İlk romanı Devridaim’le Orhan Kemal Roman Armağanı’nın ve Turgut Özakman İlk Roman Ödülü’nün sahibi olan Ezgi Tanergeç’in üçüncü romanı Tuzlu Yüz, 9 Ekim’den itibaren İthaki etiketiyle okurlarla buluşuyor. Yazar, Tuzlu Yüz’de insanı emek ve doğal kaynaklar odağında ele alıyor. Bir ailenin vicdanıyla bir köyün alın terinin aynı yazgıda buluştuğu romanda, gündelik hayatın küçük ayrıntılarından tuzun beyazı kadar yakıcı gerçeklere uzanan kurgusuyla hem insan ruhunun çatlaklarını hem de köylünün emeğinin nasıl hoyratça sömürüldüğünü gözler önüne seriyor.

“Sadece bir insan, diye düşündü. Milyarlarca insan arasından sadece bir can… Et, kemik, kas, damar ve sinir yığınından ibaret; derisi, kılı ve tırnağı olan bir yığın benzerinden sadece biri. Teni buğday, tipi tıknaz, göbeği fazlaca olanlardan yalnızca bir tanesi… Her sabah burnunu karıştıranından, her gece gaz çıkaranından, kulak kirini pantolonuna süreninden… Alelade bir örnek. Önemsiz bir güruhun en değersiz üyelerinden. N’olur ki o bir canı ben kaldırsam ortadan? Ne var ki öldürsem?”
Anadolu’nun bilinmeyen bir yerinde, gün geçtikçe kuruyan bir göl… Kaderini asırlardır pembe-kırmızı yanıp sönen tuz kristalleriyle kaplı bu göle bağlamış köy insanları… Onların tüm umutlarını tekelinde tutan bir şirket… Bataklıkta mikroorganizmaları inceleyen heyecanlı bir akademisyen… Şartların kontrolü ele almaya zorladığı bir kadın… Hayatı tuz yanığı hatıralara dönmüş yüzler… Ve geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bir cinayet planı…
“…gölün ufuktaki sınırı, göğün parlak mavisine karışıyordu. Göl nerede başlar nerede biterdi, gölden sonra var mıydı bir durak, yoksa gerçekten göründüğü gibi gölden sonra gök mü başlardı? Bilmezdi köylüler…”
