Zaman:29 November, 2020

Genç Sanatçıdan “KADIN”lara Adanmış Bir Performans: Violence


Performans sanatçısı Valeri Sesilya Maden, Violence (Şiddet) adını verdiği, günümüzde önü kesilmeyen kadın cinayetlerini merkeze aldığı performansını geçtiğimiz günlerde Floransa‘da (İtalya) gerçekleştirdi. Sanatçı performans videosunu instagram hesabından (valcecil_art) paylaştı.

Valeri Sesilya Maden, kadın cinayetlerinin politik olduğuna, devlet/lerin bu konuda yaptırımlarının yetersiz olduğuna ve kadının sadece evinin ve kocasının malı olduğuna dair var olan bakışı eril toplumun getirisi olarak bir kez daha gösteriyor. Sanatçı performansında kullandığı kan ve izmarit ile sembolik olarak kadın figürünü ve acılarını gözler önüne seriyor.

Sanatçı Valeri Sesilya Maden’in performansının alt metni hakkında yaptığı açıklama şöyle;

“Kadın figürünün 21. yüzyılda bile ikincil görülmesi dünyanın neredeyse her yerinde varolan bir sorundur. Erkek, eril 21.yy egemenliğinde, kadın politikaya neredeyse yeni bir adım atmışken duymakta olduğumuz kadın cinayetleri, töre kavgaları, tecavüz ve tacizlerin bir yanına bitmek bilmeyen bir kadını aşağlama – iteleme, kullanıp atılma durumu vardır. Maalesef ki bazı kadınlar da kendilerince bu durumu normal bulup; “kadın evinin hanımıdır” sözünü savunur. Kadının işi evdedir, çocuk bakmaktır, doğurmak ve eşine hizmet etmektir. Kadın evlenmez ise bir sorunu vardır. Dul veya boşanmış, çocuklu veya çocuksuz tüm kadınlar kusurludur. Kadın figürü bu zamana kadar birçok şeye maruz kalmış, kendini ilerletmeye ve geliştirmeye eril ırktan daha fazla zorlamıştır. Sevgilisinden ayrıldığı için öldürüp, varilin içinde önce yakılıp sonra üzerine beton dökülen 27 yaşındaki genç kızın katili devlettir, suçlusu politikadır.

Kadın cinayetleri ve tecavüzleri maalesef politiktir. Buna göz yuman devletler de hastalıklılardır. Eril ırk her şeye yapmaya ehliyeti varken, kadın etek giyindi diye öldürülebilmesi bir hastalıktır. Öldürülen/tecavüze uğrayan kadının ardından “evli adamla beraberdi”, “şunu giyinmişti”, “bunu içmişti” gibi mağdur suçlayıcılık yaygınca kullanılan bir ağızdır. Bu Ortadoğu ülkelerde sıkça görülmektedir ve bu ortadan kaldırılmalıdır. Şiddeti veya vahşeti romantize etmeyin, bu tarz cümlelerle suçlulara bahane aramayı kolaylaştırmayın. Önce ahlakınızı değil insanınızı koruyun. Ahlak göreceli bir kavramdır. Kendi ahlak tanımınıza uymuyor diye ekranlarda LGBT+ temsiliyetini yasaklamaya yönelmek yerine kadın şiddetini normalleştiren ve romantize televizyon kanalları, oryantal televizyonlarındaki kadına şiddet ve tecavüz ve cinsiyet sahnelerini denetlemek gerekir. Kadına daha fazla koruma proglamları, devlet yardımı sağlanmalı ve yargıda indirim asla yapılmamalıdır.”

Sanatçını proje hakkında açıklaması:

Projede var olan kadın tüm kadınların sesi aslında. Bir sandalyede oturuyor ve arkasında sigara izmaritlerinden yapılmış bir küçük dağ bulunuyor.
Sigaralar; sembolik olarak kadının tüm yaşadığı zorlukları ele alır. Kadının sırtındaki geçmiş-şimdi- gelecek hep ağırlığını tasvir eder.
Boya kadının kanı; ölümlerin tacizlerin izlerini taşır. Her ne kadar silinmeye de çalışsa bu kan edebiyen bizimle olucaktır. Acılarımızdır.
Sigara bırakılması gereken zararlı bir maddedir tıpkı yüzyıllardır tüm kültürlerde kadına uygulanan baskı ve şiddet gibi.

Bu gönderiyi Instagram’da gör

Florence , Independence square, August 2020

Valeri Cecilia Maden (@valcecil_art)’in paylaştığı bir gönderi ()

Doğal Bakım Ürünleri


Nil Has

1988, İstanbul doğumlu. Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi mezunu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir