Şule Gazioğlu Gallery, Londra’daki ilk sergisini İrlandalı ressam Hector McDonnell’ın Istanbul’s Light sergisiyle gerçekleştiriyor. Şule Gazioğlu küratörlüğünde, Winsor Birch işbirliğiyle ve Gallery 8’de 21–26 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek sergi, İstanbul’u dışarıdan bakan bir ressamın kişisel gözünden yeniden düşünmeye açıyor.
İstanbul, kısa bir ziyaretin ya da yıllara yayılan bir yaşamın içinde, kendine özgü büyüsüyle bitmeyen bir merak uyandıran şehirlerden biri. McDonnell’ın İstanbul’u ise şehrin siluetinden ve simge yapılarından çok, iç mekânlarında, gündelik hayatında ve ışığında ortaya çıkıyor. İstanbul çoğu zaman silueti, camileri, Boğaz’ı ve sokaklarıyla anlatılır. Oysa şehrin asıl kimliği, başka yerlerde saklıdır: apartman dairelerinin ve yalı odalarının içinde, kafelerde ve otel salonlarında, aile evlerinde, saraylarda, merdivenlerde, mutfaklarda ve teraslarda… Bu mahrem mekânların her biri, İstanbul’un başka bir yüzünü taşır. Seyredilenden ziyade yaşanan, yalnızca görülmekle kalmayıp hafızada yer eden, kişisel hikâyeler ve hatıralarla şekillenen bir İstanbul’dur bu. Sanatçı, doğudaki bir şehre oryantalist bir mercekten bakmak yerine onun bugünkü ritmine, katmanlarına ve gündelik hayatına odaklanıyor; İstanbul’u da yalnızca tarihinin ve mirasının taşıyıcısı olarak ele almıyor. Topkapı Sarayı, Rüstem Paşa Camii ve Kapalıçarşı gibi kentin hafızasında yer eden mekânların yanı sıra, kentin gündelik yaşamına dair sahneler de sanatçının resimlerinde yer buluyor.
McDonnell aynı zamanda İstanbul’u mimari bir belge ya da egzotik bir şehir imgesi olarak ele almıyor; onun için şehir, ışığın, nesnelerin, insanların ve yaşanmışlığın bir araya geldiği canlı bir hafıza alanı. İstanbul’da gözlemlediği mekânları İrlanda’daki üretim pratiğine taşıyan sanatçı, kentin fiziksel gerçekliğinden çok atmosferini ve onda bıraktığı duyguyu resmediyor. Bu yaklaşım, İstanbul’un farklı tarihsel ve kültürel katmanlarını tek bir bakışta birleştirirken, izleyicide de güçlü bir tanıdıklık hissi yaratıyor: “Bu odada hiç bulunmadım ama sanki burayı biliyorum.”
Serginin merkezinde McDonnell’ın resim pratiğinin temel unsurlarından biri olan ışık yer alıyor. Doğal ışık, yansımalar ve gölgeler aracılığıyla mekânlar sanatçının kişisel hafızasında yeniden şekilleniyor. İstanbul’un iç mekânlarına bakışı, Hoca Ali Rıza ve Feyhaman Duran gibi sanatçıların İstanbul’u ve gündelik yaşamı resmetme geleneğiyle de bir bağ kuruyor. McDonnell bu mirası doğrudan yeniden üretmek yerine, İstanbul’un iç dünyasını kendi çağdaş ve kişisel resim diliyle yorumluyor.
Londra, New York, Paris, İtalya, Portekiz ve Almanya gibi farklı coğrafyalarda çalışan McDonnell, her şehirde güzelliği hem olağan hem de olağanüstü olanda arıyor. İstanbul’da da landmarkların ötesine geçerek ışık, hafıza, mahremiyet ve gündelik hayat üzerinden kişisel bir şehir portresi oluşturuyor.
1947 Belfast doğumlu Hector McDonnell, uzun kariyeri boyunca Avrupa ve Amerika’da sergiler gerçekleştirdi. 1979’da Darmstädter Kunstpreis ödülünü kazanan sanatçının çalışmaları, 2003–2004 yıllarında Belfast’taki Ulster Museum’da retrospektif sergiye konu oldu. Belfast Telegraph tarafından “İrlanda’nın yaşayan en önemli ressamlarından biri” olarak tanımlanan McDonnell, özellikle mimari, iç mekân ve ışık arasındaki ilişkiyi merkeze alan resimleriyle tanınıyor.
Istanbul’s Light, Şule Gazioğlu Gallery’nin İstanbul merkezli kimliğini Londra’ya taşırken, İstanbul’u bu kez şehrin içinden değil, ona dışarıdan bakan bir sanatçının gözünden yeniden düşünmeye davet ediyor.




