32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali
32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali

32. Uluslararası Adana Altın Koza’dan Geriye Kalanlar

30 Eylül 2025
6 dakika

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali bu yıl 32. kez gerçekleşti. 22-28 Eylül 2025 tarihleri arasında sinemacıları, öğrencileri, profesyonelleri ve sinemaseverleri aynı şehirde, aynı salonda buluşturan festival, gelecek yılın tohumlarını ekti.

23 Eylül’de Adana’ya ayak basar basmaz Altın Koza festival atmosferine girdik. Çoğul olarak ifade ettim çünkü bir hayli kalabalık basın ve film ekiplerinin akın ettiği festival, Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali. Şehir sıcak, festival yoğun, insanlar filmlere yoğun ilgiliydi. Böyle kalabalık bir ortamda ve yoğun programda tüm filmleri izlemek mümkün değildi. Zaten program da hepsini izleyebileceğiniz şekilde hazırlanmamış. Seçici davranmak durumundasınız. Ben, Ulusal Uzun Metraj filmleri izlemeyi tercih ettim. İlk film 23 Eylül günü ilk seans Emine Yıldırım’ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği “Gündüz Apollon, Gece Athena” ile başladı, ardından Orhan Eskiköy’ün senaryosunu yazdığı ve yönettiği EV filmi ile günü bitirdim. Ertesi gün Gözde Kural‘ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği “Cinema Jazireh” ile sonlandı. Bir sonraki gün, Tayfun Pirselimoğlu’nun senaryosunu yazdığı ve yönettiği “İdea” peşinden Pelin Esmer’in senaryosunu yazdığı ve yönettiği “O Da Bir Şey Mi” izledikten sonra festivalin Ulusal Uzun Metraj için son günü 26 Eylül Cuma günü ise Emine Emel Balcı‘nın senaryosunu yazdığı ve yönettiği “Buradayım, iyiyim.” filmi ile başladı. Peşinden Özkan Çelik’in senaryosunu Cem Zeynel Kılıç ile birlikte yazdığı ve tek başına yönettiği “Perde” filmiyle son buldu.

"Gündüz Apollon Gece Athena" Adana Altın Koza Gösterimi
“Gündüz Apollon Gece Athena” Adana Altın Koza Gösterimi

Emine Yıldırım’ın ilk filmi Gündüz Apollon, Gece Athena

Gündüz Apollon, Gece Athena, yetimhanede büyümüş Defne adlı genç bir kadının hayaletleri görme gücüyle annesinin hayaletinin peşine düşmesini konu alıyor. Filmde, Defne adlı karaktere farklı sınıftan hayaletler eşlik ediyor: Radikal solcu Hüseyin, antik dönemden bir rahibe, pavyon şarkıcısı Nazife ve iki otel çalışanı. Filmde Filiz karakterinin kökenini arayışını, geçmiş travmalarını, annesinin varlığına duyduğu özlemi, aidiyeti bulmasını izliyoruz. Yine filmde, Side Antik Kenti’nde geçen sahneler, antik dönemde yaşamış rahibe karakteriyle bir bağlam kurulmasını sağlarken hayaletlerle mistik atmosferi güçlendiriyor.

Gündüz Apollon, Gece Athena, 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nden Kadir Beycioğlu Jüri Özel Ödülü ve En İyi Müzik (Barış Diri) ödülleriyle döndü.

Orhan Eskiköy’den gerçekçi bir belgesel: EV

İnsanın evi neresi? Uyumlanabildiği her yer olabilir mi? Orhan Eskiköy’ün uzun bir aradan sonra yeni yönetmen koltuğuna oturduğu EV, 6 Şubat depreminden sonra beş kişilik bir ailenin deprem sonrası hayatına ışık tutuyor.

Gerçekçi belegsel özelliği taşıyan film, bir taraftan 6 Şubat depreminin mağdurlarını hatırlatırken diğer taraftan hayatların bir daha eskisi gibi olmadığını/olmayacağını gösteriyor.

Ev filmi 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nden Yılmaz Güney Ödülü ve Ayhan Ergürsel En İyi Kurgu (Erhan Örs) ödülleriyle döndü.

(Bu film gerçekçi belgesel özellik taşımasına rağmen “uzun metraj film” kategorisinde yer almıştır.)

“Cinema Jazireh” 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Gösterimi
“Cinema Jazireh” 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali Gösterimi

Gözde Kural’dan Sert Bir Fim : Cinema Jazireh

Cinema Jazireh, Afganistan’da, Leyla adlı kadının kaybolan oğlunu arama yolculuğu etrafında gelişen bir hikâyeden bahsediyor. Oğlu için yollara düşen Leyla, taliban zulmü nedeniyle erkek kılığına girerek zaten risk altındaki yaşamını daha da zora sokuyor.

Orta Doğu’da yaşanan baskıcı rejim ile kadınların özgürlük ve bireyselleşememe sorunu burada sert gerçeklikle karşımıza çıkıyor. Taliba’nın zarar verdiği evler, hayatlar, insanlar ve mekânların yanı sıra “oğlancılık” meselesi, kadının erkek kılığına girmesi, erkeğin cinsel yönelimi burada cinsiyet meselesinin kırılganlığına atıfta bulunuyor.

Cinema Jazireh, 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivalinden Umut Veren Genç Erkek Oyuncu Ödülü (Mazlum Sümer) ile döndü.

Tayfun Pirselimoğlu’ndan gerilimli örtülü bir hikâye: İdea

İdea, büyük sistemlerin küçük insanların yani bizlerin üzerinde tahakküm kurmasını, insanların sistemler tarafından biçimlendirilmesi ve doğrudan bireylerin kendilerine yabancılaşmasına dair bir karanlık gerilim sunuyor. Kemal adlı bekçinin bir gece otobüs yolculuğunda unutulmuş halde bulduğu İdea adlı kitabı almasıyla otorite ve kurallarla şekillenen hayatından birkaç günü izliyoruz.

Filmde, bilinmezlik, tekinsizlik hakim.

İdea, 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivalinden ödül almadan döndü.

O DA BİR ŞEY Mİ Yön: Pelin Esmer Adana Altın Koza Gösterimi
O DA BİR ŞEY Mİ Yön: Pelin Esmer Adana Altın Koza Gösterimi

Pelin Esmer’den festivale damga vuran film: O Da Bir Şey Mi

O Da Bir Şey Mi, Levent adlı yönetmen ile Aliye adlı temizlik ve mutfak çalışanı olan iki kişinin yollarının kesişmesinden gelişen bir hikâyenin izleyicisi oluyoruz. Aliye ile Levent’in arasında kurulan samimi sohbetten ilerleyen sahneler, bazen bir otel odasında bazen de bir barın mutfağında şiirsel bir anlatı kazanıyor.

O en uzak beklentilerimizi elde ettiğimizde vazgeçmek bir eşik midir, yoksa yoldaki çaba mıdır bizi diri tutan?

O Da Bir Şey Mi, 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivalinden En İyi Film, En İyi Yönetmen (Pelin Esmer), Adana İzleyici Ödülü, Türkan Şoray Umut Veren Kadın Oyuncu (Merve Asya Özgür), En İyi Görüntü Yönetmeni (Barbu Balasoui), En İyi Sanat Yönetmeni (Elif Taşçıoğlu), SİYAD Cüneyt Cebenoyan En İyi Film Ödülü ve Film-Yön En İyi Yönetmen Ödülü (Pelin Esmer) ile döndü.

"Buradayım, İyiyim"
“Buradayım, İyiyim”

Emine Emel Balcı’dan kadın olmak ve annelik üzerine bir film: Buradayım, iyiyim.

Buradayım, iyiyim. hamilelik sonrası depresyonu atlatamamış, emzirme fazlalığı (Hiperlaktasyon Sendromu) yaşayan Filiz adlı genç bir kadının aile-iş arasında sıkışmış günlük hayatını izliyoruz. Kadın olanın toplum baskısıyla evli bir kadın olmaya zorlanması, evli olmanın çocuk yapmayı koşullu hale getirmesi, annelik vicdanı ve buradan gelişen vicdan meselesi izleyiciyi kadın olmak, anne olmak durumları üzerinden hayatlara bakmaya davet ediyor.

Filiz, “Buradayım, iyiyim. hayatıma devam ediyorum.” diyor.

Buradayım, iyiyim. 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivalinden En İyi Kadın Oyuncu (Bige Önal) ödülüyle döndü.

Özkan Çelik’ten dram komedi bir film: PERDE

PERDE, kadın olmanın toplumsal mesele olmasıyla ilişkili mesaj içeren bir yerden başlar. Film, neredeyse tek mekânda, masa etrafında ilerler. Masa etrafında toplanan farklı sınıf ve statüden arkadaşların bugünden geçmişe giderek karşılıklı diyalog kurmasıyla ilerleyen sahnelerde; içsel çatışmalar, kimlik meselesi, ahlak anlayışı, özel hayatlar, dostluk, çıkar çatışması, yüzleşmeler ortaya dökülür.

PERDE, 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivalinden En İyi Senaryo (Özkan Çelik, Cem Zeynel Kılıç), En İyi Kadın Oyuncu (Tülin Özen), Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu (Duygu Karaca) ve Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu (Bedir Bedir) ödülleriyle döndü.


22-28 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali bu yıl da heyecanlı ve meraklı izleyiciyi ağırladı. Altı günlük süreçte benim bulunduğum sinema salonu da dahil şehrin farklı bölgelerinde toplam beş noktada gösterimleri ve etkinlikleri sinemaseverlerle buluşturdu. Gösteriler haricinde sinema söyleşileri, özel gösterimler, buluşmalar festivali canlı tutmaya yetti.

Ödüllerin çoğunluğunun kadın sinemacılara gittiği Altın Koza, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın siyasi tutuklu olması sebebiyle biraz sönük geçtiği izlenimi bıraksa da basının kalabalık oluşu ve seyircinin ilgisiyle festivalin yoğun yaşandığı kanısındayım.

Filmlere ayrılan salonların sayısının az olması ve zaman zaman izdiham yaşanması filmleri konuk eden sinema salonunun yetersiz olduğunu gösterdi. Bir sonraki sene için bu tecrübe olmalı…

Bir önerim var. Festival bittikten sonra filmlerin bir hafta kadar vizyonda olması festivalde filmlere ulaşamayan yerel halk için uygun olacaktır. Bu, halkın bir daha oralara gelmesi belki mümkün olmayacak filmleri izleyebilmesi için bir jest olabilir. Bu festival Adana halkınındır. Bu festivalde gösterilen filmler yerel halkın daha kolay erişebileceği erişilebilir bir zeminde olmayı gerektirir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

The Ritz-Carlton Residences İstanbul
Önceki

Artweeks Istanbul, 15 – 26 Ekim Arasında Gerçekleşecek

“Roman Gibi” Yön: Tayfun Belet
Sonraki

“Roman Gibi” Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde