The Walk – Yürüyüş Projesi Etkinlik Programı Açıklandı

The Walk – Yürüyüş projesi, Küçük Amal adındaki, 9 yaşında Suriyeli bir mülteci kız çocuğunu simgeleyen 3,5 m boyundaki kuklanın, Türkiye-Suriye sınırından Birleşik Krallık’a uzanan, 4 ay sürecek yolculuğudur. Küçük Amal, annesini bulmak üzere çıktığı bu yolculukta, 8.000 km yol kat edecek ve 27 Temmuz – 3 Kasım 2021 tarihleri arasında ziyaret edeceği her köy, kasaba ve kentte sanatçılar ve sivil toplum kuruluşları tarafından halka açık, samimi kültür ve sanat etkinlikleri ile karşılanacak.

“Bizi Unutmayın!” acil mesajını uluslararası toplumun gündemine taşımayı amaçlayan Amal, ailelerinden ayrılarak yerinden edilmiş milyonlarca mülteci çocuğun bir simgesi. Yapımcılığını Stephen Daldry, David Lan, Tracey Seaward ve Naomi Webb’in üstlendiği The Walk -Yürüyüş projesinin Sanat Direktörü Amir Nizar Zuabi. Birleşik Krallık merkezli Good Chance Tiyatrosu ve Güney Afrika’dan Handspring Kukla Kumpanyası işbirliğinde gerçekleşen projenin Türkiye yapımcılığını ise İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve kültür yöneticisi Recep Tuna üstleniyor.

Bugüne kadar girişilmiş en iddialı kamusal sanat etkinliklerinden biri olacak The Walk – Yürüyüş projesi ekibi tarafından, yerel proje ortaklarıyla işbirliği içinde tasarlanan tüm etkinliklere katılım ücretsiz olacak. İzleyiciler, Küçük Amal’ın yolculuğunu çevrimiçi ve sosyal medya hesapları üzerinden de takip edebilecek ve kendi bölgelerinde gerçekleşecek yerel etkinliklere de katılabilecekler.

100 etkinlik arasında öne çıkanlar:

  • Küçük Amal’in yolculuğu Gaziantep’te, kandillerden oluşan bir açık hava ışık enstalasyonu ile başlıyor. Birbiri ardına yanan kandillerle şehir yavaş yavaş aydınlanıyor ve Küçük Amal’in takip edebilmesi için ışıktan bir patika oluşuyor. Sanatçı Ali M. Demirel’in tasarımı ve uygulaması ile gözalıcı bir ışık ve yansıtma yerleştirmesi gerçekleştiriliyor;
  • Çeşme’de, Küçük Amal boş ayakkabılardan oluşan bir patikayı takip edecek ve bu yol onu sahile götürecek. K2 Güncel Sanat Merkezi tarafından tasarlanan bu sanat yerleştirmesi, tehlikeli koşullarda denizi aşmaya çalışırken hayatını kaybeden binlerce insanı temsil ediyor;
  • Yanya’da Yunanistan ve ötesinden ortaklar bir araya gelerek, Yanya’nın hareketli şehir merkezi ile Katsikas mülteci kampı arasında kalan 7 km’lik boşluğu, ışıklar ve kelimelerden oluşan bir açık hava enstalasyonu ile dolduracaklar;
  • Küçük Amal, Atina’da yalnız başına yolunu kaybetmekten korkuyor. Parlak kırmızı renkte bir ipliği bir lamba direğine bağlıyor ve böylece şehirde dolaşırken iz bırakıyor. UNIMA-HELLAS tarafından yaratılan yarı insan yarı boğa şeklinde bir canavar kuklasıyla karşı karşıya geldiğinde, korkusuyla yüzleşip canavarla arkadaş olup olmamaya karar vermesi gerekecek;
  • Küçük Amal’ı Bari’de büyük boy bir İtalyan nine (Nonna) kuklası karşılıyor ve ona yolculuğun geri kalan kısmında karşılaşabileceği engelleri nasıl aşabileceği konusunda bilgece nasihat veriyor;
  • Küçük Amal Roma’ya vardığında, yitirdiği memleketi hayalinde canlanıyor. Suriyeli görsel sanatçı Tammam Azzam’ın resimlerinin Küçük Amal’i çevreleyen binalara yansıtılmasıyla, savaş anıları gün yüzüne çıkıyor;
  • Marsilya’nın limanı ve köprülerinde bir yürüyüşün ardından, Suriyeli film yapımcısı ve görsel sanatçı Ammar al-Beik, Küçük Amal’e Vieux Port Pavilion’daki (Eski Liman) aynalı gölgeliğin altında bir ceket takdim ediyor;
  • Paris’te, Institut du Monde Arabe’ın dışında bir mülteci kampı enstalasyonu tasarlanacak ve burada Amal, çadır sıralarının arasında gezinerek evini hatırlatan izlerin peşine düşecek. Her çadırda bir an için, mültecilerin geldiği birçok ülkeyi temsil eden bir gölge sanatı ve akustik bir düzen ile karşılaşacak;
  • Brüksel’de dansçılar, parkur ve sirk sanatçıları, şehrin dünyaca tanınmış koreograflarıyla bir araya gelerek Amal’in sarsıcı memleket anılarını irdeleyen bir dans gösterisi ortaya koyacaklar;
  • Ruhfestspiele Festivali’nde, Küçük Amal için karşılama ve umut mesajlarıyla bezenmiş boyalı çakıl taşlarıyla döşenmiş “hoş geldin yolu” boyunca, Recklinghausen halkı şehrin içinde ilerleyecek;
  • Londra’da Küçük Amal 10 yaşına basacak. Doğum günü, Royal Opera House’da gün doğumunda gerçekleşecek bir koro gösterisiyle başlayacak ve ardından V&A Müzesi’nde Londra’nın dört bir yanından çocukların davet edildiği bir doğum günü partisiyle devam edecek. Küçük Amal’in büyük günü, yolculuğu boyunca tanıştığı çok sayıda arkadaşından alacağı doğum günü mesajları eşliğinde Londra’nın merkezinde bir yürüyüşle sona erecek.;
  • Küçük Amal’in Manchester’a varmasıyla, masalsı yolculuğu son bulacak. Uluslararası Manchester Festivali, yerel okullar ve mülteci komiteleri ile birlikte hazırlanan, çocukluk üzerine özel bir sergiye ev sahipliği yapacak. Amal sergiyi keşfettikçe yepyeni ve daha uzun soluklu bir yolculuğa çıkmaya hazır olduğunu anlayacak: yeni evinde kendisine yeni bir hayat yaratmak.

Programın tamamına The Walk – Yürüyüş internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Projenin detaylı Türkiye programı önümüzdeki haftalarda açıklanacak.

1988, İstanbul doğumlu. Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi mezunu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir