Anet Sandra Açıkgöz
Anet Sandra Açıkgöz

Anet Sandra Açıkgöz’e Ars Electronica’dan Ödül!

27 Temmuz 2025
5 dakika

1979’dan bu yana Avusturya, Linz’de düzenlenen sanat, teknoloji ve toplum ilişkisini odağına alan dünyaca ünlü Ars Electronica Festivali, 2025 yılı “State of the Art(ist)” programına seçilen sanatçıları duyurdu. Bu yılın seçkisine, bu zamana kadar yer alan ikinci Türkiyeli sanatçı olma özelliğiyle dikkat çeken Anet Sandra Açıkgöz de dahil edilirken, sanatçı aynı zamanda Üstün Başarı Ödülüne layık görüldü.

Fugue (Füg), Anet Sandra Açıkgöz
Fugue (Füg), Anet Sandra Açıkgöz

Programa 2025 yılında 76 ülkeden 506 başvuru gerçekleşti. Ana Ödüle Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda devam eden çatışmaya atıfta bulunan David Shongo’nun “Café Kuba” adlı film projesi seçilirken iki Üstün Başarı Ödülünden biri; Suriye Halep’ten Issa Touma ve Art Camping topluluğunun Suriye iç savaşı sırasında başlayan “Seçim Özgürlüğünü Kaybetmek” projesi ile Türkiye’nin kendi ağır insan hakları ihlalleriyle dolu geçmişiyle yüzleşmeyi ihmal etmeye devam etmesini bir top oyunu üzerinden ele alan video enstalasyonu “Fugue” ile Anet Sandra Açıkgöz seçildi.

Fugue (Füg), Türk devletinin kendi ağır insan hakları ihlalleri tarihiyle yüzleşmemesi ve travmatik anılarla başa çıkamaması konusunu ele alıyor. Ermeni sanatçı Anet Sandra Açıkgöz, bu toplumsal baskının sürekli olarak yeniden teyit edildiğini görüyor: devlet suçları zamanla birikir, zaman aşımına tabi olur veya yasal bağlamlarda kasıtlı olarak belirsiz tutulur. Proje, soykırım, pogromlar (kıyım) ve toplu katliamların cezasızlık ve unutulma perdesinin arkasında giderek kaybolduğunu ortaya koyuyor. Bu sistematik baskı, basit bir top oyunu metaforuyla anlatılıyor: oyuncular topu kaçırdığı gibi, failler de sorumluluktan kaçınıyor. Her yeni “oyunda” -her siyasi krizde- aynı failler yeniden ortaya çıkar, gerektiğinde kuralları yeniden yazar, topu kaçırır ve vurulduklarında bile diskalifiye edilmezler. Bu, projenin başlığını da açıklığa kavuşturur: Fugue, Latince kaçmak ve tekrar kelimelerinden türemiştir ve müzikte çok sesli bir kompozisyon biçimi olarak da bilinmektedir.

Anet Sandra Açıkgöz Fugue (Füg) adlı video çalışması ile “State of the Art(ist)”de yer alması hakkında şu yorumda bulundu:

“Açık konuşmak gerekirse bu videoda benimle birlikte yer alan birkaç arkadaşım, şu an politik sebeplerden dolayı ülkesinden ayrı yaşıyor, bazılarının ise siyasi dosyaları hala sürüyor… Kendi sesini duymanın ve bu sesin başkaları tarafından da duyabileceğinin farkına çok geç varan biri olarak, evinizde, odanızda ürettiklerinizi izleyici karşısına çıkarmanın çok da kolay olmadığını düşünüyorum. Dolayısı ile herhangi bir üretimin dünyanın başka yerinde, bambaşka kodlarla yetişen insanlar tarafından duyulduğunu ve kişisel bir noktadan çıkan üretimlerin aslında küresel ölçekli krizlere de temsil olabileceğini görmenin asıl ödül olduğunu düşünüyorum.”

Ödül kazanan projelerden bir seçki, 3-7 Eylül 2025 tarihleri arasında Linz’deki POSTCITY’de düzenlenecek olan Ars Electronica Festivali 2025’te sunulacak. Resmi ödül töreni ise 4 Eylül 2025 Perşembe günü, Prix Ars Electronica Ödül Töreni kapsamında Linz Tasarım Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Eserler ayrıca Spatial.io’daki Sanal Sanat Galerisi’nde çevrimiçi olarak da yer alacak ve uzun vadede erişilebilir kalacak.

