İki zıt dünya: Netta ve Valmundur Cumhuriyeti


İki zıt dünya: Netta ve Valmundur Cumhuriyeti
NİL HAS

İki zıt ülke Netta ve Valmundur Cumhuriyeti; Netta hayaller ülkesi, Valmundur lanetlenmiş insanların yaşadığı, en kötüsünün bile yaşamak istemeyeceği bir yer.

Bir önceki kitapta –Diğer Evrendeki Kadın- yer alan adını sonra öğreneceğimiz kadın üzerinden ilerleyen bir kitap. Aslında diğer ikisinden bağımsız gibi gelse de Diğer Evrenin Senaristi ve Diğer Evrendeki Kadın kitaplarının devamı niteliğinde. Yazar Şeyda Aydın bize 3. Kitabında Astrid adında hafızasını kaybetmiş genç bir kadının kendi geçmişini arayışını, aşk hayatını, içine düştüğü tüyler ürpertici olayları anlatıyor. Kitabın içinde bilimkurgu, fantastik öğeler olduğu kadar, aşk, romantizm ve polisiye de var. Ayrıca Astrid’in asıl kimliğini öğrenince biz de şaşırıyoruz ama diğer kitapları okuyanlar olarak az çok bağlantıları kurabiliyoruz.

İki zıt dünya: Netta ve Valmundur Cumhuriyeti

Yazar kafasının içindeki dünyayı bize anlatırken okuduğumuz zaman aslında olayın çokta yabancı olmadığını düşünebiliriz. Çünkü biz şuan Valmundur Cumhuriyeti’ne benzer bir dünyada yaşarken hayalimiz hep Netta gibi huzurlu, ayrımcılığın olmadığı, her yerin yeşil oksijen dolu olduğu ve insanların birbirine saygı duydukları dünya da var olmak isteriz.

Keşke böyle evrenler arası geçiş olsa değil mi? Bunu yazarın diğer kitaplarını bildiğimden ve bu kitabını okurken hep düşündüm. Keşke evrenlerarası geçiş olsa… Ama daha iyisine.

Gündemimiz tam bir Valmundur Cumhuriyeti gibi; nefret suçları, savaş, kan, kadına-çocuğa-hayvana tecavüz, kayıp insanlar, zehirli gazlar, işsizlik, ayrımcılık, gri bir kent…

‘’Yasaklar vardı; o yasaklardan başka da bir şey yoktu. En değerli şeylerdi yasak olanlar; mesela dilediğine âşık olmaktı içlerinden biri. Asıl yasak olması gerekenlerse umursanmazdı, mesela birini kaçırmak, öldürmek, doğayı katletmek; çocuklara, kadınlara, hayvanlara işkence etmek…’’ Parçalanmış Yansımalar

Keşke bizim de bir kuzgunumuz olsa da bize yol gösterse. Öyle değil gerçekten romanlarda geçen kuzgun gibi bizi doğruya direkt ulaştırabilecek bir kuzgun. Bizim de omzumuza konsa ve güven verse. Hele ki kadın, çocuk ve sokak hayvanlarına…

‘’Köprüdeki cesetlere bakıp düşüncelere daldı Freya, on altı cesedin hangi tarafına geçip baksam diye düşündü.On altı ceset bir ülke halkını ikiye ayırıyordu çünkü. Cesetlerin bir tarafında kana kan isteyenler, diğer tarafında doğru dürüst bir yargıyla adaleti isteyenler vardı. Ama kana kan isteyenler, gerçek adaleti isteyenleri hırsla ezip geçecek kadar çoktu. Adalet ve kanun denilen kavramlar herkes için göreceliydi, aslında hiç kimse gerçek adaletin ne olduğunu bilmiyordu.’’ Parçalanmış Yansımalar

Bir de hayatımıza öyle biri girse ki onun için evrenleri aşsak.

Şeyda Aydın’ın üçlemesinin son kitabı Parçalanmış Yansımalar iyi ile kötü arasında geçişten tutun aşkın nelere kadir olduğunu yaşatacak bir roman. Diğer romanlarını da severek okuduğum yazar aşkı ele alış bakımından hepimizin duyduğu aşklara karşın günümüzde zorbalığa ve ayrımcılığa karşı gelen aşkları ve hayatları konu alış bakımından size belki de ilk gelecek türden bir kalem. En azından bizim dilimizden biri olarak.

1988, İstanbul doğumlu. Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi mezunu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir