Zaman:28 May, 2020

Portfolyo: Uğur Çalışkan


Uğur Çalışkan
Uğur Çalışkan

1964 yılında Eskişehir’de doğdum. 1981-83 arasında Gazi Üniversitesi Resim bölümünde eğitim gördüm. 1987 yılında Hacettepe S.İ.Y.O. ve 2012 Gazi Üniversitesi Heykel Ana Sanat Dalından mezun oldum. 1988 yılında ARTURA sanat atölyesini kurdum. 1990-2013 yılları arasında resimlerim, Gazi Müzesi, SPK(Sermaye Piyasaları Kurumu), Vakıf Bank, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İMKB(İstanbul Menkul Kıymetler Borsası), İMOGA İstanbul, Devrim Erbil Müzesi, Doğuş Üniversitesi Müzesi, MKM(Beşiktaş Çağdaş), Işık Üniversitesi, ÇAĞSAV(Çağdaş Sanatlar Vakfı), Selçuk Üniversitesi Müzesi v.b. kurumlara alındı.

BRHD(Birleşmiş ressamlar ve heykeltıraşlar derneği)inde 3 dönem yöneticilik ve bu dönemde BRHD SANAT dergisinin editörlüğünü üstlendim. 2002 yılından itibaren Anadolu Ateşi Dans Topluluğunun deri kostümlerinin tasarım ve uygulamalarını yaptım. 2005 yılında Alaçatı’da ARTURA GALERİ’yi açtım. 2006 yılında 20 sanatçının katıldığı TERAKOTA WORK SHOP atölye çalışmaları ve sergisini, 2007 yılında 5 Üniversitede 60 sanatçının çalıştığı GRAVÜR WORK SHOP atölye çalışmalarını ve sergilerini ve 2008 Ankara Batıbirlik Sanat Galerisinde GRAVÜR WORKSHOP sergisini düzenledim. 2018 Eskişehir Odunpazarı’na “TÜRKAN SAYLAN “UMAY ANA” anıtını yaptım. 2019’a kadar 18 kişisel sergimi ziyaretçilere açtım.

Sanatsal çalışmalarımda varoluşçuluk zemininde insanlığın ürettiği tüm bulguları incelemekteyim (buna yanılsamalarda dahil) ve bunlar yapıtlarımda dışa vurmaktadır. Olumlayıcı postmodernist bakış açım ile modernitenin ürettiği determinist oluşumlara ciddi eleştirilerde bulunuyorum. Kaosun kendi iç dinamiklerinde doğruyu bir şekilde bulduğuna inanıyorum.

Heykel ve resimlerimdeki temel konu, yüzyıllardır filozofların ve sanatçıların cevabını aradığı, estetik olarak en güzeli bulma ve anlayabilme çabasıdır, yani ham estetik.

Neden herkes en güzeli arar? Neden Kant, Hegel, Schelling ve diğer düşünürler bunun peşindedir? Sorunları nedir? Benim meselem de tam olarak budur. Kendimi bu fenomenin bir parçası sayarım, tek bir hücre gibi. Aynı zamanda bir parçası olduğum bu döngünün güzelliğini ve var olabilme çabasını anlamaya tasvir etmeye çalışırım, tek bir hücre bütün bir sistemi ne kadar anlayabilirse tabi problem algı mekanizmamızın sınırları oluşunda ama bu noktada da hislerimiz devreye girer ve biraz daha yol almamız mümkün olur.

İçimizdeki ham estetik hep bizi çağırır, ne zaman ona yakın işler çıkarırsak, kendimize ”İşte bu” deriz ve altına imza atarız, bunlar da hep yüceye ulaşma çabasından kaynaklanır. Tüm bu ulaşılmak istenen nedir? Neden bizi çeker? Neden ona güzel estetik deriz ve bizi hoş duygular yaşatır?. Belki de çözümü çok güç olan belirsiz olan da budur. Hislerimin beni götürdüğü yere giderim ve işlerime yansıtırım, sonuç beni mutlu ediyor ise ve sever isem altına imzamı atarım. Siz de severseniz, ortak bir şeyimiz var demektir, onu paylaşırız, sevmezseniz, hiçbir anlamı yok demektir. Aslında hayatta tam olarak böyle bir şeydir.

Instagram: /ugurcaliskanstudio/
Faacebook: /ugurcaliskanstudio/


Nil Has

1988 İstanbul doğumlu. Sahne ve gösteri sanatları yönetimi mezunu. Okur, yazar, çizer.

One Ping

  1. Pingback: Heykeltraş Uğur Çalışkan ile Sanat Köyü Yeniçarohori’yi Konuştuk

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir