37. Ankara Film Festivali’nde “Taptaze” Filmler

Shana (2026)
Shana (2026)

12 Kasım’da başlayacak 37. Ankara Film Festivali’nin genç sinemacıların ilk ve ikinci filmlerine odaklanan bölümü “Taptaze”, cesur anlatılar ve özgün sinema dilleriyle öne çıkan yönetmenleri keşfe davet ediyor. Berlin, Cannes, Locarno gibi prestijli festivallerde dikkat çeken yeni yetenekleri bir araya getiren seçkide “Cennete 9 Tapınak”, “Sonsuza Dek Anaç Hayvanın”, “Memnuniyetsizliğinizi Anlıyorum”, “Üzgün Kızlar”, “Shana”, “Tatlım”, “Teneke Kale” ve “Uyuyan Kadın”, Ankara’da ilk kez izleyiciyle buluşacak.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 12–20 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek 37. Ankara Film Festivali’nin keşif bölümü “Taptaze”, dünya festivallerinde ses getiren filmleriyle genç yönetmenleri bir araya getiriyor ve geleceğin sinemacılarını Başkentli sinemaseverlerle buluşturuyor.

Almanya, Fransa, İrlanda, İspanya, İtalya, Kosta Rika, Meksika, Tayland ve Türkiye yapımı toplam 8 filmden oluşan bu özel seçki; AB Türkiye Delegasyonu, Institut français de Turquie, Goethe-Institut Ankara, İtalya Büyükelçiliği Ankara ile Tayland Krallığı Büyükelçiliği Ankara’nın destekleriyle hazırlandı.

Cannes’ın keşifleri

Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde üç başrol oyuncusuna birden En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandıran Valentina Maurel filmi “Sonsuza Dek Anaç Hayvanın” (Forever Your Maternal Animal, 2026), anne ve yetişkin kızları arasındaki kırılgan, tekinsiz ve fırtınalı bağları derinlemesine bir dürüstlükle keşfe çıkıyor. Costa Rika’nın tropikal atmosferinde geçen yapım, aile içindeki sevgi ve öfke ikilemini ham bir gerçekçilikle perdeye taşıyor.

Festivalin Yönetmenlerin On Beş Günü’nde prömiyerini yapan ve Tayland’ın resmi Oscar adayı olan Sompot Chidgasornpongse imzalı “Cennete 9 Tapınak” (9 Temples to Heaven, 2026), aile, inanç ve modernite arasındaki gerilimleri çok katmanlı bir hac yolculuğu üzerinden ele alıyor. Kiralık bir minibüsle çıkılan bu mistik ve mizahi yolculuk; kuşaklararası hesaplaşmaları, bastırılmış aile sırlarını ve Budist ritüelleri büyüleyici bir görsel dille harmanlayarak festivalin en özgün yol anlatılarından birine dönüşüyor.

Aynı bölümden Fransa’nın saygın yazarlar birliği SACD Ödülü’yle dönen Lila Pinell imzalı “Shana” (2026) ise, Paris’in hareketli sokaklarında gündelik işler ile cezaevinden yeni çıkan toksik erkek arkadaşının baskıları arasında sıkışan genç bir kadının hikâyesini anlatıyor. Vefat eden büyükannesinden kalan ve nazardan koruduğuna inanılan gizemli bir mirasla altüst olan bir yaşamı merkezine alan yapım; Safdie Kardeşler tarzı temposu, kara mizahı ve başroldeki Éva Huault’un enerjik performansıyla sürüklenen cesur bir feminist trajikomedi sunuyor.

Cannes Eleştirmenler Haftası’ndan Altın Göz (L’Œil d’or) Özel Anma Ödülü’nü alan Alexander Murphy imzalı “Teneke Kale” (Tin Castle, 2026), İrlanda Gezginleri (Irish Travellers) topluluğuna mensup 10 çocuklu bir ailenin yol kenarındaki döküntü bir karavanda geçen kuralsız ve tekinsiz yaşamına odaklanıyor. Beş yıllık derin bir güven bağıyla kamerayı ailenin bir parçasına dönüştüren yönetmen; tahliye tehditlerine ve yoksulluğa rağmen çocukların ele avuca sığmaz enerjisini takip ederek modern düzene direnen kaybolmakta olan bir kültüre şiirsel ve sarsıcı bir saygı duruşunda bulunuyor.

