Eğer resim yapma eylemi, dünya ile bir olma, hem-hal olma deneyiminin kendisi ise kağıdın veya tuvalin yüzeyi, dünyanın teni demektir. Bedeni dünya ile aynı kumaştan giydirmek, yaşama ve ölüme ilişkin tüm maddiliğin ve canlılığın, tüm arzu ve korkunun güzelliğin ve kötülüğün paradoksal geriliminde huzursuzluğu taşımak demektir.
“Ressam bedenini yanında getirendir”
Valéry
Karşı Sanat Çalışmaları bu yükü omuzlamış beş sanatçıya “Dünya Yarası” sergisi ile ev sahipliği yapıyor.

İçinde bulunduğumuz “Kaos” çağında, şiddetin ve güç politikalarının her türlü anlamı askıya aldığı, biyopolitik gerçekliğinde yaşamı, türlerin eşitliği hakkını, bedenleştiren bir barikat gibi yan yana gelmiş bir ortaklıkta özgürlüğü ve sorumluluğu hatırlatıyorlar.
Sergi; NESLİ TÜRK‘ün bedenlere musallat olan dünyaya, gerilim ve şiddete karşı açık ama dirençli figürlerini; ZEYNEP ÖZDEMİR’in kent mekanın parçalanmışlığı yanında, sanat tarihinin klasik figürlerinin, geçmişle şimdide yansımalarını bedenleştirdiği yankı deneyimlerini; ZULAL‘in parçalanmış, şeyleşmiş kentselliğin soğuk dünyasının hayalet imgelerine karşı, “başka bir dünya mümkün” dercesine sığınmaya çalıştığı yeni doğa-insan arayışını; SEVİNÇ ÇİFTÇİ‘nin kırılganlıklarımızı, “Kam-ana” büyüsü ile efsunladığı, doğa-insan bütünlüğünü, gündelik hayatla yerel mitleri yeniden kurduğu çalışmalarını; BEYZA BOYNUDELİK‘in nesne-özne yabancılaşmasının ötekileştirici ayrımına teknolojinin şiddetine karşı yaralı bedenleriyle direnen, yakın ama kuşkucu bir mesafeyle yaklaşan deneyimlerini; izlemek için son tarih 17 Nisan 2026.




