Büyükdere35’te Yeni Sergi: Kübra Su Yıldırım, What’s Inside

‘‘What’s Inside_, III’’ - Ahşap üzerine akrilik ve kuru pastel - Ana panel_ 60×66 cm - Yan panel_ 33×19 cm - 2035
‘‘What’s Inside_, III’’ - Ahşap üzerine akrilik ve kuru pastel - Ana panel_ 60×66 cm - Yan panel_ 33×19 cm - 2035

Büyükdere35, Kübra Su Yıldırım’ın What’s Inside isimli 1wallexhibition sergisine ev sahipliği yapıyor. Arzu ve korku, zaman ve zamansızlık, varlık ve yokluk, kimlik ve temsil gibi kavramları ele alan What’s Inside, 16 Mayıs – 14 Haziran tarihleri arasında Büyükdere35’te izlenebilir.

Yerleştirme, izleyiciye doğrudan yöneltilen ‘’What’s Inside’’ – ‘’içerisinde ne var?’’ sorusuyla başlıyor. Bu soru, insan zihnine, varoluşa, kimliğe, bilinçdışına, dürtülere ve anlam arayışına dair çok katmanlı bir düşünsel alan yaratıyor.

Bu düşünsel alanın merkezinde yer alan triptik yapıt, serginin kavramsal çekirdeğini oluşturuyor. Zamanın algılanışı, bilinç ile bilinçdışı arasındaki geçirgenlik, kimliğin parçalanabilir doğası ve hakikatin çoğul formlarını temsil eden görsel ve kavramsal bir merkez işlevi görüyor. Diğer işler, bu merkezden türeyen düşünsel ve imgesel uzantılar olarak yer almaya ve etkileşim kurmaya devam ediyor.

Kübra Su Yıldırım, What’s Inside
Kübra Su Yıldırım, What’s Inside

Serginin hem kavramsal hem de mekânsal odağını, üzerinde “What’s inside?” sorusu yazılı kırmızı pleksi kutu oluşturuyor. Kutunun içi boş; ancak bu boşluk, izleyiciyi bilmenin ve anlamanın sınırları üzerine düşünmeye davet ediyor. Kutunun çevresine yerleştirilen ahşap figürler ise bu boşlukla kurulan deneyimi yansıtıyor. Bu yerleştirme, bakmaya, anlamaya çalışmaya, fakat çoğu zaman sadece hayretle izlemeye dair bir durumu temsil ediyor.

Serginin biçim dili kadar düşünsel zemini ve semiyotik düzlemi de çok katmanlıdır: Platon’un Mağara Alegorisi, Carl Jung’un Liber Novus’u, Demokles’in kılıcı, bölünmüş benliğin ve içsel dönüşümün arketipsel anlatımı olarak Persephone miti, bilinç ile kolektif bilinçdışı arasındaki geçişler, grotesk formlar, dünyevi arzular ve gerçekliğin kırılgan doğası birbirine örülerek düşünsel bir bütünlük oluşturur.

Sergi açılışına, müzisyen Çağlar Fidan’ın bu sergiye özel bestelediği bir şarkı eşlik edecek. Parçada, T.S. Eliot’ın The Hollow Men şiirinden seçilmiş dizeler yer almakta; bu edebi ve müzikal eşlik, serginin düşünsel katmanlarıyla derinlikli bir bağ kuruyor ve varoluşsal sorgulamalarına sesli bir yankı kazandırıyor.

What’s Inside, doğrusal bir anlatıdan kaçınarak izleyiciyi arzu ve korku, zaman ve zamansızlık, varlık ve yokluk, kimlik ve temsil gibi kavramlar etrafında düşünmeye davet ediyor.

YAZAR

Sanat Okur
Sanat Okur yazarı

Sanat Okur

Sanat Okur, sanat haberleri, sergi incelemeleri ve sanatçı içerikleri üreten bir online sanat haber platformudur. Amacı, güncel sanatı erişilebilir ve anlaşılır şekilde geniş kitlelere ulaştırmaktır.

Tüm yazıları →

Instagram’da paylaş

Bu cihazda doğrudan dosya paylaşımı açılamadı. Hazır görseli kaydedip Instagram’da paylaşabilirsin.

Görsel hazırlanıyor…

Görseli Instagram story’ne ekle. Habere tıklanabilmesi için kopyaladığın adresi Instagram’ın Bağlantı çıkartmasına yapıştır.