Bendeniz Burçin Akın, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü mezunuyum. Birkaç yıldır fotoğraf denemeleri yapıyorum. Fotoğraf makinam ile büyük bir enginliğe, bir tür sessizliğe ve mutlak zamana ulaştığımı hissediyorum. Açıklaması olanaksız bir doygunluk içinde yaşanıyor bu anlar ve bu anlardan geriye bu yoldaki uğraşılarımı sürdürme arzusu kalıyor.
Kütüphaneler, esinlenme yeri benim için, derin düşüncelere dalmakla geçen bu saatleri seviyorum. Edebiyat, şiir hayatımın dokusunu oluşturuyor, benliğimi onlarla dolduruyorum diyebilirim. Üstelik onlarla kurduğum uzun bir tanışıklıktır bu. Fotoğraflarım aracılığı ile; Lewis Carroll’ın Aynanın İçinden’ de sözünü ettiği gibi! “Kaybolmuş görkemler cennetine eriştiğinde. Bir bakışın duruluğunu, bir yanağın belli belirsiz ayva tüyünü, dudakların hem ciddiyetinde hem de uçarılığında algılanabilen heyecanı yansıtmaktan daha güç, daha tehlikeli hiçbir şey yoktur. Modellerimin yüzlerindeki, mucizevi biçimde müzik dolu dengeydi erişmek istediğim. Sadece bedeni ya da yüz çizgilerinin benzeşmesini değil, bedenin ve yüz çizgilerinin ötesinde, onların anlaşmazlıklarında ve sessizliklerinde var olan şeyi yansıtmak amacım.” Ben de bu belli belirsiz yakarışı yakalamayı diliyorum, fotoğraflarken gize erişmek ve insanın iç alemini, iç ışığını yansıtmak.
Fotoğraflarım, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencilerince çıkartmış olduğumuz Fanzin Soda dergisinde yer aldı, Kırık Dalın Gıcırtısı ve Kendi Gecesine Açılan Bir Pencere adlı portrelerden oluşan serim ise İstanbul, Mersin Atatürk Kültür Merkezi, Trabzon Fotoğraf Evi Derneği Karma Sergisi, Zonguldak Sanat Evi, İFSAK, FOTOKOLEKTİF, FOTOSLOVO MAGAZİNE ve Zonguldak Maden İşçileri fotoğraflarım ile çeşitli yerel basında yer aldım.
