Galeri 77, Mehmet Resul Kaçar’ın yeni solo sergisine 26 Şubat – 28 Mart tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Sanatçının İstanbul’da gerçekleşen üçüncü kişisel sergisi “Benim İnandığım Tanrı’nın Öküzleri”nde yer alan on yedi adet tuval üzerine yağlıboya çalışma, sanatçının bireysel belleğiyle kolektif deneyimler arasında kurduğu ilişkiyi bu kez daha açık bir ahlaki sorgulama ekseninde derinleştiriyor.
Mehmet Resul Kaçar’ın sanatsal üretimi, tekil temalar etrafında değil, birbirine eklemlenen deneyimlerin oluşturduğu bütünlüklü bir alan içinde şekillenir. Yetiştiği coğrafyanın doğası, hayvanlar, gündelik yaşamdan süzülen hikâyeler ve çocukluk anıları, resimlerinde tekrar eden imgeler olarak belirir. Kaçar’ın eserleri, sarı rengin her tonunun hâkim olduğu uçsuz bucaksız bozkır manzaraları ve sanatçının kendine özgü bir anlatım dili hâline getirdiği tarama ve noktalama tekniğiyle karakterizedir.
Sanatçı, bu imgelerin kaynağını kökler, onu biçimlendiren değerler ve özlem duygusu üzerinden tanımlar. Resimlerde yer alan manzaralar, çocukluğu renklendiren kalabalık ve karnaval havasındaki yaşamın bugüne kalan izleridir; hayvan figürleri ise bu yaşamın doğal bir parçası olmanın ötesinde, sevgi, emek ve yük kavramlarının taşıyıcısı olarak konumlanır. Son dönem çalışmalarında bu imgeler, yalınlaştırılmış manzaralar, figürlü sahneler ve doğrudan yaşanmış anlatılara dayanan kompozisyonlar hâlinde karşımıza çıkar.
Kaçar’ın resimlerinde belirginleşen köy imgeleri, bütünlüklü bir aidiyet duygusundan çok, büyüdüğü coğrafyayı terk ederek İstanbul’a taşınmasıyla oluşmuş bir yarılmanın izlerini taşır. Bugün resmedilen manzaralar, yaşanmış olanla artık yalnızca hatırlanan arasında bir coğrafyaya işaret eder. Bu nedenle Kaçar’ın resimleri, nostaljik bir geri çağırmadan ziyade, yerinden edilmiş bir deneyimin kendi kökleriyle mesafeli ama ısrarlı bir temas kurma çabasının görsel karşılığı olarak okunur.
Benim İnandığım Tanrı’nın Öküzleri sergisi, tam da bu bağlamda, sanatçının yetiştiği coğrafya, dinlediği hikâyeler ve taşıdığı etik ilkelerle biçimlenen bir değerler sistemine işaret eder. Sergide yer alan eserler, belirli bir coğrafyaya ait olmanın ne anlama geldiğini değil; o coğrafyanın insanı nasıl şekillendirdiğini düşünmeye açar. Kaçar, özlemi romantize etmeden, kaybı dramatize etmeden ve doğayı idealleştirmeden, belleğin, mekânın ve değerlerin bugünden yeniden kurulduğu bir görme alanı önerir.
Ziyaret Saatleri:
Pazartesi – Cumartesi, 10.00-18.00




