Sevil Dolmacı Gallery, Alman sanatçı Robert Janitz’in Kürk Mantolu Madonna başlıklı yeni kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 12 Kasım- 12 Aralık 2026 tarihleri arasında galerinin İstanbul’daki tarihi mekânı Villa İpranosyan’da görülebilecek sergi, adını Sabahattin Ali’nin aynı isimli romanından alıyor. Sanatçının bir süredir üzerinde çalıştığı reverse portraits (tersten portreler) serisinin yeni eserlerini bir araya getiren Kürk Mantolu Madonna, bakış, kimlik, hafıza ve temsil kavramlarını resimsel bir anlatı üzerinden yeniden ele alıyor.
Kürk Mantolu Madonna, Robert Janitz’in portre geleneğini tersine çevirerek, görünen ile saklı kalan arasındaki ilişkiyi araştırdığı yeni bir seçki sunuyor. Sabahattin Ali’nin aynı adlı romanında Raif Efendi’nin Berlin’de bir galeride karşılaştığı kadın portresi, karakter ile imge arasında giderek derinleşen bir ilişkinin başlangıcını oluşturuyor. Resimdeki kadının bakışı, anlatının duygusal merkezine yerleşirken Janitz, bu karşılaşmanın en belirleyici unsurlarından biri olan yüzü ve bakışı resimsel anlatının dışında bırakıyor. Sanatçının resimlerinde kadın figürleri izleyiciye sırtlarını dönmüş, yüzlerini görüş alanının dışında bırakmış hâlde beliriyor.
Janitz’in bu yaklaşımı, portrede kimliği tanımlayan en belirgin unsur olan yüzü geri plana iterken figürü saç, duruş ve yüzey üzerinden yeniden kurguluyor. Uzun ve tekrarlayan fırça hareketleriyle oluşturulan saçlar, kimi zaman ışığı taşıyan, kimi zaman figürü örten yoğun bir resimsel yüzeye dönüşüyor. Yüzün yokluğunda izleyicinin figürle kurduğu ilişki de değişiyor; karşımızdaki kişinin kim olduğundan çok, neye baktığı ve bakışının bizi nereye yönelttiği soruları öne çıkıyor.
Sanatçının kompozisyonlarında figürlerin ardında beliren kemerler, kapılar ve iç içe geçen çerçeveler, resimsel mekânın sınırlarını belirsizleştiriyor. Bir çıkışa işaret edebilecekleri gibi izleyiciyi resmin derinliklerine taşıyan eşikler olarak da okunabilen bu mimari öğeler, görünmeyen alanları kompozisyonun önemli bir parçası hâline getiriyor. Bu katmanlar, Janitz’in resimlerinde mesafe ve belirsizlik duygusunu güçlendiriyor.
Sabahattin Ali’nin romanından hareket eden Kürk Mantolu Madonna, edebî anlatıyı doğrudan resimsel olarak yeniden üretmek yerine, romanın merkezindeki görme, bakış ve temsil meselelerini farklı bir perspektiften ele alıyor. Sanatçının süregelen reverse portraits serisinin devamı niteliğindeki çalışmalar, figür, çizgi ve yüzey arasındaki ilişkiyi edebiyat ve hafıza kavramlarıyla buluşturuyor. Böylece sergi, portrenin geleneksel sınırlarını sorgularken bakmak ile görülmek, yakınlık ile mesafe ve görünürlük ile gizlilik arasındaki ilişkilere odaklanıyor.




