Türkiye’nin endüstriyel mirasında öne çıkan fabrikalara ait fotoğraflar, Salt Araştırma Fotoğraf ve Kartpostal Arşivi’ne eklenerek erişime açıldı.
Salt’ın arşiv koleksiyonları yeni kaynaklarla geliştirilmeye devam ediyor. Salt Araştırma Fotoğraf ve Kartpostal Arşivi’ne yeni eklenen fabrika görselleri, Türkiye’nin endüstriyel mirasını oluşturan yapılara ışık tutuyor.
Türkiye’de fabrikalar birer üretim mekânı olmanın ötesinde, modernleşme süreçlerinin, çalışma kültürünün ve toplumsal belleğin izlerini taşıyan mimari yapılar olarak öne çıkar. Cumhuriyet’in ilk yıllarında devlet eliyle kurulan sanayi tesisleri ve 1950’lerde özel sektör yatırımlarıyla çeşitlenmeye başlayan fabrikalar, Türkiye’nin mimarlık ve mühendislik birikiminin önemli bir parçasıdır.
1980’lerden itibaren yaşanan iktisadi dönüşüm ve 1990’larda hız kazanan özelleştirme süreçleriyle pek çok fabrika kapatılır, yıkılır veya yeniden işlevlendirilir. Bu yapılarla birlikte üretim pratikleri ve çalışma koşulları da dönüşüme uğrar. Fabrikalara dair arşiv belgelerini bir araya getirmek, bu çok katmanlı tarihi yeniden okumak için önemli bir imkân sunar.
Salt Araştırma’daki fotoğraflar bu mirası araştırmacılarla buluştururken, Salt Galata’daki Arşivden çıktı: Türkiye’de Sanayi Mimarlığı sunumu da Türkiye’deki sanayi yapılarının mimari tarihine odaklanıyor. Salt Araştırma’daki muhtelif arşivlerden derlenen sunum, Fazıl Saffet Aysu, Doğan Tekeli ve Sami Sisa, Vasil Vingas, Cengiz Bektaş, Şevki Pekin gibi 20. yüzyıl Türkiye’sinin etkin mimarları tarafından tasarlanmış fabrikalara ait çizim ve fotoğrafları bir araya getiriyor.
Salt Galata’nın katlarına yayılan İşi Olmayan Giremez sergisi ise gündelik yaşamın hem en merkezî hem de en görünmez mekânları arasında yer alan iş yerlerini odağına alıyor; kapalı kapılar ardında kalan çalışma mekânlarından kıyıya itilmiş fabrika hikâyelerine uzanan çok katmanlı bir anlatı sunuyor.




