‘Seduction’ Sergisi Cihan Yıldız Küratörlüğünde FAP’ta



Gili Avissar, Ünal Bostancı, Sinem Sezgin Bozkurt, Esra Karaduman, Maral Taşkırıcı, Özgür Yaz Taşçı ve Merve Tuna’nın eserlerini Cihan Yıldız’ın küratörlüğünde bir araya getiren ‘Seduction’ isimli sergi 3 Aralık 2022‘de Ferda Art Platform Ana Salon’da izleyiciler ile buluşuyor.

Farklı disiplinlerden 7 sanatçının işlerini bir araya getiren ‘Seduction’ isimli sergi cinsellik, toplumsal cinsiyet rolleri, fetişizm ve arzu gibi kavramlara odaklanır. Baştan çıkarma arzusu etrafında şekillenen sergi seyirciyi cinsiyetler üstü ve disiplinler arası erotik bir oyuna davet eder.

Ünal Bostancı
Ünal Bostancı, gygy, 2022, neon yerleştirme, 260 x 107 cm

Sanatın üretiminde, sergilenmesinde ve hatta sanatın satın alınmasında cinsel itkinin rolü ve önemi özellikle psikanalitik ve modern sanat teorilerinde uzun yıllardır tartışılan bir konu. Sanat tarihi kitaplarından aşina olduğumuz 60’lar ve 70’ler’deki insan hakları ve beden odaklı akımlarda cinsellik özellikle kadın ve queer sanatçılar tarafından sıklıkla işlendi, çoğu zaman bedenin sınırlarını zorlayan formlarda performatif bir şekilde ele alındı. Zaman içinde idealist, aktivist ya da modernist söylemlerden sıyrılarak daha öznel konulara, mikro kültür ve deneyimlere doğru evrilen güncel sanat libido ile olan temel bağlantısını farklı tür, malzeme ve söylemlerle çoğaltarak sürdürmeye devam etti. Freud bir hayalin fiziksel olarak hayata geçirilmesini yani sanatsal üretimi direkt olarak yaşamsal enerji yani libido ile ilişkilendirir. “Gerçekte doyurulamayan birikmiş libido, eski kilitlenmelere bir gerileme yardımıyla, bastırılmış bilinçdışı yoluyla bir boşalım bulmayı başarır.” (Freud, 1999: 402). Bu bağlamda sanatsal üretimi nevrotik bir atak ile ilişkilendiren Freud sanatsal üretime ket vurulması halinde ruhsal bir tahribata neden olacağını savunur. Foucault ise cinselliğin kendisini bir üretim şekli olarak görür; arzunun üretimi. Yaşam enerjisi, cinsellik ve dışavurum arasındaki köklü bağlantı hastalıklar tarihi boyunca delilik ve özellikle kadınlar üzerinden cadılık ya da şeytana yakın olma ile ilişkilendirildi. Jean Baudrillard ‘‘Baştan Çıkarma Üzerine’’ isimli kitabının girişinde; dine göre baştan çıkarmanın şeytanın stratejisi olarak kabul edildiğini söyler ve devamında baştan çıkarmayı dişil enerji ile özdeşleştirir. Bu söylemlerden yola çıkarak üretim, cinsellik, baştan çıkarma, delilik ve dişiliğin ataerkil bir tarih yazımının da etkisiyle iç içe girmiş kavramlar olduğunu görülebilir. Bu sergi belki de tüm sıfat ve okumaları hem kabul edip hem de alaşağı ederek dişil ve queer bir enerji ile özgürleştirilmiş bir arzu evreni sunar. Sergi isminin aksine seyirciyi baştan çıkarmaya çalışmaz baştan çıkmış sanatçıların ve işlerin arasına seyirciyi çeker ve libidinal bir keşfe davet eder.

Sergide Merve Tuna’nın işlevsel heykelleri sanat eseri ve yetişkin oyuncağı arasında gidip gelir ve sanatın değeri ve işlevi konularına ikonoklastik bir tavırla yaklaşır. Sanatçı nakış işlerinde mazoşizm ve obje fetişizmi kavramlarını çocukların psikoseksüel gelişim evrelerindeki dönemlerde arar ve bu araştırmayı kendine has sembol ve formülasyonlar ile grafikleştirerek haritalandırır. Esra Karaduman minyatür sanatına post-modern bir ihanet ile klasik murakka formatını güncel bir dille yorumlamakla kalmaz aynı zamanda erotik voyöristik bir hikâye tasvir eder. Özgür Yaz Taşçı’nın resimlerindeki bedenler alternatif bir cennette gerçekleşen bir zevk şölenini betimler. Özgürleştirilmiş arzu kavramını queer bedenlerle irdeler. Ünal Bostancı sergideki işlerinde, kimlik, cinsellik ve temsiliyet kavramlarını soyutlaştırır ve malzemelerin kullanım formlarını yeniden yorumlayarak kişisel bir yüzleşme sunar. Maral Taşkırıcı’nın seramik işleri kırılgan görünüşünün aksine güçlü, cinselliği ile barışık ve bunu göstermekten çekinmeyen kadınları hikayeleştirir. Gili Avvisar ipten yaptığı cinsiyetsiz yaratıkları bizi olağandışı queer bir hayal gücünün dünyasına çeker. Sinem Sezgin Bozkurt’un eseri ise farklı estetik anlayışlarını katmanlar halinde sunarken cinsellik ve muhafazakarlık arasındaki çatışmayı vurgular.

Bir baştan çıkarma ve çıkma evreni sunan ‘Seduction’ seyirciyi voyöristik bir konuma çekerken aynı zamanda seyircinin kendi cinsel dünyalarına ayna tutmayı dener. Seyircinin o aynanın içinde bazen kendi fetişlerinin kıyısında yer yer şok edici olabilen tinsel bir keşif yolculuğuna çıkmasını hedefler.

Sergi metni: Cihan Yıldız

Sergi, Pazar ve Pazartesi günleri hariç 11:00 – 19:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.


Ferda Art Platform

Maçka Cad. Ralli Apt. 37/7 K:5 Teşvikiye Şişli/İstanbul

Türkiye'nin En Büyük Sanat Haber Portalı, Güncel Sanat Haberleri, Sergi Rehberi, Sanatçı Portfolyoları, Sanat Üzerine Röportajlar

One Ping

  1. Pingback: Portfolyo: Esra Karaduman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir