Atölye Söyleşileri: Pınar Birim

Pınar Birim
Pınar Birim

Atölye Söyleşileri serisinin on dördüncü konuğu ressam Pınar Birim.

Pınar Birim, yaşadığı şehre karşı beslediği duyguları resimlerine taşır. Kent yaşamının düzensiz ve yorucu ritmi, figürlerinin biçim ve renk seçimlerinde belirleyici olur. Eserleri, tıpkı içinde yaşadığı şehir gibi renkli, canlı ve hareketli bir ruhu yansıtır.

Kendinden bahseder misin?

1978, İstanbul doğumluyum. Mimar Sinan Üniversitesi Grafik tasarım bölümünden 2001 yılında mezun olup, Londra’ya taşındım. Yaklaşık 6 sene orda yaşayıp yüksek lisansımı sanat üzerine yapmaya karar verdim. Eğitimim bitince İstanbul’a geri dönüp bir dönem tasarım ve reklam dalında sanat yönetmenliği yapıp çocuklarım olunca evden çalışmaya başladım. Evden çalışırken pandemi ile beraber resim yapmaya ağırlık verdim ve tüm zamanımı bu işe ayırmaya karar verdim. Pandemi bitiminde Karaköy’de bir atölye tutup çalışmalarımı hem ders vererek hem de sergiler açarak ve markalarla iş birliktelikleri yaparak devam ettirdim.

Pınar Birim Atölye
Pınar Birim Atölye

Şu anda çalıştığın mekânın atölyen haline gelme süreci nasıl şekillendi? Bu atölyede ne zamandır üretim yapıyorsun?

Atölyem pandemi bitiminde evden çıkma ihtiyacıyla doğdu. Uzun süre evimin salonunu atölyem olarak kullanırken benim çalışma saatlerim ev işleriyle karışınca, atölyeyi taşımaya karar verdim. Çok sevdiğim bir cadde olan Bankalar Caddesi’nde 120 yıllık bir yapının içinde bu atölyeyi buldum ve gördüğüm an tutmaya karar verdim. Karakteri olan bir bina olması, Han olarak çalışması, içindeki insanlar ve civarı bana çok iyi geliyor. Capcanlı, yaşayan bir ortamın parçası olarak atölyemi buraya konumlandırdım.

Üretmek dışında atölye senin için ne ifade ediyor?

Benim ormanım orası. Orman gibi çok yaşam içeren, çok çeşitli, değişen yenilenen bir ortam. Bana doğaya çıkmak gibi iyi gelen en özel alanlardan biri.

Bu atölye bir canlı, bir koku ve bir ses olsaydı neler olurdu?

Bir çam ormanı kokusunda kuş sesleri ağustos böcekleri seslerinin karıştığı bir ses olurdu.

Bir sanatçı atölyesini sadece üretim yeri olmaktan çıkartan unsurlar nedir?

Atölyeye olan hissidir.

Atölye, üretim dışında bir gebelik döneminin de geçtiği alandır. Hiçbir üretim yapmadan gidip uyuduğum günler de üretimin ve çalışmanın bir parçasıdır.

Pınar Birim Atölye
Pınar Birim Atölye

Atölyenin görünmeyen ama senin için en önemli malzemesi nedir?

Seyahatlerimden taşıdığım mercanlar, ormanlardan getirdiğim kuş tüyleri ve taşlar.

Atölyeler gizli alanlar mıdır? Ziyaretler esnasında seni rahatsız eden durumlar oluyor mu? Nedir onlar?

İnsanları sevdiğim için ziyaret edilmeyi sohbet edip, işlerimle ilgili konuşmayı çok severim. Ama habersiz gelinmesinden asla hoşlanmam.

Süpriz sevmem.

Atölyeni bir günlüğüne bir sanatçıya verseydin eğer o isim kim olurdu?

Yaşayan biri olsa Danimarkalı sanatçı Frederick Naeblerod olurdu.

Yaşamayanlardan ise Bedri Rahmi Eyüboğlu olurdu.

Son olarak atölyende bir günün nasıl geçiyor?

Her gün farklı ama online shopum açıldığından beri ilk iş kargoları hazırlamak oluyor. Atölye çalışması varsa ona göre set ediyoruz masaları. Yoksa da mutlaka atölyemi günlüğümü yazarım. Sonra yarım kalan tuvallere dalarım. Zaman nasıl geçer anlamam. Çok şanslıyım sevdiğim işi yapıyorum.

Atölyem benim oyun alanım, oyuncağım değil; benim ekmek teknem, mabedim.

YAZAR

Instagram’da paylaş

Bu cihazda doğrudan dosya paylaşımı açılamadı. Hazır görseli kaydedip Instagram’da paylaşabilirsin.

Görsel hazırlanıyor…

Görseli Instagram story’ne ekle. Habere tıklanabilmesi için kopyaladığın adresi Instagram’ın Bağlantı çıkartmasına yapıştır.