Melis Şamdancı’nın ilk kişisel sergisi “The Museum of Passing Faces” 18 Haziran – 19 Temmuz tarihleri arasında Kiff Bebek’te!
Geçip Giden Yüzler Müzesi, dört yıl boyunca farklı kentlerde Londra’dan Milano’ya uzanan bir coğrafyada üretilmiş portreleri bir araya getiriyor. Seri, sanatçının yeni mekânlar arasında hareket ettiği, aidiyet ve yabancılık duygularının iç içe geçtiği bir dönemde şekillenmeye başlar.
Bu süreçte dikkatini çeken şey, insanların yaşadıkları çevreyle kurdukları görünmez ilişkiler ve kimi zaman o çevrenin içinde bir gölge gibi süzülüp geçiyor oluşlarıdır.
Sergi, gündelik karşılaşmaların izini süren kişisel bir arşiv olarak okunabilir. Buradaki portreler, yalnızca belirli bireylerin temsilleri değil; hafızanın, algının ve geçiciliğin kesişiminde ortaya çıkan görsel tanıklıklardır. Bir anlığına karşılaşılan bir yabancı, kalabalık içinde fark edilen bir yüz ya da zamanla unutulduğu sanılan bir bakış, zihnin derinliklerinde yaşamaya devam eder.
Hafıza, bu yüzleri dönüştürür; onları rüyalarda, başka bedenlerde ve başka hikâyelerde yeniden dolaşıma sokar.
Fotoğraflar, tam da bu kırılgan eşikte konumlanır. Sanatçı, gündelik yaşamın akışı içinde karşılaştığı ve zamanla silinip gitmesi muhtemel yüzleri hafızanın belirsiz alanına terk etmek yerine, onları görüntü aracılığıyla görünür kılar. Böylece portre, yalnızca bir kayıt değil; unutma ve hatırlama arasındaki geçişin maddi bir izi hâline gelir.
Geçip Giden Yüzler Müzesi, bireysel belleğin görünmez koleksiyonuna açılan bir oda gibidir. Görülmüş, taşınmış, içselleştirilmiş ve neredeyse unutulmuş yüzlerin oluşturduğu bu seçki, izleyiciyi kendi hafızasının arşivine bakmaya davet eder. Çünkü belki de hiçbir yüz bütünüyle kaybolmaz; yalnızca başka biçimlerde geri dönmek üzere hafızanın sessiz katmanlarına çekilir.




