezunu, sanat ve kültür meraklısı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.