VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), düşünce dünyasının önde gelen iki ismi Martin Heidegger ve Hannah Arendt’ın birbirlerine yazdığı mektupları bir araya getiren “Mektuplar 1925–1975” adlı kitabı okurlarla buluşturuyor. Yarım asra yayılan karmaşık, tutkulu ve derin ilişkilerine tanıklık eden bu mektuplar, yalnızca biyografik bir belge niteliği taşımıyor; aynı zamanda felsefi düşüncenin en insani hâllerine de ayna tutuyor.
VBKY’nin edebiyat kitaplığı, Melek Paşalı’nın Türkçeye kazandırdığı “Mektuplar 1925–1975” ile genişlemeye devam ediyor. Kitap, düşünce dünyasının iki önemli ismi Martin Heidegger ve Hannah Arendt’ı bir araya getiriyor. Biri varoluşçu felsefenin kurucu figürlerinden, diğeri ise totalitarizm analizleriyle tanınan önemli bir siyaset kuramcısı. Ancak bu sayfalarda yalnızca iki büyük düşünürün entelektüel karşılaşmasına değil, aynı zamanda yarım asra yayılan bir ilişkinin hikâyesine de tanıklık edeceksiniz. 1925 yılında Marburg’da, genç bir öğrenci ile evli bir profesör arasında başlayan bu ilişki; Avrupa’nın en karanlık dönemlerinden, Nasyonal Sosyalizmin yükselişinden, savaştan ve sürgünlerden geçiyor. Arendt’in Yahudi kimliği nedeniyle Almanya’dan ayrılmak zorunda kalması ve Heidegger’in Nazi Partisi’ne üyeliğiyle derin bir kırılmaya uğrayan bağları, yıllar sonra yeniden kurulan; affetme ve anlamanın sınırlarını zorlayan bir mektuplaşma süreciyle farklı bir biçim kazanıyor. “Mektuplar 1925-1975”, felsefenin en insani hâli ile aşkın en felsefi hâlinin iç içe geçtiği; sadakat, ihanet, hayranlık ve entelektüel yoldaşlığın kesişiminde duran bir belge niteliği taşıyor. Kitap, düşüncenin gölgesinde filizlenen ve tarihin fırtınalarına direnen bir yakınlığın, “öteki”ne duyulan inancın hikâyesini anlatıyor.
Kitaptan:
“Sevgili Hannah!
Aşk neden bütün diğer tüm insani olanaklardan daha zengin ve ona düçar olanlar için böylesine tatlı bir yüktür? Sevdiğimiz şeye dönüşüyor, yine de kendimiz kalmaya devam ediyoruz. Bunun için sevgiliye teşekkür etmek istiyor, ancak buna yetecek hiçbir şey bulamıyoruz.
Sadece kendimizle teşekkür edebiliriz ona. Aşk, minneti kendine sadakat duygusuna ve diğerlerine kayıtsız şartsız itima¬da çevirir. Böylece kendi sırrını sürekli yükseltir.
Yakınlık, burada yekdiğerine en büyük uzaklıkta olmak¬tır. Hiçbir şeyi perdelemeyen, bilakis seni bir ifşanın/açınımın şeffaf, fakat kavranılamaz salt-oradalığına yerleştiren bir uzaklık.”
KÜNYE
Martin Heidegger ve Hannah Arendt – Mektuplar 1925-1975
Yazarlar: Martin Heidegger – Hannah Arendt
Yayınevi: VBKY
Kategori: Edebiyat
Türkçesi: Melek Paşalı
Proje ve Kitap Editörü: Kemal Kaptan
Kapak ve Sayfa Uygulama: Yümna Sarıkaya
Sayfa sayısı: 448
