Sanatçı Şerife Bilgili Ercantürk “Bağmana” İsimli 4. Kişisel Sergisiyle Artweeks@Akaretler’de



Şerife Bilgili Ercantürk’ün Akaretler Sıraevler 55 Numara’da kapılarını açacak sergisi 30 Mart-10 Nisan tarihleri arasında tüm sanatseverleri bekliyor.

Bilgili Holding ev sahipliğinde Akaretler Sıraevler’de gerçekleşecek Artweeks@Akaretler’in 6. Edisyonu, yine çağdaş sanat galerileri, koleksiyonerler ve solo sergilere ev sahipliği yapmasının yanı sıra, Sanatçı Şerife Bilgili Ercantürk’ün de “Bağmana” adlı 4. kişisel sergisini de konuk ediyor. Ercantürk’ün Bağmana adlı sergisi 30 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Akaretler Sıraevler 55 numaralı binada ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Şerife Bilgili Ercantürk Heykel
Şerife Bilgili Ercantürk

Küratörlüğünü Begüm Güney’in üstlendiği sergi 14 adet eserden oluşuyor. Anlamın oluştuğu alan olarak kenti ele alırken, üretiminde imgenin içerisindeki biçimsel bağların izini süren Şerife Bilgili Ercantürk, yapı ve birey ilişkisini konu almaya devam ediyor. 2019″da gerçekleştirdiği “Eksi İki” sergisinden bu yana, kenti hem özgürlüğün hem kısıtlanmanın manzarası olarak tanımlarken; yönteminde tuval yüzeyine eklenen tüm öğelerin eksiltildiği, salt biçimsel renk alanlarının birbirine bağlandığı yeni bir yaklaşım görüyor.

Sanatçının bireysel olarak yapıyla kurduğu bağı, bu kez tek başına bıraktığı ham malzemesi ile inşaa ettiği anlamı oluşturuyor. Sergiyi oluşturan iki bölüm; ressamın anlamı inşaa ettiği ana malzeme olarak boya-tuval resimleri, kenti inşaa eden malzeme olarak metal- enstalasyon. Yarı inşaa edilmiş mekanın ortasına bırakılan tuğlalar anlam ve çağrışımların serginin gerçekleştiği iki bölümde birbirlerine bağlanma olasılığına dair bırakılmıştır.

Şerife Bilgili Ercantürk
Şerife Bilgili Ercantürk

Sanatçı Şerife Bilgili Ercantürk, “Bağmana” adı son sergisi ile ilgili; “Bağmana: Bağ ve mana kelimelerini birleştirilerek-bağlayarak oluşturulan, anlamsız fakat anlamlandırmaya açık bir kelime önermesidir. Pandemi ile gelen yeni düzende, hepimizin hayatında değişen ‘anlam’ ve ‘anlamlandırma’ dürtüsünü, yaşam alanı olarak kentin içinde arıyordum. Çünkü burası benim yaşam alanım. Bireysel olarak yapıyla kurduğum bağ, İnşaat alanı ve şantiyelerde geçen tüm iş hayatım boyunca yaşadıklarımı anlamlandırmamı ve hatırlama şeklimi de etkiledi. Eserlerin çoğunda kullandığım malzemeler de inşaat atık ve kullanılmayan ekipman-materyallerden oluşuyor. Bir nevi geçmişle gelecek arasında bağ kurup mana arayışı içinde olduğum bir eser serisi oldu.” diye belirtti.

Tüm Eserlerin Geliri Yine Yeniden Çocuklar İçin Kullanılacak

Yaşamı boyunca çok yoğun bir tempoda çalışan, başarılı bir iş insanı olan Ercantürk’ün; 2017‘den yana İstanbul’da gerçekleştirdiği üretimi, düşünce ve hissiyat üzerinde temellenir. Ercantürk, genellikle büyük boyutlu tuval çalışmalarıyla yaşamından deneyimlediği olayları üretim sürecinin bir parçası olarak yeniden ele alıyor. Çalışmalarında dışavurumcu yönelimli teknikleriyle, üstü kapalı imgelerinin muğlaklaştırdığı anlatımı izleyicisiyle bağımsız ilişkiler kurabilme gücünü dener. Yaptığı üretimlerle her zaman fayda sağlamak isteyen Ercantürk eserlerin gelirlerini çocuklara burs vererek değerlendiriyor. Sanatçının Bağmana isimli son sergisinin geliri de yine her zaman olduğu gibi başarılarıyla Türkiye’nin geleceği olan ve geleceğe değer katan gençlerine burs olarak bağışlanacak.

Sanat alanında fuar dışı bir yaklaşım ile organize edilen Artweeks@Akaretler’in 5.Edisyonuna da katılan sanatçının Afgan kadınlarının hürriyet ve hak mücadelesine ithaf ettiği “Benim Kırmızı Çizgim” adlı sergisi de büyük ilgi görmüştü.

“Bağmana” Tanıtım Yazısından…

İmgeyi araştırırken kelimeleri kullanan biri olarak küratörün pratiği-yöntem ve tekniği: anlama ve anlamı aktarmada malzemesi olan kelimenin ya da en geniş ölçekte dilin çağrışımlarını kontrol etmesini gerektirir. Anlam üzerine çalışan bir araştırmacı gibi çalıştığım son zamanlarda, dilin anlamlı en küçük parçası, kelimeyi oluşturan imgesel yapılar olarak tipografik öğeleri üretimlerine, biçimsel ve anlamsal nitelikleriyle dahil eden sanatçıların ayrışan tutumlarındaki farklılıkları inceliyorum. Hiçbir anlam ifade etmeyen yeni bir kelime olarak serginin başlığı olan “Bağmana”, zıt bir yaklaşımla tipografik öğeye yer vermeyen, salt biçime odaklı üreten sanatçılarda anlam türetme yöntemine dair bir önermede bulunuyor. Bu bağlamda sanat yapıtının izleyicisi ile kurduğu bağın dil aracılığıyla kurulan bağdan ne farkı var? Dilin semantik bağı ve psikoloji alanında karşılığı ‘kelime çağrışımları’ altında incelenen; kelimenin kurduğu alternatif anlamsal bağlantılar, bu bağlantıların yönelimi ve duygusal şiddeti adeta kolektif bir hatırlama biçimi olarak sosyal bir bellek üzerinden araştırılmasını gerektirmektedir. Sosyal yapıyı şekillendiren birincil mekan olarak kent, bireyin anlamlandırma kaynağıdır.

Bir başka deyişle belleği, içinde bulunduğu sosyal ve fiziksel çevreden bağımsız olarak tanımlamak güçtür. (Halbwachs, 1992).

Halbwachs, M.(1992) On Collective Memory. Chicago: University of Chicago Press. *

Türkiye'nin En Büyük Sanat Haber Portalı, Güncel Sanat Haberleri, Sergi Rehberi, Sanatçı Portfolyoları, Sanat Üzerine Röportajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.