Nick Ut ile Söyleşi / Interview with Nick Ut

Koray Berkin ve Prof. Ozan Bilgiseren’in Nick Ut ileyaptığı harika kısa bir söyleşi

Click here for the Nick Ut interview in English


İstanbul PhotoMaraton organizasyonu tarafından Türkiye’ye davet edilen Nick UT ile kaldığı otelde kısa bir söyleşi yapma olanağı buldum. Prof. Ozan Bilgiseren de bu söyleşide bana yardımcı oldu, kendilerine teşekkür ediyorum.

Henüz 21 yaşındayken, Vietnam savaşı sırasında napalm bombalarının yaktığı dokuz yaşındaki bir kız çocuğunu çırılçıplak kaçarken kadrajına almıştı. Bu kare daha sonra savaşı bitiren kare olarak anılacak ve ona Pulitzer ödülünü getirecekti.

Nick Ut ( Fotoğraf © Koray Berkin )

Fotoğraf çekmeye nasıl başladınız?

Fotoğrafçı olan ağabeyimin yanında karanlık odada çalışıyordum. Fotoğrafa 16 yaşımda Leica fotoğraf makinesi ile tanışarak başladım.

Ağabeyimin yanında karanlık odada çalışırken onun cephede çektiği fotoğrafları banyo edip basıyordum. Gelen fotoğraflar beni çok etkiliyordu. Ağabeyim Vietnam savaşında muhabirlik yaparken hayatını kaybedince AP ( Associated Press ) onun yerine benim geçmemi istedi. Böylece AP için savaşı takip etmeye başladım.

Ağabeyinizi bu meslekte o savaşta kaybettiniz ve hiç düşünmeden onun kaldığı yerden mesleğe devam ettiniz. Korkmadınız mı? Ölüm aklınıza gelmedi mi?

21 yaşında ve çok çılgındım. Ölümü veya vurulduktan sonrasını hiç düşünmüyordum. Savaşta 3 kez vuruldum. Zaman zaman hala ağrılarım oluyor.

Nick Ut ve Koray Berkin

Vietnam savaşının simgesi olan “Napalm Kız” fotoğrafının öyküsünü bize anlatır mısınız?

Napalm bombalarının yaktığı o zaman 9 yaşında olan kızın adı Kim Phuc. Savaş uçağı tarafından onlarca sivilin bulunduğu bölgeye bomba atılıyor, onlarca sivil, çoğu çocuk yanmış bedenleri ile korku ve acıyla kaçıyorlardı. Koşarak gelen insanların arasında çıplak olan kızı gördüm ve 10 kare fotoğraf çekip elimdeki 4 kamerayı yere fırlatıp şöförümle beraber kıza yardım etmek için koştuk. Her tarafı yanmıştı, elimizdeki suları üzerine döküp hemen hastaneye götürdük. Birine yardım etmek de o anı belgelemek kadar önemli. Çin depreminde birini kurtaran fotoğraf muhabirine neden yaptığını sormuşlar. O da “Nick böyle yapmıştı ben de böyle yapıyorum.” demiş. Pek çok fotomuhabiri de bu konudan ders almış durumda.

‘Napalm Kız’ fotoğrafı çok güçlü bir etkiye neden oldu, kamuoyu vicdanını ayağa kaldırdı.

Fotoğrafın etkisi nasıl oldu?

Bu fotoğrafı çekip yayınladıktan sonra Amerikan halkı savaşa karşı ayağa kalktı. İnsanlar çok öfkelendi. Bir çok protestoya neden oldu. Savaş karşıtı bir fotoğraf olarak her yerde kullanıldı. Irak savaşına karşı dahi kullanıldı.

Vietnam’da basın mesleki olarak çok rahat çalışıyordu ama bu fotoğraftan sonra eski rahatlığını kaybetti. Basın etki altına alındı. Mesela, Körfez Savaşı sırasında baba Bush basında Vietnam’daki gibi tek bir kare fotoğraf görmek istemiyorum demiş. Basın artık daha zor şartlarda çalışıyor. ABD ölü asker fotoğrafı görmek istemiyor.

Günümüzde foto muhabirliğini nasıl görüyorsunuz?

Foto muhabirliği çok zorlaştı. Günümüzde cep telefonları ile çalışan bir sürü fotoğrafçı var. İşsiz güçsüz insanlar ücretsiz video ve fotoğraf servis ediyorlar.

Koray Berkin ve Nick Ut

Savaşlar sizi nasıl etkiledi?

Hala zaman zaman kabuslar görüyorum. Savaş filmlerinden nefret ediyorum, o tarz filmleri izlemiyorum. Vietnam’da 115 gazeteci hayatını kaybetti. Hala çok fazla ölen gazeteci var. Bir çok dostumu ve fotoğraf muhabiri arkadaşımı kaybettim. Arkadaşlarıma hep “Savaş sana para kazandırmaz, fazlasını kaybettirir.” diyorum. Savaşlar artık olağan oldu kimse kulak asmıyor. Irak savaşında ilk gün tonlarca bomba bırakıldı ama herkes Michael Jackson’ın davasını merak etti. Savaş kimsenin umrunda değil, sanatçılar bile kulak asmıyor.

Savaş muhabirliğinden sonra neler yaptınız?

Savaştan sonra Kaliforniya’da Hollywood yıldızlarının fotoğraflarını çektim. Hollywood’da bu işi yapmak zordur ama benim kim olduğumu anlayınca beni bağırlarına bastılar. Marlon Brando, ‘Napalm Kız’ fotoğrafı için ”Beni etkileyen en önemli fotoğraftır.” demiş. Birçok ABD başkanının da fotoğraflarını çektim. Regan ve Trump “Bu işin erbabı Nick’dir.” demiş.

İstanbul’da beş gün kalan Nick ile İstanbul sokaklarında birlikte fotoğraf çekmeyi deneyimledik ve çok keyif aldık. Ara Kafe’de kahve molası verdiğimizde ise kahveleri Nick ısmarlardı. PhotoMaraton Ödül törenine katılan Nick Ut, orada hem fotoğraflarını imzaladı hem de çok keyifli bir söyleşide bulundu.

Usta fotoğraf muhabiri Nick Ut ile tekrar karşılaşmayı diliyorum.
Koray Berkin


Click here for the Nick Ut interview in English

1984, Lovech doğumlu. Fotoğraf meraklısı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir