Gelin, görücü usulü evliliklerini konu alan 19. yüzyıl klasik Türk tiyatrosu İbrahim Şinasi’nin Şair Evlenmesi’ni günümüze taşıyarak yeniden kurguluyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun geçmiş kültür ve geleneklerini, günümüzün modern ve çok kültürlü Londra’sına taşıyan bu çağdaş uyarlama, geçmişle bugünü yan yana getiriyor.

Türkiye, Rusya ve İngiltere’de eğitim alan yapımcı ve oyuncu Duru Ağırbaş, Gelin ile günümüz toplumsal cinsiyet rollerini ve aile dinamiklerini sahneye taşıyor. Eser, Türk ve İngiliz toplumları arasında kültürel bir köprü kurmayı hedefliyor.
İlk gösterimlerini Londra’da Ocak sonu–Şubat başında gerçekleştiren Gelin, şimdi de İngilizce olarak 31 Mart’ta Salon İKSV’de İstanbul prömiyerini yapıyor.
Gelin; kadınların farklı kültürler arasında karşılaştığı zorlukları, aile beklentilerinden kırılgan ama güçlü kadın dostluklarına kadar uzanan geniş bir yelpazede ele alan; kaotik, büyüleyici ve son derece dürüst bir yeni oyun.
Tamamı kadınlardan oluşan yaratıcı ekip, İbrahim Şinasi’nin 1859 tarihli ve görücü usulü evlilik uygulamalarına ironik bir eleştiri getiren komedisi Şair Evlenmesi’ni günümüz Londra’sına uyarlıyor.
Şair Evlenmesi’nde sesi duyulmayan kadın karakterlere profesyonel bir yapımda ilk kez söz veren bu uyarlamada, uluslararası oyuncu kadrosu Londra’nın geniş diaspora nüfusunun deneyimlerini sahneye taşıyor.
Şinasi’nin eserindeki kuşak çatışmaları, toplumsal cinsiyet normları, kültürel beklentiler ve görücülük gelenekleri; popüler kültür, güncel mizah ve dijital çağın ilişkileriyle harmanlanan yeni bir metinde, 160 yılı aşkın bir süre sonra yeniden güçlü bir yankı buluyor. Baskıcı annesinin istemediği bir evliliği ayarlaması üzerine Aylin, en yakın arkadaşını kendi yerine gönderir. Ancak işler ters gider ve müstakbel damat bu “sahte gelin”e aşık olur. Gelin, bir kadının herkesi mutlu etmeye çalışırken kendisi hakkında yalan söylemeden “mükemmel gelin” olup olamayacağını sorguluyor.
Londra merkezli Türk oyuncu, yönetmen ve yaratıcı yapımcı Duru Ağırbaş, Gelin’in ortak yapımcılığını üstlenirken oyunda da rollerden birini üstleniyor.
Türkiye, Birleşik Krallık, Portekiz, Brezilya ve Çin’den tiyatrocuları bir araya getiren proje; yükselen yazar Estelle Warner ve yönetmen Erica Rosa Lima ile birlikte geliştirildi. Oyuncu kadrosunda Aylin rolünde Güneş Soysal, Aylin’in İngiliz en yakın arkadaşı Yaz rolünde Elif Gülalp, Aylin’in baskıcı annesi Sevim rolünde Duru Ağırbaş ve damat adayı Emre rolünde Pedro Millan Duke yer alıyor.
Ortak yapımcı ve oyuncu Duru Ağırbaş şöyle diyor:
“Türk kültürü ile Britanya’daki güncel yaşam arasında daha güçlü bir köprü kurmak istiyorum. Gelin’i izlerken, kapınızın önünde Londra varken gerçek bir Türk evinin içindeymiş gibi hissetmelisiniz. Londra’da çok büyük bir diaspora topluluğu var ve bu kültürel dokuya yaslanmak, pek çok kişiye tanıdık gelen ama Birleşik Krallık sahnelerinde nadiren görülen bir bakış açısı sunuyor. Benim için tiyatro; Türk hikâyelerini de anlatabileceğim güvenli alanlar yaratmak ve genç, uluslararası sanatçılara fırsatlar sunmak demek.”
Ağırbaş ve yaratıcı ekibi, Şinasi’nin orijinal oyunundaki eleştirel niyeti yansıtan uyarlamada bugün hâlâ Türkiye genelinde ve Birleşik Krallık’taki pek çok diaspora topluluğunda devam eden görücü usulünu bir çıkış noktası olarak kullanarak geçmiş ve bugünün “dating” sorunlarına, kuşaklar arası çatışmalara, kadın dostluklarının gücüne ve toplumsal baskılar altında kendi yollarını bulmaya çalışan kadınların güçlenme süreçlerine de dokunuyor.
Yapımın yenilikçi yaklaşımı, Türk ve Britanya tiyatro geleneklerini bir araya getiriyor. Şair Evlenmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme döneminde yayımlanmış ve Türk edebiyatının ilk özgün oyunu olarak kabul edilmiştir. Ancak yazarının yaşamı boyunca dini, politik ve toplumsal tepkilerden çekinildiği için hiç sahnelenmemiş.
Bu isyankâr ruh ve mizah; Phoebe Waller-Bridge’in Fleabag’i gibi çağdaş Britanyalı kadın komedyenlerin işleri ve üç kuşaktan kadınların hikâyelerini anlatan İstanbul’dan Daha Güzelsin gibi eserlerden ilham alıyor.
Duru Ağırbaş şöyle devam ediyor: “Birçok Türk gibi ben de bu oyunu büyürken okudum. Pek çok açıdan zamansız bir hikâye. Dramatik ve komik yanlarıyla, günümüz flört dünyasında hâlâ var olan tuzakları kolayca tanıyorsunuz. Dijital kimliklerin arkasına saklanmak ya da belli bir yaştan sonra evlenmemi kadınlara yöneltilen ince baskılar buna örnek.”
