Galeri / Miz, “Eşik” sergisi, Mardin Meyman Sanatevi, 2026
Galeri / Miz, “Eşik” sergisi, Mardin Meyman Sanatevi, 2026

Galeri / Miz Sergi Mekânını Mardin’e Taşıdı

13 Mayıs 2026
2 dakika

Galeri / Miz, 14 Mayıs – 7 Haziran 2026 tarihleri arasında Ayşe Ebru Eryılmaz, Ayşe Topçuoğulları, Belmin Pilevneli, Cemil Güç, Doğukan Çiğdem, Gül Ilgaz, Işıl Esen, Kaan Tanhan, Metin Kalkızoğlu, Orhan Gazi Keskin ve Tuba Önder’in üretimlerini bir araya getiren “Eşik” başlıklı grup sergisiyle galeri mekânını Mardin Meyman Sanatevi’ne taşıyor.

Sergi Mezopotomya’yı coğrafya olmaktan çok, üst üste binmiş zamanların, anlatıların ve bilgi rejimlerinin çakıştığı katmanlı bir yüzey olarak ele alıyor. Mitler, ikonlar ve sanatsal izler aracılığıyla kurulan kadimlik söylemi, yalnızca bir birikimi değil; aynı zamanda kayıp, kopuş ve müdahale edilmiş tarihsel anlatıları da örten bir temsili araştırıyor. Simgesel olarak görünür olan ile temsil edilemeyenin ürettiği yoğunluğa odaklanıyor.

Sanatçıların mekâna özgü ürettiği çalışmalarında; Ayşe Ebru Eryılmaz, farklı zamanlara ve bilgi rejimlerine ait izleri üst üste bindirerek doğrusal olmayan bir okuma öneriyor. Ayşe Topçuoğulları, hafızada bedenden bedene taşınan ve zamanı geldiğinde bir nar gibi açılarak çoğalan saklı bilgiyi araştırıyor. Belmin Pilevneli, miti sabit bir anlatı olmaktan çıkararak güncel bir bilgi biçimi olarak yeniden kuruyor. Cemil Güç Mezopotamya Ovası’nın serapla denize dönüştüğü hayali bir düzlemde, ruhumuzla görebildiğimiz bir var oluşun izini sürüyor. Doğukan Çiğdem, mitlerin ideolojik aygıtlar içinde dönüşümünü ve kolektif hafızanın yeniden yazımını ele alıyor. Gül Ilgaz, özgürlük kavramını sezgisel bir düzlemde ele alarak tüm coğrafyalarda ortak bir sorunsal olarak yeniden sorguluyor. Işıl Esen, beden, mit ve sembol arasındaki geçirgenliği araştırıyor. Kaan Tanhan, geçmişin bilgisini güncel teknolojilerle birleştirerek yeni bir geçit aralıyor. Metin Kalkızoğlu, yeraltı ve yerüstü arasındaki eşiği ve görünür tarihin altında saklı hafızayı araştırıyor. Tuba Önder, Mezopotamya mirasını toprağın derinliklerindeki kök hareketiyle birleştirerek saklı kalmış bilgiyi yüzeye taşıyan dinamik bir köprü kuruyor, Orhan Gazi Keskin ise otorite, bilgi ve güç arasındaki yapısal ilişkileri mermerin sabrıyla bir forma dönüştürüyor.

Sergi “Eşik” kavramıyla bu yüzeyi sabitlemek yerine onu bir geçiş alanı olarak düşünüyor ve görünen ile gizli olan, hatırlanan ile bastırılan, rasyonel ile sezgisel olan arasında işleyen bu aralığı bir düşünme zemini olarak kurguluyor. Bilgiyi sabit ve bütüncül bir yapı olarak değil; parçalı, çoğul ve sürekli yeniden kurulan bir süreç olarak ele alıyor ve farklı bilgi biçimlerini karşı karşıya getirmek yerine, onların çakışma, sızma ve iç içe geçme biçimlerini görünür kılıyor.

Sanat Okur

Sanat Okur, sanat haberleri, sergi incelemeleri ve sanatçı içerikleri üreten bir online sanat haber platformudur. Amacı, güncel sanatı erişilebilir ve anlaşılır şekilde geniş kitlelere ulaştırmaktır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Virginia Evans
Önceki

Virginia Evans’tan Kalpten Kalbe Yayılan Edebi Bir Roman

Daniela Budişteanu, "Düşe Yakın" sergisi, YÜZONBİR, 2026
Sonraki

Daniela Budişteanu Kişisel Sergisiyle YÜZONBİR’de