Shadowminds İle İlk Çıkışları “Mutsuz Son” Üzerine

Shadowminds, Yiğit Orsal
Shadowminds, Yiğit Orsal

On Air Music Co. etiketli ilk teklileri “Mutsuz Son” ile -geçtiğimiz aylarda- dinleyiciyle buluşan Shadowminds, henüz yolun çok başında olan ama bir süredir sessizce biriken duyguları, fikirleri, sesleri bir araya getiren bir ekip. Daha önce farklı yayın organlarında yayınlanan söyleşilerinde grubun çıkış hikâyesine dair önemli notlar paylaşılmıştı. Bu kez biraz daha içeriden, biraz daha müziğin mutfağından konuşalım istedim.

Shadowminds ile bir süredir aynı üretim evrenindeyiz. Bu da bana hem tanıdık bir mesafeden hem de müziğe dışarıdan değil, içinden bakma imkânı veriyor. Grubun vokali ve söz yazarı Yiğit Orsal’la yaptığımız bu sohbette “Mutsuz Son”un arka planından gelecekteki planlara, üretim alışkanlıklarından grup içi dinamizme kadar uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz.

İlk şarkının ardından gelen bu ilk sorular, belki de ileride dönüp bakıldığında bir başlangıç manifestosuna dönüşecek. Sözü uzatmadan sizi Shadowminds’ı n hem içten hem de kolektif anlatısıyla baş başa bırakıyorum. İyi okumalar dilerim.

[irp posts=”53368″]

“Mutsuz Son” ilk çıkışınız. Grup için nasıl bir başlangıç anlamı taşıyor? İlk teklide genelde hem çok düşünülür hem de sonunda “artık çıksın” denir. Bu dengeyle sizin aranızda nasıl bir ilişki kuruldu?

Öncelikle herkese merhaba. Umarım herkesin sağlığı ve keyfi yerindedir. Konuya şöyle bir giriş yapayım; şarkının temeli aslında grup kurulmadan öncesine dayanıyor. 2019 yılının Mayıs ayında pandeminin de iç daraltışını düşünürsek “Artık bir şeyler yapmalıyım.” diyerek elime bir klavye alıp melodiler ile oynamaya başladım ve ardından o melodilerin hissiyatı ile bu sözler ortaya çıktı. Aradan geçen zamanda tek başıma işleri yürütemeyeceğimi düşünüp bir grup kurma kararı aldım ve yol arkadaşlarımı seçtim. Bahsettiğim üzere grup kurulmadan önce sevgili İbrahim Ünverdi ile şarkının temellerini atmıştık zaten bu şekilde gruba armağan etmek istedik. Sonuç olarak “Artık çıksın da ne olursa olsun! “ mantığıyla hareket etmiş olduk.

Shadowminds olarak hem çok yenisiniz hem de sanki uzun süredir bir şeyler biriktirmiş gibisiniz. Ben az çok biliyorum ama merak eden müzikseverler için sorayım: Bu ilk şarkıdan önce sizi en çok zorlayan neydi? Ya da grup olarak içinizde biriktirdiğiniz, artık dışarı çıkması gereken neydi?

Yeni olmak sadece bir tarihten ibaret. O tarihten önce yaşadığımız tüm şeyler bizim aslında birikmişliklerimiz ve afedersiniz kusmak istediklerimiz. “Mutsuz Son” çıkmadan önce bizi zorlayan en önemli şey bütçesizlikti. Olabildiğince minimal çalışarak ve zaten neredeyse boş olan cebimizi daha da zorlamayarak bu işe giriştik. Ama ortaya bir eser çıkarmak bu bütçesizliğin önüne geçiyordu. Çünkü çok zor şeyler atlattık ve ortak dertlerimiz vardı. Kısaca derdimizi anlatmamız gerekiyordu. İbrahim ile aile gibi olduğumuzdan tüm sıkıntılarımızı rahat bir şekilde konuşabiliyorduk. “Neden olmasın?” dedik ve insanlar ile de paylaşalım istedik “o” sıkıntıları. Sağlık, ihanet, aşk… Adına her ne derseniz.

