VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Ali Sami’nin II.Meşrutiyet döneminde kaleme aldığı “Karagöz Beyoğlu’nda” adlı eseri okurlarla buluşturuyor. Geleneksel perdenin sınırlarını aşıp yazılı kültüre adım atan Karagöz, bu kez modernleşen İstanbul’un ışıltılı ve tekinsiz labirenti Beyoğlu’nda karşımıza çıkıyor.
VBKY’nin edebiyat kitaplığı, Ali Sami imzasını taşıyan, Veli İnce ve Fatih Altuğ’un yayına hazırladığı “Karagöz Beyoğlu’nda” adlı eserle genişlemeye devam ediyor. Ali Sami bu çalışmada, geleneksel bir figürü modern romanın imkânlarıyla yeniden kurarken; onu yalnızca bir mizah unsuru olarak değil, modernitenin cazibesi içinde arzulayan, sarsılan ve savrulan bir “insan” olarak sahneye taşıyor. II. Meşrutiyet döneminde şekillenen bu roman, dönemin eğlence dünyasını ve toplumsal kırılmalarını çarpıcı bir atmosferle gözler önüne seriyor. Karagöz, ahlaki bir çözülüşe ve psikolojik bir savruluşa sürüklenirken, Hacivat ise onu eski dünyasına bağlayan son denge unsuru olarak karşımıza çıkıyor. “Karagöz Beyoğlu’nda”, eski ile yeninin, masumiyet ile sefahatin çarpıştığı trajikomik bir atmosferde, gölge perdesinden matbuata hicret eden bir figürün modern edebiyattaki yeniden doğuşunu müjdelerken okuru İstanbul’un eğlence ve dönüşüm haritasında benzersiz bir keşfe davet ediyor. Geleneksel perdenin sınırlarını aşarak yazılı kültüre taşınan Karagöz, bu kez “Karagöz Beyoğlu’nda” romanında modernleşen İstanbul’un ışıltılı ama bir o kadar da tekinsiz labirenti Beyoğlu’nda okurun karşısına çıkıyor. Değişen İstanbul’un içinde yeni anlamlar ve çelişkilerle yüzleşen bir figür olarak yeniden hayat buluyor.
Kitaptan:
“Karagöz figürünün 1908 sonrası basılı kültürdeki dola¬şımı Karagöz gazetesiyle sınırlı kalmamış, hem sözlü kültürün ürünü olan klasik Karagöz oyunları metne dökülmüş hem de Karagöz’ün ana karakter olduğu roman ve hikâyeler yazılmıştır. Bu dönemde, Karagöz yalnızca bir mizah gazetesinin sembolü değil, aynı zamanda yazılı anlatının önemli bir aktörü hâline gelmiştir. Üsküdar’da Karagöz Neler Görmüş, Karagöz’ün Bekçiliği yahut Mahalle Baskını, Karagöz’ün Başına Gelenler yahut Bahçe Sa¬fası, Karagöz’ün Yalova Safası, Karagöz’ün Gelin Olması, Karagöz’ün Sandalcılığı yahut Kağıthane’de Dayak Yemesi ve Karagöz Evleniyor gibi eserler, bu figürün edebî metinlerde nasıl çeşitlendiğini ve hikâyeleştirildiğini gösteren önemli örneklerdir. Bu metinler, Ka¬ragöz’ün klasik konuşma yapısına dayanan doğaçlama anlatısını yazılı forma taşıyarak, hem geleneğin bir devamı olmuşlar hem de basılı kültürün yeni dinamiklerine uyarlanmışlardır… Bu eserlerin basımı ve yaygınlaş¬ması, Karagöz’ün yalnızca sahne ve gazetelerde değil, roman ve kısa anlatılar yoluyla da Osmanlı okur kitlesine ulaşan bir figür hâline geldiğini ortaya koymaktadır. Böylece, sözlü geleneğin en önemli karakterlerinden biri, modern yayıncılığın sunduğu yeni ifade imkânlarıyla birleşerek edebiyatın farklı türleri içinde ken¬dine kalıcı bir yer edinmiştir.”
KÜNYE
Yazan: Ali Sami
Yayınevi: VBKY
Kategori: Edebiyat
Hazırlayanlar: Veli İnce, Fatih Altuğ
Kitabın adı: Karagöz Beyoğlu’nda
Proje ve Kitap Editörü: Hazal Bozyer
Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan
Son Okuma: Berna Akça
Sayfa sayısı: 504




