Türkiye’nin yeni mezun sanatçılara yönelik sanat platformlarından BASE, 10. edisyonuyla 9–13 Aralık 2026 tarihleri arasında Akaretler Sıraevler’de sanatseverlerle buluşuyor. Bu yıl 42 üniversite ve 29 şehirden 129 yeni mezun sanatçının eserlerine ev sahipliği yapacak olan BASE, onuncu yılında ana serginin yanı sıra paralel sergilerle de genç sanat üretimini görünür kılmayı hedefliyor.
Yeni mezun sanatçıların yaratıcılıklarını ve üretim motivasyonlarını desteklemek, sanat profesyonelleri ve izleyicilerle kurdukları diyaloğu geliştirmek amacıyla düzenlenen BASE, 2026 yılı mezunlarının eserlerini beş gün boyunca ziyaretçilerle buluşturacak. Onuncu edisyonunda da farklı disiplinlerden genç sanatçıların dünyaya ve sanata bakış açılarını bir araya getirecek olan platform, yeni keşiflere ve sanatsal karşılaşmalara alan açacak.
2017 yılında ilk edisyonunu gerçekleştiren BASE, geride bıraktığı on yıl boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerinden yeni mezun sanatçıların üretimlerini görünür kılan ve onları sanat profesyonelleri, koleksiyonerler ve sanatseverlerle buluşturan önemli bir platforma dönüştü. Genç sanatçıların profesyonel sanat dünyasına geçişlerinde köprü olmayı amaçlayan BASE, farklı disiplinlerden sanatçıların bir araya geldiği, yeni ilişkilerin ve iş birliklerinin geliştiği bir karşılaşma alanı yaratıyor.
On yıl içerisinde 133 üniversitenin güzel sanatlar fakültesinden 15 bini aşkın başvuru alan BASE, 60’tan fazla üniversiteden 1.200 yeni mezun sanatçının yaklaşık 2.000 eserini sanatseverlerle buluşturdu. BASE, onuncu edisyonunda da Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç sanatçıların dünyaya, topluma, bireye ve içinde yaşadıkları zamana ilişkin farklı bakış açılarını izleyiciye sunacak.
42 Üniversite, 29 Şehir, 129 Yeni Mezun Sanatçı
Bu yıl 73 şehir ve 98 üniversiteden toplam 1.474 başvuru alan BASE, 2026 seçkisinde 42 üniversite ve 29 şehirden 129 yeni mezun sanatçının eserlerine yer veriyor. Resim, heykel, fotoğraf, video, baskı, geleneksel Türk sanatları, grafik tasarım, görsel iletişim tasarımı, animasyon, cam ve seramik, tekstil, mimarlık ve iç mimarlık gibi farklı disiplinlerden gelen çalışmalar, çağdaş sanatın yeni ifade biçimlerini ve genç sanatçıların üretim çeşitliliğini ortaya koyuyor.
Her yıl sanat dünyasının farklı disiplinlerinden isimleri bir araya getiren BASE’in 2026 seçici kurulunda; Ahmet Öğüt, Ahu Antmen, Banu Çarmıklı, Derya Yücel, Elif Uras, Hasan Cem Araptarlı, Mehmet Ali Bakanay, Müge Çubukçu, Nancy Atakan, Nezaket Ekici, Nuri Kuzucan, Övül Durmuşoğlu, Saliha Yavuz, Server Demirtaş ve Sibel Horada yer alıyor.
BASE 2026’nın Teması: X
BASE’in onuncu edisyonu, küratör Derya Yücel’in yaklaşımıyla “X” teması etrafında şekilleniyor. “X, yeni hikâyelerin kesiştiği bir başlangıç” ifadesiyle tanımlanan tema, platformun on yıllık birikimini ve geleceğe uzanan olasılıkları bir araya getiriyor.
Roma rakamıyla on anlamına gelen X; aynı zamanda bir kesişimi, değişkeni ve bilinmeyeni temsil ediyor. On yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinden yeni mezun sanatçıların üretimlerini bir araya getiren BASE, genç sanatın değişen ifade biçimlerine, arayışlarına ve dönüşümüne tanıklık ediyor. Farklı disiplinlerden, coğrafyalardan ve deneyimlerden gelen sanatçıların buluşması, zaman içerisinde çoğalan ilişkilerin ve yeni karşılaşmaların zeminini oluşturuyor.
X, bu on yıllık birikimin ve geleceğe açılan olasılıkların simgesi olarak öne çıkıyor. Farklı yönlerden gelen çizgilerin kesiştiği ve birbirine temas ettiği bu işaret, genç sanatçıların üretimlerinde görülen çoğul anlatım biçimlerini de yansıtıyor. Her sanatçı kendi düşünsel ve görsel dilini ortaya koyarken eserler arasında beklenmedik yakınlıklar, gerilimler ve bağlantılar oluşuyor. Böylece anlam, eserlerin kendi sınırlarını aşarak birbirleriyle ve izleyiciyle kurdukları ilişkiler içerisinde genişliyor.
X aynı zamanda bilinmeyeni temsil ediyor. Matematikte henüz değeri belirlenmemiş bir değişken olarak geleceğin belirsizliğini ve keşfedilmeyi bekleyen olasılıkları çağrıştırıyor. Genç sanatçıların üretimlerinde ise bu bilinmezlik; yeni ifade biçimlerini araştırmanın, alışılmış olanı sorgulamanın ve farklı yollar denemenin yaratıcı gücüne dönüşüyor.
BASE’in onuncu yılı, geride kalan dönemin değerlendirilmesinin yanı sıra henüz yazılmamış hikâyelere yönelen bir bakışı da içeriyor. Sanatın geleceği, bugün üretmeye başlayan, kendi dilini arayan ve var olanın ötesini hayal eden sanatçıların çalışmalarıyla şekilleniyor.
X, tamamlanmış bir hikâyenin son noktası değil, yeni hikâyelerin kesiştiği bir başlangıç.




