Merkezkaç Sanat Kolektifi’nin öncülüğünde, Sanatın Sınırları: Kültürlerarası Etkileşim ve Yaratıcı Paylaşım projesi kapsamında gerçekleşen “Yer Aktığında” sergisi açıldı. Sergi 18 Kasım’a kadar Merkezkaç Kolektif Mekan, Diyarbakır’da ziyaret edilebilir. “Yer Aktığında”, mekân, zaman ve sanatın sınırlarını yeniden tartışmaya açıyor. Sergi, durağanlığın çözülüşünü, akışın poetikasını ve köksüzlüğün estetiğini keşfetmeye davet eden çok katmanlı bir deneyim sunuyor.
Akış burada yalnızca fiziksel bir hareket değil; hafıza, beden ve kültür arasında süregelen bir dönüşüm hattıdır. Suyun yol alışı, göçün iz bırakışı gibi, sanat da sınırların ötesinde bir deneyimdir. Deleuze’ün “oluş” kavramı ve Merleau-Ponty’nin bedensel algı anlayışı, mekânı yalnızca içinde bulunduğumuz değil, hissettiğimiz bir yere dönüştürür.
Sergi, sınırı çizgi olarak değil, hareketin kendisi olarak yeniden düşünmeye çağırır. Her eser, tamamlanmış bir nesne değil; süregelen bir sürecin izlekleri olarak ortaya çıkar. Sınır artık yalnızca coğrafyanın değil, algının, belleğin ve bedenin sınırıdır.
Vilém Flusser’in kavramsallaştırdığı gibi, köksüzlük yalnızca yerinden edilme değil; yeni anlamların, yeni varoluş biçimlerinin doğduğu yaratıcı bir hâldir. “Yer Aktığında”, köksüzlüğü estetik bir olanağa dönüştüren, yeniden anlam kurma pratiğidir. Yer aktığında, sanat da yeniden kurulur — çünkü akış, yaratımın kendisidir.
