Oğulcan Sürmeli‘nin Ateşle Barut Arasında adlı kişisel sergisi 5 Ekim tarihine kadar Ambidexter‘da ziyarete açıldı.
Ateş ve Barut Arasında patlamanın henüz gerçekleşmediği ama gerilimin yoğunlaştığı bir eşiğe odaklanır. Bu eşik, sadece politik bir çarpışmayı değil; bireyin, toplumun ve sistemin içindeki sessiz yangınları, gözle görünmeyen yapısal sıkışmaları ve estetikle maskelediğimiz büyük suskunlukları da içerir.
Sergide yer alan çalışmalar hem içsel hem dışsal çatışma alanlarını sorgular. Modern dünyanın sanat, ekonomi ve görünürlük sistemleri; artık yalnızca üretim değil, manipülasyon üzerinden çalışmaktadır. Bu bağlamda, eserler birer karşı nesne gibi konumlanır. Üreteni değil, üretilmiş sistemlerin anatomisini açığa çıkaran; edilgen bir kabul yerine sorunlaştıran görsel organizmalardır.
Ateş burada yalnızca yıkımı değil, farkındalığı da temsil eder. Barut ise birikmiş potansiyelin, bastırılmış gerilimin maddesidir. İkisi arasında duran sanatçı ne yakar ne patlar sadece göstermekle tehdit eder.
Sergi, bu tehdit boşluğunun kendisini üretim alanına dönüştürür. Sanatçı, figüratif ya da kavramsal görüntüler aracılığıyla; sistemin kendini nasıl yeniden ürettiğini, kolektif yanılsamanın nasıl kurumsallaştığını ve estetik nesnenin nasıl güç dolaşımı içinde araçsallaştığını açığa çıkarır.
Ziyaretçiye yalnızca izleyici değil, tanıklık eden pozisyonu sunulur: Ateşi de barutu da taşımayan bir beden, sadece orada durarak sistemlerin üzerine düşen gölgeyi fark edebilir mi?
