Murat Kahya, Fransız Kültür Merkezi ve Korsika Üniversite Vakfı tarafından düzenlenen TamART misafir sanatçı programı kapsamında, Korsika’da geçirdiği iki aylık süre zarfında ortaya çıkan “Şimdi Vardım: Burada, Şurada, Orada” projesinin dördüncü sergilemesi İstanbul’da izleyicilerle buluşuyor. Sergi 21 Şubat‘a kadar izlenebilir.
Göçmenlik, coğrafya ve sınır temalarından hareket eden sanatçı; göçmenlik meselesini belirli bir coğrafyaya bağlı kalmadan, kişinin bulunduğu yerde kapılabileceği “ötekilik” hissiyatı üzerinden kurguluyor. Sanatçı, coğrafyaya bakma mefhumunu; kişisel deneyimleri, göçmenlerin ve yerel unsurların bakış açılarını ortaklaştırarak inşa ediyor. Her sergilemede mekâna özgü bir karakter kazanan ve evrilen proje, Yüzonbir’deki versiyonunda sanatçının pratiğinin iskeletini oluşturan fotoğraf, yerleştirme ve video çalışmalarıyla mekânda konumlanıyor.
Adada bulunma deneyiminin en temel unsuru olan deniz manzarası yerleştirmeleri, serginin başlangıç ve bitiş noktası olarak vitrin bölümünde yer alıyor. Denizin yerel halk ve adaya yeni gelenler için ifade ettiği farklı anlamlar, manzaraların basıldığı pleksiglas yüzeylerde akışkan bir formda hayat buluyor. Proje, izleyiciye “adaya yeni gelen” ile “orada olanın” karşılaştığı manzaralara beraber bakabilecekleri ve bu yapıların etrafında dolanabilecekleri alanlar sunuyor.
Sanatçının Korsika’da hissettiği ikililik durumundan yola çıkarak kurguladığı ve herkesin kesişim noktası olmasını umduğu “ikili ağaç” yerleştirmesi, Yüzonbir’deki versiyonda hareketli bir forma kavuşarak izleyiciyi devinime teşvik eden bir yapı sunuyor. Sanatçının pratiğinde uzun süredir yer alan Kızılırmak Nehri ve su temalı çalışmaları, burada üç kanallı bir video ve ses yerleştirmesiyle kendini gösteriyor. Adaya kitleler halinde gelen göçmenlerin ayak bastıktan sonraki deneyimlerine dair bir anlatı sunan bu çalışma, mekânın ortasında konumlanan portre yerleştirmesine eklemleniyor. Bakılan manzaraya karşı kurulan hayallerin ortaklığından yola çıkan bu alan, izleyiciyi bakışa ortak etmeyi amaçlarken; mekâna ve manzaraya yeni perspektifler sunarak interaktif bir yapıya bürünüyor. Mekânın en arka noktasında duvara dönük şekilde konumlanan video, sanatçının kurduğu bu anlatıyı bağlama işlevi görürken, yerleştiği konum itibariyle tüm bakışların ortaklaştığı bir durak olmayı hedefliyor.




