Second ile Yeni Şarkıları ve Sahne Üzerine

Second
Second

1999’da kurulan Second, ilk uzunçaları LUDDITE’ı yayımlamaya hazırlanıyor. Grubun farklı dönemlerini yeni bir estetikle buluşturmayı hedefleyen bu çalışma, yıllar içinde oluşan müzikal dilin bugün nasıl yenilendiğini konuşmak için bir başlangıç sunuyor. Son teklileri “Bana Hiç Gerek Yok”ta ise bir ilişkide fazlalık hissetmekle insanlığın gezegen üzerindeki yerini sorgulamak aynı anlatıda buluşuyor.

Benim bu söyleşide merak ettiğim, Second’ın bugün bir şarkıyı yazarken hangi kararları aldığı ve dinleyicinin o şarkıya kattığı anlamlar. 10 Temmuz’da The Offspring’in öncesinde sahneye çıkan grup, kasımda Ankara, İstanbul ve İzmir’de dinleyicisiyle buluşacak. Albüm hazırlığını, şarkıların anlatıcılarını ve konser repertuarını şekillendiren tercihleri ele aldığımız bu söyleşiyi keyifle okumanızı dilerim.

DİNLESpotify

Yayımlamaya hazırlandığınız ilk uzunçalar LUDDITE’ı, Second’ın farklı dönemlerini yeni bir estetikle buluşturan bir çalışma olarak tarif ediyorsunuz. Kurulduğunuz günden bugüne müziğe yaklaşımınızda neler değişti, neler aynı kaldı?

Yıllar içinde süzülen bir gözlem olarak söyleyebilirim ki; bizim alametifarikamız müziğe bir yaklaşımımızın olmaması. Bizim yaklaşmaya çalıştığımız şey duygu, hız ve performans. Bizi yeterince gaza getirebilecek bir şarkı yazabilmek, konserine gidip hayran kaldığımız gruplar kadar iyi çalıp, iyi bir konser verebilmek. Türkiye’de bir punk rock grubuyuz ve hiç de fena değiliz hissiyle kuşanabilmek. Bizim anladığımız manadaki punk rock’a yakışır şekilde pozitif kalabilmek ve bu mevzudan hiç vazgeçmemek. Müziğin hizmetkarı tipler değiliz. Müziğin bizim inandığımız hislere hizmet etmesi için çalışıyoruz. 

Son tekliniz “Bana Hiç Gerek Yok”ta bir ilişkide fazlalık hissetmekle insanlığın dünyaya fazla geldiği düşüncesi buluşuyor. Bu iki anlamı aynı şarkıda taşırken, kişisel bir duyguyla daha geniş bir sorgulama arasındaki bağı nasıl kurdunuz?

İnsan kendini hangi bağlamda fazlalık hissederse hissetsin aynı kara ingiliz komedisi durumun içinde kalıyor. İzlerken sabrını zorlayan bakamadığın komedi filmleri vardır ya. “Gitsem gidemem, kalsam kalamam, sevmem sevemem şaştım bu işe” mesela Çelik bu sözü belki de yaşadığı şehre, bulunduğu çevreye yazmıştır belki de sevdiği kadına. Özneler farklı olsa bile insanda yarattığı ağırlığı aynı. Bizim şarkıda da aynı kara mizah unsuru var ancak biraz daha çevreci bir anlatı şekillendiriyor bizim şarkıyı. 

Kapak Magazin’de Enes Taştan’la yaptığınız söyleşide, “Anahtarı Bıraktım”ın bir filmden hareketle yazıldığını anlatmıştınız. Karakterin hikâyesi sizin sözleriniz ve sesinizden geçip dinleyicinin deneyimiyle buluştuğunda farklı anlamlar kazanabiliyor. Dinleyicinin şarkıda sizin yazarken düşünmediğiniz bir hikâye bulması, o şarkıyla ilişkinizi nasıl etkiliyor?

Dürüst olmak gerekirse dinleyiciler artık şarkıları pek didik didik etmiyor. Daha kısa partisyonların ve kancaların peşindeler. Dinleyiciyi şikayet etmiyorum da, durum bu. İncelikli şarkılar, fazla kibar ve hafif takıntılı biriyle date’e çıkmak gibi. Yani rahatsız edici ve seni tuvalete gider gibi yapıp mekandan kaçmak kaçmaya iten bir durum. O herşeye pür dikkatli, kelime oyuncu, manyak kibar adam olmak istemem. Anahtarı Bıraktım “bakalım bu hissi taşıyıp şarkı yapabilir miyim” meydan okuması sonrası çıkan bir şarkı. Bence külliyatımızda ayrı yerde duran ve dinlemeyi sevdiğimiz bir şarkı. Second için bu önümüzdeki albümden sonra, daha basit daha punk rock bir çocuk şarkıları albümü yapmayı çok isteriz mesela. Gerçekten hızlı çocuk şarkıları ve punk rock. 

Second
Second

The Offspring’in ön grubu olarak sahneye çıktınız. Punk rock tarihinde önemli bir yeri olan bu grubun öncesinde çalmak sizin için ne ifade etti? O geceden aklınızda kalan bir an var mı; paylaşır mısınız?

Müthişti. Yıllarca hayalini kurduğumuz bir andı ve iyi bir performans sergilediğimizi söyleyebiliriz. The Offspring gitaristi Noodles bütün performansımızı izleyip bizi çok beğendiğini iletti bu bizim için unutulmazdı.

Kasımda Ankara, İstanbul ve İzmir’de sahneye çıkacaksınız. Eski şarkılarınızla LUDDITE’tan yeni parçaları aynı repertuarda buluştururken seçimlerinizi neye göre yapıyorsunuz?

Yeni konserler ve buluşmalar için çok heyecanlıyız. En çok da hiç çalmadığımız şarkılar çalacağımız için heyecanlıyız. Hep özenirdik yeni şarkıları ilk kez konserlerde görücüye çıkarmaya. Bu konserler ona yarayacak. Albümün çıkışını yeni yılın ilk aylarına atabiliriz, son anda albüme giren yeni şarkılar oldu bazıları albümden çıktı. Çok dinamik süreçler ve en son yaptığımız şeylere en çok yükseliyoruz. Ayrıca Türkiye’de planladığın bir şeyi tam planladığın zamanda çıkarabilmek için yürek yemiş olman lazım. Konserlerde neredeyse sevilen bütün şarkılarımızı çalacağız ve yeni şarkılara da yer bulmaya çalışacağız. Herkesi bekleriz.

YAZAR

Instagram’da paylaş

Bu cihazda doğrudan dosya paylaşımı açılamadı. Hazır görseli kaydedip Instagram’da paylaşabilirsin.

Görsel hazırlanıyor…

Görseli Instagram story’ne ekle. Habere tıklanabilmesi için kopyaladığın adresi Instagram’ın Bağlantı çıkartmasına yapıştır.