Shadowminds
Shadowminds

Yazarken, üretirken kaçamadığınız bir duygu ya da tema var mı? Hani böyle “yine aynı yere geldik” dediğiniz…

Tabii ki, karamsarlık. Peşimizi bir türlü bırakmıyor. Üretim aşamasında çok fazla düşünmüyoruz içimizden ne gelirse onu yansıtmaya çalışıyoruz en samimi hali bu şekilde oluyor. Ama konu ne olursa olsun içimizden gelenlere daima bir karamsarlık eşlik ediyor. Geleceğimizle ilgili her şey konusunda umudumuzu yok ettikleri için… Neyse…

Shadowminds’in sound’unu tek kelimeyle tarif edecek olsan… Ne olurdu o kelime? Sizde nasıl bir çağrışım yaratıyor?

Hüzün. Yakında piyasaya sürmeyi düşündüğümüz bir şarkı “Shadowminds” sound’unu net bir şekilde anlatır olacak. Neden, bilmiyorum; ama üretime başladığımızdan beri aslında çok duygusal olduğumuzu farkettik. Normalde dünya umrunda olmayan insanlar, “Aslında içlerinde ne güzel bir kalp taşıyormuş.” dedirtiyor bana.

İlerleyen şarkılarda “Mutsuz Son”un izleri olacak mı, yoksa her biri kendi hikâyesini mi anlatacak? (Bunu ben de bilmiyorum sevgili okur; sabırsızlıkla ilk dinleyenlerden biri olmayı bekliyorum.)

Ufak tefek izler olabilir ama emin olun daha sert ve acımasız bir şekilde geliyoruz. Hepsinin ayrı ayrı bir hikayesi var. O hikayeleri hiçbir zaman anlatmayacağız. Dinleyicilerimiz, şarkıların kendilerinde uyandırdıkları hislere göre kendi kafalarında bir hikaye yaratmalarını istiyoruz. Sanki çok lazımmış gibi olaya gizem katıyoruz yani!

Yeni şarkı demişken; kayıtlar nasıl gidiyor? Süreci nasıl planladınız, nasıl ilerliyorsunuz?

Kayıtlara yeni başladık. Bir şarkının kayıtları bitti, düzenlemeleri ve vokal kaydı kaldı. Geriye bilmem, ne kadar şarkı kaldı? 😊 Beste/ler konusunda Ege Son gruba dahil olduktan sonra açıkçası uçuşa geçtik. Bizi frenleyen çok etmen varmış. Bunu görmüş olduk. Şu an yaratıcılık konusunda – diğer arkadaşlarımızın yoğunluğundan dolayı- ikimiz daha çok çalışıyoruz. Ancak kayıt aşamasında onlar da dahil oluyorlar; sonraki dönemlerde ise müsaitliklerine göre hem yaratıcılık aşamasında hem de kayıtlarda tamamen olayın içinde olacaklar… Yakında yeni işlerin duyurusunu yapacağız.

Bu yola girerken sahne mi daha çok heyecan vericiydi yoksa stüdyoda saatlerce uğraşmak mı sizi daha çok içine çekti?

Kendi adıma konuşacak olursam sahne her zaman daha ön planda olmuştur. Ancak kendi şarkılarımızla sahnede yer almak daha da cazip geldiğinden üretmek mecburiyetindeyiz. Yol arkadaşlarım da bu şekilde düşündüklerini ilettiler. Yani biz, konserimize gelen 5 kişi de olsa 55 kişi de olsa hatta 155 kişi de olsa o insanlara sürekli cover dinletmeme amacını taşıyoruz. Cover cover nereye kadar! Bu yüzden de uzun zamandır konser yapmıyoruz.

