ArtRedCo “Meşrutiyet 76” Sergisi, 2025
ArtRedCo “Meşrutiyet 76” Sergisi, 2025

ArtRedCo’dan Yeni Sergi: “Meşrutiyet 76”

22 Eylül 2025
3 dakika

ArtRedCo, yedi sanatçının özgün küratoryal kurgularıyla şekillenen “Meşrutiyet 76” isimli yeni sergisini, 10 Ekim 2025 tarihine kadar Pera’daki tarihi binada sanatseverlerle buluşturuyor. Yedi katlı yapının her katı, izleyiciyi yedi sanatçının zihninden süzülen ve katlar arasında değişip derinleşen bir yolculuğa davet ediyor.

Bağımsız sanatçılara alan açmayı amaçlayan sanat platformu ArtRedCo, İstanbul’un Eylül ayında 18 İstanbul Bienali ile canlanan çağdaş sanat sahnesine “Meşrutiyet 76” sergisiyle eşlik ediyor. Adını Pera’daki tarihi bir binanın Meşrutiyet Caddesi üzerindeki adresinden alan sergi, yedi katlı yapının her katını, yedi sanatçının özgün dünyalarına dönüştürüyor. Ortak bir tema yerine, birbirinden bağımsız projelerle zenginleşen bu çok katmanlı anlatılar, izleyiciyi farklı ritimler ve atmosferler arasında yolculuğa çıkarıyor. Sergi, “birlik” arayışından çok, “yan yana gelebilirlik” fikrinden besleniyor; farklı ifadelerin, bir yapı içinde geçici bir ortak zeminde nasıl var olabileceğini araştırıyor.

Sergide yer alan Fatih Alkan, Vahap Avşar, Alper Aydın, Aytuğ Aykut, Serkan Özkaya, Vahit Tuna ve Yuşa; çağdaş sanatın son dönemine yön veren, ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü üretimler gerçekleştirmiş isimler. Her sanatçının kendi küratoryal yaklaşımıyla şekillendirdiği bu sergi, izleyiciye yalnızca katlar arasında fiziksel bir dolaşım değil, aynı zamanda düşünsel bir geçiş alanı sunuyor. Mikroplardan yaban domuzlarına, simyevi dağlardan aynalı odalara ve ekolojik döngülere uzanan işler, çok katmanlı ve özgün anlatılar kurarken; izleyiciyi sabit bir bakışa değil, katlar arası geçişlerle yön değiştirmeye davet ediyor. Ortak bir tema etrafında birleşmek yerine, farklı düşünsel ve estetik arayışların yan yana gelebilme ihtimaline odaklanan sergi, bir bütünlük iddiasından çok, çoksesliliğin geçici ve verimli bir zeminde nasıl var olabileceğini sorguluyor.

“Meşrutiyet 76”da yer alan her sanatçı, yalnızca kendi pratiğini değil, aynı zamanda kişisel kavramsal evrenini de mekâna taşıyor. Fatih Alkan, üretim, paylaşım ve diğerkâmlık gibi kavramları merkeze alarak resim, heykel ve enstalasyonlarında otoriteye karşı alternatif yaşam biçimleri arıyor. Vahap Avşar, aynayla kaplı bir odada “Uyuyan Dev” serisiyle, asfaltla boyanmış gazetelerle kaplı diğer bir mekânda ise yıkıntılardan dönüştürdüğü “Infestation” adlı domuz heykelleriyle, kırılganlık ve direnç arasında salınan bir karşılaşma öneriyor. Sanatçının Malatya’da depremde yıkılan evlerden toplanan buluntu demir ve aletlerle üretilen bu heykelleri, içlerine yerleştirilen renkli cam nesneler ve ışıkla birleşerek hem enkazın hem de yaşanmışlıkların izlerini görünür kılıyor.

Alper Aydın’ın “The Greatest Microbes” serisi, mikrobik yaşamın görmezden gelinen ama vazgeçilmez doğasını vurgularken; insan merkezli anlatılara eleştirel bir mesafeyle yaklaşıyor. Seri, mikropların insanlık var olmadan önce var olduğunu, dünya yok olsa bile yaşamın temelini oluşturmaya devam edeceğini hatırlatıyor. Her şeyin özünün mikroskobik canlılara dayandığını düşündüren sanatçı böylece doğa-insan ilişkisini sorgularken, insan egosunun büyüttüğü önem duygusuna eleştirel bir perspektif de getiriyor. Aytuğ Aykut, ekolojik sistemin karmaşıklığını ve hayvanların birbirine bağlı varoluşunu simgeleyen çok katmanlı bir görsel dil kurarken, sürdürülebilir malzemelerle insan-doğa ilişkisine odaklanıyor. Bu süreçte sanatçı, kollektif hafızada imgenin izlerini ve köklerini araştırıyor.

Serkan Özkaya’nın işi, izleyicinin bakışıyla tamamlanan bir imgeyi merkeze alarak algının kırılganlığına ve arzunun görsel düzlemdeki izlerine işaret ediyor. Vahit Tuna ise şizofrenik tahayyül ile toplumsal gerçeklik arasındaki çatlaklara bakarak, dili, simgeleri ve “görünür olan”ı ironik bir biçimde sorguluyor. Yuşa ise, Türk minyatürlerindeki simyevi dağ temasından yola çıkarak, içsel özgürlük ve umut arayışını düşsel bir anlatımla işliyor Umut kavramını, imgesel çocuk oyunları ve savaş sonrası çocuk kitaplarının estetik diliyle kurgularken, çizimlerinde absürt ve naif öğelerle kırılgan ama dirençli bir duygulanım alanı yaratıyor.

Dijital bir sanat platformu olarak yola çıkan ArtRedCo, yılda iki kez düzenlediği fiziksel sergilerle güncel sanata yalnızca çevrimiçinde değil, mekânsal düzeyde de alan açıyor. Mart 2025’te Beral Madra küratörlüğünde, gerçekleşen ilk serginin ardından “Meşrutiyet 76”, bu yolculuğun ikinci durağı.

Sanat Okur

Sanat Okur, sanat haberleri, sergi incelemeleri ve sanatçı içerikleri üreten bir online sanat haber platformudur. Amacı, güncel sanatı erişilebilir ve anlaşılır şekilde geniş kitlelere ulaştırmaktır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

Yaşanmamış Tarihe Notlar, Sergi Alanı ( Fotoğraf: Hazal Kılıç )
Önceki

Habip Aydoğdu’nun “Yaşanmamış Tarihe Notlar” Sergisi

Eve Dönüşler
Sonraki

“Eve Dönüşler” Oyunu İkinci Sezonu 25 Eylül’de Açıyor