Ars Electronica Sanat Direktörü Gerfried Stocker bu yılki edisyon hakkında şöyle bahsediyor:

“76 ülkeden gelen 506 başvuru, dünyanın dört bir yanındaki sanatçıların siyasi çatışmalar, savaş, sansür ve iklim aşırılıklarıyla ne kadar aktif bir şekilde ilgilendiklerini güçlü bir şekilde gösteriyor. Bu sanatçılar, genellikle güvencesiz yaşam ve çalışma koşulları altında, yaratıcı protesto biçimleri geliştiriyor ve dayanışmacı alternatifler hayal ediyorlar. State of the ART(ist) girişimi, bu bakış açılarını uluslararası dikkatin odağına getirmeye yardımcı oluyor.”

Ars Electronica “State of the Art(ist)” programında yer alan ilk Türkiyeli isim Ümit Güç ise 2023 yılında “Karıncaların Ayak Sesleri” adlı videosu ile Onur Ödüllü alarak sergilemeye hak kazanmıştı.

Anet Sandra Açıkgöz Hakkında:

1994 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, 2018 yılında Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladı ve 2023 yılında aynı üniversitenin Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı’ndan yüksek lisans derecesini aldı. Tezinde, Sakarya şehrindeki Ermeni mimarisinin izlerini araştırarak temsil ve hafıza arasındaki ilişkiye odaklandı. Birden fazla platformda hafıza üzerine çeşitli metinler yayınladı. Eserleri, özellikle Türkiye, Ermenistan, Almanya olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası sergide sergilendi.

Sanatsal pratiği, kolektif hafıza, izler, boşluklar ve güç ilişkileri gibi kavramlar etrafında şekillenir ve disiplinlerarası bir yaklaşım ile çağdaş sanatın derinliğini yansıtan bir dizi felsefi sorgulamayı bir araya getirir. Yaşadığı coğrafyanın geçmiş travmalarından esinlenerek, eserleri şimdiki zamanla olan çarpık veya eksik bağlantıları araştırır. Bu üretimler sadece yerel meseleleri ele almakla kalmaz, aynı zamanda resmi tarih ile karşı-hafıza arasındaki çatışmaya da değinir.

Ars Electronica Hakkında:

1979’dan bu yana Avusturya, Linz’de düzenlenen Ars Electronica, düşünsel bir altyapıya, kurumsal bir hafızaya ve küresel bir araştırma-ekosistemine sahip çok katmanlı bir yapı ve sanat ve teknoloji festivali olma özelliğini taşımaktadır. Ars Electronica, sanatçıların yalnızca teknolojiyle “deney” yaptığı bir sahne değil aynı zamanda bilim insanları, mühendisler, sosyal teorisyenler ve aktivistlerle sürekli işbirliği içinde olan bir üretim alanıdır. Yani, burada “yenilikçilik” estetik bir mesele olmanın çok ötesinde etik, sosyolojik ve politik bir meseledir. Festivalin en prestijli ayağı Prix Ars Electronica ödülleridir. Ancak daha güncel bir oluşum olan State of the Art(ist); Ars Electronica ve Federal Avrupa ve Uluslararası İlişkiler Bakanlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü saldırgan savaşa doğrudan bir yanıt olarak ortaklaşa başlatılan bir platform olarak öne çıkmaktadır. O dönemden beri sanatsal çalışmaları; siyasi, sosyal veya ekolojik çatışmalar gibi sistemik tehditlerle kısıtlanan yaratıcıları destekleyen küresel bir platforma dönüşmüştür. Görünüşte apolitik gibi algılansa da, festival son yıllarda giderek daha açık biçimde küresel krizlere karşı pozisyon alan sanatçıları desteklemekte, özellikle Türkiye gibi totaliter rejimlerde üretmekte olan, demokrasi ve ifade özgürlüğü baskısı yaşayan ülkelerden gelen, küresel krizlerin ortasında çalışan sanatçılara yer açmaktadır.

Sanat Okur

Sanat Okur, sanat haberleri, sergi incelemeleri ve sanatçı içerikleri üreten bir online sanat haber platformudur. Amacı, güncel sanatı erişilebilir ve anlaşılır şekilde geniş kitlelere ulaştırmaktır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

Zeynep Özyılmazel
Önceki

Zeynep Özyılmazel ile “Seni Bana Katsam” Üzerine Söyleşi

The Fall (2006)
Sonraki

DÜŞMEK: Hikâyenin Sonu mu, Yeniden Başlamanın Eşiği mi?