İstanbul’da yaşayan Türk çağdaş sanatçı Şennur Üzgen, Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen Freedoms Reframed: Art on the Edges of the Constitution projesinin yayınında bu kez sanatçı kimliğiyle değil, “Art Critic” olarak yer aldı.
William Trent House Museum’da sunulan Freedoms Reframed projesi, sanat, metin ve şiiri bir araya getirerek özgürlük, kimlik, miras, doğal haklar ve insan hakları gibi evrensel meseleleri sanat üzerinden ele alıyor. Proje, Art Against Racism (AAR) ve Trent House Association işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.
Projeye eşlik eden The Artivist Magazine yayını ise serginin küratöryel yaklaşımını sanat eserleri, sanatçı metinleri, şiirler ve eleştirel yazılar aracılığıyla bir araya getiriyor.
Bu Kez Fırçasıyla Değil, Kalemiyle
Şennur Üzgen’in projedeki konumu dikkat çekici bir ayrıntı taşıyor. Sanatçı, Türkiye merkezli bir kurumun ya da Türkiye ile bağlantılı bir ortak projenin parçası olarak değil, ABD’de gerçekleştirilen bu sanat projesinin yayınında “Art Critic” olarak yer aldı.
Yayında Üzgen’in sanatçı profiline ve kurucusu olduğu Surrexpressionism yaklaşımına yer verilirken, sanatçının farklı sanatçılar üzerine kaleme aldığı Artistic Review yazıları da yayımlandı.
Üzgen; Nora Chavoosian’ın Trama, Tamara Torres’in The Hidden Path, Rhinold Ponder’ın Maafa: Ghosts of the Atlantic III ve Rodríguez Calero’nun La Masacre de Mayo adlı eserleri üzerine değerlendirmeler kaleme aldı. Yayında Üzgen’in imzasını taşıyan beş ayrı sanat eleştirisi bulunuyor.
Bu yazılarda eserler; hafıza, kimlik, tarih, travma, kolektif deneyim, dönüşüm ve insanın iç dünyası gibi farklı katmanlar üzerinden değerlendiriliyor.
Böylece Üzgen, yalnızca eser üreten bir sanatçı olarak değil, sanat üzerine düşünen, yazan ve başka sanatçıların üretimlerini eleştirel bir perspektiften değerlendiren bir isim olarak da uluslararası bir sanat projesinin yayınında yer alıyor.
Özgürlük, Kimlik ve İnsan Hakları Ekseninde Bir Proje
Freedoms Reframed: Art on the Edges of the Constitution, sanatın toplumsal ve düşünsel gücünü merkeze alan bir proje olarak öne çıkıyor.
Proje kapsamında sanatçılar; özgürlük, kimlik, miras, doğal haklar ve insan hakları gibi konular üzerine farklı görsel ve düşünsel yaklaşımlar ortaya koyuyor. Sergiye eşlik eden yayın da bu farklı sesleri sanat eserleri, metinler, şiirler ve eleştirel değerlendirmelerle bir araya getiriyor.
Üzgen’in bu yapıya katkısı ise kendi eserleriyle değil, başka sanatçıların eserlerini yorumlayan eleştirel yazılarıyla gerçekleşti.
Surrexpressionism ile Kendi Sanat Dilini Oluşturdu
Şennur Üzgen’in sanat pratiğinin merkezinde, kurucusu olduğu Surrexpressionism yaklaşımı bulunuyor.
Görünür gerçekliğin ötesindeki insan deneyiminin psikolojik boyutlarını araştıran bu yaklaşımda sanatçı, figürasyon ile soyutlama arasında kendine özgü bir görsel dil oluşturuyor.
Üzgen’in sanat anlayışında ışık yalnızca yüzeye düşen bir etki olarak değil, resmin katmanlarından doğan yapısal bir unsur olarak ele alınıyor. Bellek, algı, ışık ve insanın iç dünyası, sanatçının çalışmalarında birbirleriyle yeni ilişkiler kuruyor.
Bu sanat anlayışının uluslararası projedeki eleştirel yazılara da farklı bir bakış kazandırdığı görülüyor.
Kaleminden Çıkan Eleştiriler ABD’de Okurla Buluştu
Sanat üretiminin yanı sıra sanat üzerine yazan Şennur Üzgen’in Freedoms Reframed projesi kapsamında yayımlanan eleştirileri, sanatçı kimliğine farklı bir boyut ekliyor.
Üzgen’in “Art Critic” olarak yer aldığı yayında, farklı sanatçıların eserleri kendi eleştirel perspektifinden değerlendiriliyor.
Sanatçının bu uluslararası projedeki rolü, aynı zamanda çağdaş sanat pratiğinin yalnızca eser üretmekten ibaret olmadığını; sanatçının yazı, düşünce ve eleştiri alanlarında da üretim yapabileceğini ortaya koyuyor.
Fırçasıyla kendi dünyasını kuran Şennur Üzgen, bu kez kalemiyle başka sanatçıların dünyalarını yorumluyor.




