Memed Türkmen

Bir ressam adayının karşısına çıkan en önemli kriz kendi dünyasına giden yolda ona yardımcı olacak yordamı bulmaktır kanımca. Döneminin ve kendisinin biriktirdiği önyargılardan sıyrılıp görmeye başlaması en zor iştir. Akademi’ye girdiğimde ışıktan nefret eder yapmış olanları eski bağnaz görürdüm, çıkarken ışık resmi yapmaya çalışan biri olarak mezun oldum. Ustalarımın da dediği gibi resim zaaflardan ve onlarla hesaplaşmalardan çıkar. Tıpkı yaşamın çelişkilerimizden zaaflarımızdan çıkması gibi. Tabi inatla onlarla hesaplaştıkça yaşadım diyebiliriz durup geriye baktığımız zamanlarda. Kontrastlar meydana gelir ve onlar akılda kalır…

Tüm bu debdebeli dertleri bir araya toplayıp uzaktan görebilmek için geçmişe bakılmalıdır. Akılla değil, ilkönce sezgiyle duyguyla bencilce ukalaca bakılmalıdır. Benzer hisleri arayanlardan bayrak yarışı gibi yollar ve yöntemler teslim alınıp devam edilebilinir. Özgün olacağım diye hafızasızlık gibi popülerliğe kapılmadan. Ben kendimi Titian’la başlatılan Rubens, Velazquez, Rembrandt, Manet gibi devam ettirilen ekolde buldum. Boyanın ve fırçanın hissedildiği insan ve anlam derdi taşıyan işler yapmakta buldum. Ve çok başındayım…

Instagram: paintermemedt


Bu gönderiyi Instagram'da gör

Sakallı Celal ( Celal Yalınız, 1886 – 1962 ) Portre – 180 cm x 80 cm, 2019 İstanbul. Sakallı Celal birgün atölyeme ziyarete geldi. Aynı apartmanı paylaşmanın getirdiği samimiyete dayanarak tanışma hoşgeldin komşu ziyareti. Dedim dur senin bi eskizini alayım derken adamı dört ay gelgit yaptırdım. Çok neşeli bir adam, aristokrat mı aristokrat bir aileden gelme Osmanlı paşası oğlu. 1886’da İstanbul’da doğmuş .Adam olsun diye Galatasaray Lisesi’ne verilmiş ordan da diplomat olsun diye Fransa Paris. O da felsefe aşağı edebiyat yukarı derken bohem bohem yaşamış. Sonra dönmüş kendi şarkına.Öğretmenlik yapmaya başlamış mezun olduğu okulda. Sakal uzatmak önemli bir mesele o zamanlar bir nevi anarşiklik. Şimdilerin modası gibi “hipster” mısın kardeş denilmiyor. Var bunun bi derdi başımıza iş çıkartacak bu gibisinden bakılıyor. Sakal için ermiş olacaksın yaşlı olacaksın ya da hacca gidip döndüğünde sakalını okurmuş olacaksın. O’da inatla kesmiyor. Sonra bizim apartmana taşınıyor. Malum herkesin sevdiği Muhsin bey filminin de çekildiği Doğan apartmanına. O günden beri de ahbabız kendimizce. Aydın’da hamallık yaptığı da olmuş güzel okullarda öğretmenlik de önemli davetlerin popüler beyefendisi de. Zamanla komünstleşmiş eşitlik demiş. Öğrencileri için yanıp tutuşmuş öğrencileri de onu asla yalnız bırakmamış. Hep sevilmiş güzel laflar etmiş bunlar dilden dile dolaşa dolaşa bugünlere kadar gelmiş. Beyoğlu’nda o sahaf senin bu kitapçı (ortam) benim koltuğunun altında Fransız gazeteleriyle gezmiş dolaşmış. Miş diyorum diyorum çünkü Celal Yalınız ( soyadı gibi zaten genelde yalnız bir insancık) 1962’de vefat etmiş. Ben de yaşasaydı yukarıdakiler olurdu deyip resmini yaptım. Saygılarımızla….. #oilpainting #figurativepainting #art #arte #peinture #classical #baroque #renaissance #naturemorte #stilllife #kunst #sanat #yağlıboya #ressam #memedturkmen #ıstanbul #resim #atölye #yağlıboya #paint #painting #sakallıcelal

MEMEDT (@paintermemedt)'in paylaştığı bir gönderi ()

1988, İstanbul doğumlu. Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi mezunu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir