Semaver Kumpanya (Foto: Nil Has)
Semaver Kumpanya (Foto: Nil Has)

Bir Sezonun Ardından: Semaver Kumpanya

22 Eylül 2025
5 dakika

2024-2025 yaz sezonunda pek çok bağımsız/ödeneksiz tiyatrolar perde kapattı. Bu süreçte bazıları kısa bir mola verdi, yeni oyunların hazırlığına girişti bazıları da az gösterimle seyirciyle buluşmaya devam etti. Yılın son çeyreğinin başında, kimi tiyatrolar sahne perdelerini aralarken kimisi de perdelerini açmaya başladı. Tam da bu günlerde, 2026 öncesi, sezonu değerlendirmenin tam zamanı…

Bizler, seyirci olarak oyun öncesi sahneye gelir, fuayede birkaç dakika vakit geçirir ve oyunun başlamasına yakın koltuklarda yerimizi alırız. Oysa bir tiyatronun, görünenden öte karmaşık bir işletme yapısına sahip olduğunu, her eserin disiplinlerarası bir düşünce ile üretim sürecine ihtiyaç duyduğunu, sahne perdesinin açılmasından itibaren eser için yeni bir serüvenin başladığını umursamayız ya da göz ardı ederiz. Unutmamak gerekir; seyirci, sahnede bir oyun olmadan tiyatro deneyimi yaşayamaz. Tiyatro, oyun ile seyircinin karşılıklı varlığı üzerine kuruludur. Buradan doğan fikirle hem seyircinin ilgisini çekecek hem de özel tiyatroların emeğini vurgulayacak bir söyleşi serisine başlamayı uygun gördüm.

“Bir Sezonun Ardından” söyleşi serisinde, özel tiyatro yöneticileriyle bir araya gelerek 2024-2025 sezonunun öne çıkan yapımlarını, yaratıcı süreçlerini, yönetimsel zorluklarını, sahne arkası deneyimlerini ve seyirci ile ilişkilerine dair değerlendirme yapmak ve önümüzdeki 2025-2026 sezonuna deneyimler taşımak amaçlandı.

Bir Sezonun Ardından söyleşi serisinin konuğu olan Semaver Kumpanya ekibini bir arada tutan motivasyonunu, yeni sezona dair heyecanlarını ve sahne önünde-arkasında yaşananları Semaver Kumpanya‘nın kemik kadrosundan Yönetmen ve Eğitmen Volkan M. Sarıöz aktardı.

“Seyircilerimiz de Semaver ailemizin bir parçası. Onlarsız düşünemeyiz. Anlamsız. Büyümesini, çoğalmasını istiyoruz. Bunun için yaptığımızı yapmayı iyileştirerek sürdürme sorumluluğumuz var.”

Volkan M. Sarıöz

Geçtiğimiz sezon, sezonlar uzun zamandır kimse için kolayca geçmiyor. Özellikle ekonomik olarak. Tabii bu da sorduğunuz bütün başlıkları etkiliyor. Sanatsal, teknik, ya da yönetimsel. Elbette tüm zorluğa rağmen devam ediyoruz ve tabii öğreniyoruz, gelişiyoruz. Önümüzde bizi çok daha iyi işler bekliyor.

Öncelikle, elimizdeki işlere yoğunlaştık. Yeni işleri beklemeye aldık. Bu sırada üç kişilik bir oyun yaptık.

Yukarda bahsettiğim gibi geçtiğimiz sezon yeni bir prodüksiyona girmedik. Elimizdeki oyunların seyirciyle buluşmasını sürdürmek birinci önceliğimiz oldu.

Semaver Kumpanya Sahne
Semaver Kumpanya Sahne

Biliyorsunuz, Semaver Kumpanya oyunlarını sahneye koyarken ne anlattığına, neden anlattığına, nasıl anlattığına hep özen gösterme çabası içinde. Tabii, bir enerjisi olmalı ve yıllar içinde yarattığı aramızda “semaverce” dediğimiz dili konuşabilmeliyiz.

Işıl Hoca ile Semaver’de ilk başladığımızda elit popüler bir repertuvar anlayışını benimsedik. Semaver’in repertuvarında klasik metinler hep olmuştur. Çağdaş hiç yapılmamış modern metinleri de çalıştık. Kendi yazarlarımızın hikayelerini de sahneye taşıdık.

Onikinci Gece’yle başlayan yolculuğumuz, atlayarak söyleyeceğim: Murtaza, Titus, Trainspotting, İçerdekiler, Cimri, Chamaco, Güzel Son, Süleyman Ve Öbürsüler, Semaver Ve Kumpanya oyunları gibi… ve bu sürüyor.

Hepsi. Neden? Çünkü, Kumpanyalarda oyunları ekibinden ayrı düşünemeyiz. Oyun; oyunu yaratan tüm ekibin bir arada geçirdiği zamanın içinde olanların bütünüdür ve ortaya çok daha fazlası çıkar.

Hepimiz anlatmaya değer hikâyeler anlattığımız bir tiyatro yapmak istiyoruz ve burada bunu yapabileceğimiz bir çatı var. Altında toplanıp, çorbamızı kaynatıp, çayımızı demleyip hikâyeler bulup bu hikâyeleri anlatabiliriz.

Her birimiz ne katkıda bulunabiliyorsak, onu veririz. Bizi bir arada tutan içine kendimizi de kattığımız yapılan işlerde bulduğumuz ortak değer. Çılgınca tabii, delilik… Güzelliğinin çoğu bu olsa gerek.

Seyircilerimiz de Semaver ailemizin bir parçası. Onlarsız düşünemeyiz. Anlamsız. Büyümesini, çoğalmasını istiyoruz. Bunun için yaptığımızı yapmayı iyileştirerek sürdürme sorumluluğumuz var.

Tiyatro gibi canlı bir şey yapıyorsanız asla durup cepten yiyemezsiniz… Hep öğrenmeli, hep merak etmeli, hep sorular sormalı kimsenin aklına gelmeyenlerin peşine düşebilmelisiniz. Dün yaptık. Bakalım yarın yapabilecek miyiz?

Hiç bir garantisi yok.

Semaver Kumpanya Fuaye
Semaver Kumpanya Fuaye

Dünya hep değişti. Bazen fark edemeyeceğimiz kadar yavaş bazen şimdilerde olduğu gibi gözlerimizin önünde bağıra bağıra. İsteğim, bu değişimin dışında kalmamamız.

Yapay zeka, sosyolojik değişimler, yeni nesiller…. Evet. Kesinlikle, teknolojik, ekonomik, bilişsel açıdan yeni zamanlar önümüzde bağırıyor. Umarım yok olmadan yaptığımız işin değerinden ödün vermeden bir araç olarak geleceği kullanabiliriz.

Konuştuğumuz, tartıştığımız işler var. Seyircimiz kadar heyecanlıyız. Bakalım neler olacak. Bu sezon perdelerini açacak bütün oyunları şimdiden ayakta alkışlıyorum. Yeni sezondan güzel hikayeler, yeni arayışlar ve çok çok seyirci bekliyorum.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

Ahmet Doksanoğlu “Oluşsal Belirim” Sergisi, Monk Uniq Art Gallery, 2025
Önceki

Monk Uniq Art Gallery, İlk Sergisiyle Kapılarını Açtı

Luca Tortolini
Sonraki

Luca Tortolini’den Çocuklar için Sıcacık Bir Hikâye