Naz Işıksoy, Kâge Serisi; Sen Ölmediğin Sürece Rüya Devam Eder / No: 2 , 50 x 70 cm
Naz Işıksoy, Kâge Serisi; Sen Ölmediğin Sürece Rüya Devam Eder / No: 2 , 50 x 70 cm

Ayşen Karakaya ve Naz Işıksoy’dan Duo Sergi

Katmanlar, Nefes, İlahi kader
21 Mayıs 2025
3 dakika

Ayşen Karakaya ve Naz Işıksoy’un birlikte izleyiciyle buluştuğu bu duo sergi, katmanlar, nefes ve ilahi kader temaları etrafında kavramsal bir seçki sunuyor. Sergi, 5 Haziran – 5 Ağustos 2025 tarihleri arasında Bodrum, Yula Yalıkavak’ta ziyaret edebilir.

Ayşen Karakaya’nın kalp ve damarların, duvarlar içindeki katmanlardan sızan sloganların ‘kolaj hayatlardaki birleşimi’ değimiyle nitelendirdiği üretimleri, kutsal bir hakikate ulaşıyor; nefes.

Ayşen Karakaya, Wargasm, Tuval üzerine akrilik&spray&marke, 2021, 60x55cm
Ayşen Karakaya, Wargasm, Tuval üzerine akrilik&spray&marke, 2021, 60x55cm

Naz Işıksoy ise, benliklerin altındaki inceliklerin ve sırların izini sürüyor. Maskeler ile gizlenen varoluşsal travmaların oluşturduğu buhran, sanatçının “benlik bilinci sorgulaması” olarak tanımladığı bir arayışla bizi birleştiriyor ve yüzleştiriyor; ilahi kader.

Sanatçıların bu iki bileşkesi; insan topluluğunun ve diğer canlıların maskeler ile kamufle olmasını anlatarak seyirciye öz savunmayı ve sorgulamayı hatırlatmayı ve belkide tekrar üzerine düşünmeyi hedefliyor.

Sergiyi, 5 Haziran – 5 Ağustos 2025 tarihleri arasında Bodrum, Yula Yalıkavak’ta ziyaret edebilir; sergi alanında sanatçılarla bu kavramlar üzerine ilham verici sohbetler gerçekleştirme fırsatı bulabilirsiniz.

Naz Işıksoy

1995 yılında Bursa’da doğan sanatçı, 2013 yılına kadar Bursa’da resim ve sanat atölyesinde profesyonel temel sanat eğitimi aldı. 2019 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Moda Tasarımı Bölümü’nden onur belgesiyle mezun oldu.

‘Giyilebilir ve yenilikçi sanat’ ideolojisiyle kapsül koleksiyon olarak hazırladığı kişisel sanat defilesini, Tarihi Santral Elektrik Müzesi’nde; 2019 yılında Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle İstanbul’da “SİMÜLASYON” adını verdiği koleksiyonunu gerçekleştirdi.

Türkiye’de yerel sergi & sempozyumların yanı sıra global alanda da yer alan Naz Işıksoy, ağırlıklı olarak resim branşı olmak üzere multidisipliner işler üreten bir sanatçı olarak faaliyet göstermektedir. 

Naz Işıksoy; yağlıboya, dijital manipülasyon, dekorasyon, tasarım ve heykel enstalasyon alanlarındaki multidisipliner üretimlerini, kurucusu olduğu nazisiksoy.com online platformu üzerinden sanatseverler ile buluşturuyor.

2020’de kurduğu şirketi ile profesyonel alanda global ve yerel pazarda kendini duyurmaya devam eden Işıksoy, Bodrum’un Gümüşlük kasabasında ve ağırlıklı olarak İstanbul’da iki atölyesinde de çalışmalarını sürdürmektedir.

Ayşen Karakaya

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü eğitimini 2003 yılında tamamlayan sanatçı aynı fakültede yüksek lisans eğitiminin ardından; yurtiçi ve yurtdışında pek çok sergi ve fuarda yer almıştır. Bir çok özel ve devlet sanat koleksiyonunda eseri bulunan ressam; aynı zamanda ‘Sisomo’ imzasıyla gerçekleştirdiği duvar resmi çalışmalarıyla renklerini ve hikayesini kamusal alana da taşımaktadır. 2012 yılından bu yana Gümüşlük’te yaşamakta ve çalışmaktadır.

Ayşen Karakaya’nın pratiği, tek bir figürle başlayabiliyor. Bu figür örneğin tavşan; maskesini takarak dönüşüme uğruyor; bir anlamda avlanmamak ve yenmemek için kamufle olan varlıklara evriliyor. Maske, sadece bir gizlenme aracı değil; toplumsal rollerin ve görünmez travmaların dışavurumuna dönüşüyor.. 

Sanatçının figürü, bu maskeyle duvarların arasından çıkıyor; katman katman açılarak izleyiciyle karşılaşıyor.

Duvarlar, Karakaya için yalnızca mekansal bir zemin değil; duyguların, savaşın, aşkın, vaatlerin ve kayıpların saklandığı ya da açığa vurulduğu alanlar olabiliyor. Bu yüzeyler, sosyal varlıklar olarak hepimizin taşıdığı kolaj hayatların temsili haline geliyor. Her bir çatlak, her bir yırtık, figürün geçişine ve izleyicinin tanıklığına olanak tanıyor.

Yolda karşısına çıkan çerçeveleri tek tek yerleştirerek ilerleyen bir figür bir anlatıya değil, bir duruş sergiliyor. Damarlarından geçen ritmi hissettiren bir kalbin sesi eşlik ediyor bu yürüyüşe. 

Anlatı burada açık değil; figür pozunu alıyor ve hikâyeyi izleyiciye kurduruyor. 

Bu, izleyiciyle kurulan sessiz ama derin bir bağ oluyor.

Ayşen Karakaya’nın işlerinde ulaşılmak istenen temel hakikat, kalplerin ve damarların ortak paydası olan o kutsal gerçek: nefes. 

Nefes almak; var olmak, hissetmek ve görünür hale gelmek. Sanatçının katmanlarının ardında yatan arayış tam da bu: çığlık atmaktan yorulmuş benliklerin, saklanmış travmaların içinden sızan nefesin izini sürmek.

Sanat Okur

Sanat Okur, sanat haberleri, sergi incelemeleri ve sanatçı içerikleri üreten bir online sanat haber platformudur. Amacı, güncel sanatı erişilebilir ve anlaşılır şekilde geniş kitlelere ulaştırmaktır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

Ayşe Dilara Bostan, "Bir Rüyanın Kurduğu: Bağlar
Önceki

Ayşe Dilara Bostan, “Bir Rüyanın Kurduğu: Bağlar”

The Key Art Gallery
Sonraki

Paper People Project ve Zapt Sergisi Üzerine