Berlinale ve Locarno’dan yeni sesler

Berlin Film Festivali’nin Generation 14plus bölümünden Kristal Ayı ve Uluslararası Jüri Büyük Ödülü ile dönen Fernanda Tovar imzalı “Üzgün Kızlar” (Sad Girlz, 2026), sarsıcı bir partinin ardından sınanan 16 yaşındaki iki müzisyen arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Biri suskunluğu ve zamana bırakmayı seçerken diğeri intikam ve adalet arayışı arasında bocalayan iki genç kadının suçluluk ve öfkeyle örülü iç dünyasını izleyen film, ajitasyona düşmeden mizahı ve şefkati koruyan cesur bir ilk filme imza atıyor.

Kilian Armando Friedrich’in Berlinale Panorama seçkisinde dikkat çeken ilk kurmacası “Memnuniyetsizliğinizi Anlıyorum” (Ich verstehe Ihren Unmut, 2026), temizlik sektöründeki güvencesiz emeği, sınıf dinamiklerini ve sistemin görünmeyen çarklarını yüksek bir anlatı temposuyla irdeliyor. Ken Loach ve Dardenne Kardeşler geleneğini çağdaş bir duyarlılıkla harmanlayan yapım, şirketin katı kuralları ile çalışanların insani gerçekleri arasında sıkışan bir yöneticinin ahlaki açmazını başroldeki Sabine Thalau’nun güçlü performansıyla aktarıyor.

David di Donatello Ödülleri’nde En İyi İlk Film seçilen ve Locarno’dan iki büyük ödülle dönen Margherita Spampinato imzalı “Tatlım” (Gioia mia, 2025), teknoloji bağımlısı 10 yaşındaki Milanolu bir çocuk ile Sicilya’da zamanın durduğu geleneksel bir evde yaşayan yaşlı teyzesinin dokunaklı ve mizah dolu yaz tatilini konu alıyor. Ekranların ve internetin olmadığı bu taşra dünyasında bocalayan Nico’nun mahalle ritüelleri ve gizemli aile geçmişiyle tanışmasını izleyen yapım, kuşaklararası derin bağı ve büyüme sancılarını sıcacık bir atmosferde işliyor.

Otör sineması ile yapay zekâ buluşunca

Seçkinin Türkiye’den filmi ise Vikki Bardot adıyla bildiğimiz Gizem Avcıoğlu’nun 36. Cottbus Film Festivali Ana Yarışması’na seçilen yarı otobiyografik ilk uzun metrajı “Uyuyan Kadın” (A Woman Asleep, 2026). Georges Perec’in “Uyuyan Adam” romanından esinlenen film; yönetmenin özel geliştirdiği yapay zekâ modelleriyle iki yılda 50 bini aşkın plan arasından kurgulanan ve kendi ses klonuyla seslendirilen yapısıyla çağımızın bilgi kirliliğine, hissizleşmesine ve görsel aşırılığına meydan okuyor. Birbirinin yerini alan kadın silüetleri üzerinden makineleşen bireyin manevi kopuşunu ve modern yalnızlığını araştıran yapım; Resnais, Marker ve Akerman’ın mirasından beslenirken yapay zekâyı otör sinemasının yeni bir ifade aracına dönüştürüyor.

 37. Ankara Film Festivali Afişi
37. Ankara Film Festivali Afişi

Biletler 2 Kasım’da Satışta

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi ile Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun destekleriyle 12-20 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek 37. Ankara Film Festivali’nin gösterimleri Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecek. Festival biletleri ise 2 Kasım Pazartesi günü itibarıyla online’da ve sinema gişelerinde satışa sunulacak.

YAZAR

Sanat Okur
Sanat Okur yazarı

Sanat Okur

Sanat Okur, sanat haberleri, sergi incelemeleri ve sanatçı içerikleri üreten bir online sanat haber platformudur. Amacı, güncel sanatı erişilebilir ve anlaşılır şekilde geniş kitlelere ulaştırmaktır.

Tüm yazıları →

Instagram’da paylaş

Bu cihazda doğrudan dosya paylaşımı açılamadı. Hazır görseli kaydedip Instagram’da paylaşabilirsin.

Görsel hazırlanıyor…

Görseli Instagram story’ne ekle. Habere tıklanabilmesi için kopyaladığın adresi Instagram’ın Bağlantı çıkartmasına yapıştır.