Blues Müziğin Başarılı Temsilcisi Özgür Aydın ile Söyleşi

2017 yılında yayımladığı ilk albümünden bu yana 5 albüm çıkarmış, “Blues” gibi ülkemizde popüler olmayan bir kulvarda istikrarı ile devam edebilmiş ve uluslararası kulvarda dinleyenleri olan bir müzisyen; Özgür Aydın. Kendisiyle müzik yaşamından – sosyal medyayı kullanmamasına kadar çeşitli konularda sohbet ettik. Keyifli okumalar dileriz.

“Yaptığım müziklerin belirli coğrafyaya veya bölgeye ait olduğunu düşünmedim.”

Özgür Aydın
Özgür Aydın

Günümüze kadar 5 albüm çıkardınız. Albümlerinizin karakteristik özelliklerini ve çıktıkları dönemler arası farklarını göz önüne alarak, müzikal yolculuğunuz hakkında sizden genel bir bilgi ile sohbetimize başlayabilir miyiz?

Tabii ki, 2017 yılında ilk albümüm “Mystic Blues” yayımlandı. Bu albümün başlığı aslında benim müzikal yolculuğumun adını taşıyor. Mystic kavramını erken yaşlardan beri dinlediğim New Age ve Progressive müzik türlerine olan tutkumdan dolayı seçmiştim ve aynı zamanda Blues müziğine dayanıyor. Aklımda her zaman bu iki türün bir bileşimi vardı. Camel, Mark Knopfler, Pink Floyd, Mike Oldfield ve Kitaro gibi isimler beni bu yolda en çok etkileyen büyük müzik adamlarıdır.

Son albümünüz “Road to the Blue” çok yakın bir süre önce müzikseverlere sunuldu. Albümün hikayesi, hazırlanma süreci ile ilgili olarak bilgi verebilir misiniz?

Aslında albüm kayıtlarına başlamadan, öncelikle hayatın akışı içinde beni etkileyen başlıklar, hikayeler ve olayların notlarını alıyorum zaman içerisinde ve onları bir konsept içerisinde değerlendirip tematik bir albüm hazırlamaya çalışıyorum. Görsel sanatlarda kullanılan bir nevi storyboard çalışması gibi. Başlık ve konular birleşince albüm kayıtlarına başlıyorum ve albümü tamamlıyorum.

Son albümünüz dahil tüm albümlerinizin aynı labeldan çıktığını görüyoruz. Bu kadar değişken bir sektörde istikrarınız konusunda yorumlarınızı alabilir miyiz?

Açıkçası Label şirketlerinin görev ve sorumlulukları milenyumdan sonra dünya çapında büyük bir değişim ve dönüşüm yaşadı. Özellikle prodüksiyon alanı sektörün kazançları açısından büyük oranda daraldı. CD, plak, kaset materyalleri bu konuda büyük bir yer teşkil ediyordu. Ancak On Air Music ülkemizde geniş bir müzik yelpazesine sahip bir bakış açısıyla iyi bir hizmet sunmaktadır. Bugüne kadar bir sorun yaşamadım açıkçası.

Özellikle blues müzikseverlerin yakından takip ettiği bir isimsiniz. Ayrıca yurt dışından da ciddi bir dinleyici kitleniz olduğunu biliyoruz. Ülkemiz şartlarını müzisyen gözüyle değerlendirirseniz neler söylemek istersiniz? Özellikle popüler olmayan bir tarzın temsilcisi olarak yorumlarınız nelerdir?

Yaptığım müziklerin belirli coğrafyaya veya bölgeye ait olduğunu düşünmedim. Elbette Anadolu’da doğmuş büyümüş biri olarak buranın dokusuna sahibim ve Anadolu’dan dünyaya bakan bir müzisyen olarak görüyorum kendimi. Hem bu toprakların ve hem de dünyanın geri kalanıyla ilgili beni etkileyen tüm dertlere ilgi duyuyorum. Açıkçası ülkemizde yıllardır örnek aldığım bu işi büyük bir başarıyla yapan üstatlarımız var. Örneğin; Zülfü Livaneli, Fikret Kızılok, Moğollar, Yavuz Çetin ve ismini sayamadığım daha birçok kişi… Çok önemli yol gösterici oldular bana. Ülkemiz şartları müzisyen için zor da olsa anlatacak dertleriniz olduğu sürece müzik yapmak hiçbir zaman zor olmayacaktır.

Müzisyen kimliğiniz dışında Fizik doktora eğitimi devam eden bir Fizikçisiniz. Müzik dışında mesleği olan müzisyen sayısında artış gözlemlediğimiz son dönemlerde böylesi güçlü iki alanın birbiri ile olan çatışması ya da birbirine faydası size göre nelerdir?

Doktora eğitimim tez hazırlama sürecinde beklemede ve başka bir şehirde yaşadığım için aktif olarak devam edemiyorum. Ancak fen bilimleri ve müzik küçük yaşlardan beri tutkuyla ilgi duyduğum iki alan. Fiziği yaşadığımız dünyayı ve evreni anlamak için öğrenmek istedim hep. Müziği ise yaşadığımız dünyayı anlatmak için ve bazen de unutmak için istedim. Aralarında hiçbir zaman bir çatışma olmadı. Uyumlu bir ikili oldular benim için.

Sosyal medya kullanmadığınızı fark ettiğimizde açıkçası biraz şaşırdık. Tüm tanıtımların döndüğü bu mecrada olmamanızı da çok cesur bir davranış olarak yorumladık. Sosyal medyada olmamanızın nedenlerini tahmin ediyor olsak da sizin açıklamanızı öğrenebilir miyiz?

Herhangi bir sanat dalının nitelik kavramıyla ilgili olduğunu düşündüm hep. Sosyal mecralar bu nitelikten ziyade sadece niceliğe dayalı bir hizmet ve veri sunduğu için kullanmayı pek düşünmüyorum. Takip ettiğim birçok sanat dalındaki sanatçıların işlerine ve merak ettiğim içeriklere sosyal mecralar olmadan önce olduğu gibi şimdi de rahatlıkla ulaşabiliyorum.

Sohbetimize katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Sizin eklemek istediğiniz bir konu var mıdır?

Düşüncelerimi paylaşmama imkân verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Müzikle kalın. Sevgiler…


Özgür Aydın’ın 7 şarkıdan oluşan son albümü “Road to the Blue”yu dijital platformlardan dinleyebilirsiniz.

Özgür Aydın Dijital Platformlar

Spotify I Apple Music I Fizy I Muud I Deezer I YouTube Music

Türkiye'nin En Büyük Sanat Haber Portalı, Güncel Sanat Haberleri, Sergi Rehberi, Sanatçı Portfolyoları, Sanat Üzerine Röportajlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.