İlk çıkış şarkınızda birlikte çalışarak başladık, siz de hem yayımlama deneyimini hem bu sistemin içini biraz daha tanımaya başladınız. İlk heyecanınıza ortak olmaktan çok mutluyum; bunu da belirtmeden geçmeyeyim. Bu söyleşide seninle başka bir gözle de buluşmak ayrıca hoşuma gitti. Dinleyiciler grubu ilk kez duyuyorsa, nasıl bir iz kalsın istersiniz onlarda?

Heyecanımıza ortak olduğunuz, en sıkıntılı anlarda gecenin kör vakti de olsa yardımcı olduğunuz için, bize daima iyi yaklaştığınız ve mutlu olmamızı sağladığınız için ben de size teşekkürlerimi sunuyorum. Dinleyicilerimiz bizim her şeyimiz. Onlar olmadan kendimiz çalar, kendimiz dinleriz. Bunun sayısı önemli değil, önemli olan arada kişiler ile bir bağ yakalamak. O bağı hiçbir zaman zayıflatmayalım o bize yeter. Çok bağırsak da, haklıyken haksız konuma düşsek de onlar bizim derdimizi anlasın yeter. İyi ki varlar…

Grupta herkesin belli bir alanı mı var, yoksa üretim daha çok birlikte mi şekilleniyor? Bir de grubu yeni tanıyacak okuyucularımız için üyeleri kısaca tanıtır mısın?

Gruptaki her bir bireyin müsaitlik durumlarına göre üretim şekilleniyor. Birimiz müsait değilse diğeri dümeni devralıyor. Zaten ortak noktada buluştuğumuz için gözümüz de arkada kalmıyor böylece. Ege Son ve Ahmet Uğur Akgül gitaristlerimiz, Berke “Berjo” Solmaz ise bass gitaristimiz. Şu sıralar üretim ile daha çok ilgilendiğimiz için davulcu arayışına vaktimiz kalmadı. Belki işlerimiz bittikten sonra onu da duyururuz.

Son olarak… İlk şarkının yankısı henüz dinmemişken, kendine bir cümle bırakacak olsan… nasıl bir cümle olurdu?

“Mutsuz Son” benim hayalimdi. Çıktı, rahatladım. Şimdi ise daha ciddi konulara dönme vakti. Halktan bir nebze kopukluk bile iyi bir şey değil. Ortak dertleri anlatma vakti. Kendime son olarak Can Uzunallı’nın daima aklımda dönen sözlerini bırakmak istiyorum:

“Yolun sonunda ışık belirse, biter mi? Acım diner mi?
Ya kaybederken zaman değişse, biter mi? Yüzüm güler mi, söyle?”

Söyleşi boyunca müziğin içinden, karanlığa da ışık taşıyan o duygusal yerlerden yürüdük; hem kelimelerde hem de seslerde birikenleri konuşmaya çalıştık. Shadowminds’in dünyasında gezindikçe, insanın içinden şu cümle geçiyor: Bazı başlangıçlar aslında yıllardır orada bir yerdeymiş gibi… Ve evet, bazen bir “mutsuz son”dan da güzel şeyler filizlenebilir. Son olarak söyleşimizde adı geçen; kalbi, fikri ve emeğiyle hep yakınlarda hissettiren, iyi müziğe desteğini hep gözlemlediğim bir isme de selam çakmadan geçmeyelim: Can Uzunallı’ya… Her şarkının gölgesinde bir iz bırakanları dinlemeyi ve takip etmeyi bırakmayalım. Müzikle kalalım…

YAZAR

Instagram’da paylaş

Bu cihazda doğrudan dosya paylaşımı açılamadı. Hazır görseli kaydedip Instagram’da paylaşabilirsin.

Görsel hazırlanıyor…

Görseli Instagram story’ne ekle. Habere tıklanabilmesi için kopyaladığın adresi Instagram’ın Bağlantı çıkartmasına yapıştır.