Zaman:21 September, 2020

Sinan Ufuk Nergis İle Pandemi Sürecine Dair Söyleşi


Covid Pandemisi ile birlikte eğlence anlayışımız kökten değişti denebilir. Pandemi sürecini, kültür ve sanat sektörünün geleceğine etkisini ve Pasión Turca’nın gelecek projelerini; Pasión Turca kurucu CEO’u Sinan Ufuk Nergis, SanatOkur okuyucuları için değerlendirdi.

Pasión Turca hakkında

Pasión Turca

Pasión Turca Madrid’de 2000 yılından bu yana Akdeniz ülkeleri müzikleri ve dansları ağırlıklı çalışan prodüksiyon ve organizasyon firmasıdır. Çalıştığı isimler arasında: Amelita Baltar, Ayo, Bonnie Tyler, Buika, Cesaria Evora, Goran Bregovic, Emma Shapplin, Jason Derulo, Lara Fabian, Neil Rodgers, Teresa Salgueiro ve daha pek çok tanınmış isim yer alırken; İspanya Ulusal Balesi, Prag Siyah Işık Tiyatrosu, Kamboçya Kraliyet Balesi, Julio Bocca ve Arjantin Balesi gibi pek çok büyük şovların da organizasyonuna imza attı.

Geçtiğimiz Mayıs ayında bir markayla gerçekleştirdikleri Ev Konserleri organizasyonu kapsamında, “Lost On You” parçasıyla müzik severlerin ilgisini toplayan ve Türkiyede’de ciddi hayran kitlesi olan İtalyan asıllı Amerikalı sanatçı LP’yi (Laura Pergolizzi) Instagram canlı yayınında takipçileriyle buluşturmuşlardı.

Keyifli okumalar.

Sinan Nergis
Sinan Ufuk Nergis

Pasión Turca pandemi sürecini nasıl yönetiyor, projelerinizden iptal olanlar var mı?

Pandemi sürecinin başında önce bizler de herkes gibi ne olduğunu ve ne kadar süreceğini anlamaya çalıştık. Tabii ki ertelenen konser ve gösterilerimiz oldu. Önce bekle ve gör mantığı ile yaklaştık, sürecin tahminimizden daha uzun süreceğini anladığımız noktada ise dijital tarafta aksiyon almaya başladık. Bu dönemde herkes içerik olarak birbirine çok benzeyen Instagram yayınlarına sarıldı. Bizler içerik olarak farklı ne yapabiliriz diye düşündük ve sanatçımız Barbaros ile çalıştığımız dünyaca ünlü starları “80 Günde Müzikli Devri Alem” konseptli Instagram yayınlarında bir araya getirdik. Yine aynı süreçte bir zoom konseri de gerçekleştirdik. 23 Nisan’da 23 ülkeden dünyaca ünlü starlar çocuklarımız için kutlama mesajları yolladı. Bu süreci olabildiğince verimli geçirmeye çalıştık. Şimdi de yeni normalin şartları altında özel konsept etkinlikler üzerinde çalışıyoruz.

Kültür Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada temassız bilet ve hijyen kurallarında sıkı önlemler var. Bunlar: ateş ölçer, maske, mesafe, eldiven, aralıklı oturma düzeni vb. Bu önlemler sektörün canlanmasına yetecek mi?

Sektörün kısa sürede canlanması çok kolay olmayacak. Yeni düzende düşen kapasiteler konser maliyetlerini karşılamak konusunda bizleri zorluyor. Yurtdışı uçuşlarının sınırlı olması ve Dolar Euro kurundaki yükseliş yabancı ülkelerden gelecek sanatçılarla yapılacak organizasyonları imkansız hale getiriyor. Sektörün canlanması için yurtdışında olduğu gibi devletin daha fazla teşviğine ihtiyaç var.

Pandemi devam ediyor olsa da insanlar tatil yapmayı kültürel etkinliklerden daha çok tercih etti ve ediyor. Bu durumun sektörün en üsttekinden en alttakine kadar bütün çalışanlarını ekstra etkilediği düşüncesindeyim. Bu karanlık dönemden çıkmak için fikirleriniz nedir? Eğlence endüstrisi, insanların organizasyonlara katılım sağlaması için ilgilerini nasıl çekecek?

Pandemi korkusu ile yaşayan ya da bu konuda gerekli önlemlere çok fazla dikkat etmeyen iki grup var. Aslında her ikisini de çok doğru bulmuyorum. Normal hayatımıza yeni kurallara dikkat ederek adapte olmamız gerekiyor. Eğlence yada Kültür Sanat aktivitelerinin gerçekleştirilebiliyor olması sektör için önemli ama bunu yaparken izleyicilere de kurallara dikkat edilmesi konusunda önemli görevler düşüyor. Eğer Pandemi yokmuş gibi davranırsak rakamlar yükselmeye devam edecek. 2020 yazını kültürel aktiviteler anlamında çok verimli geçiremedik. Şimdi yapmamız gereken 2021’yi planlamak.

En son verilere baktığımızda Türkiye’de festival ekonomisinin büyüklüğü 750 milyon TL. Sadece Burning Man Festival ise kendi başına 60 milyon dolar. Ki bu sene festivalin iptal edildiği hatta organizatörler festivalin gelecek sene düzenlenebilmesi için katılımcılardan katılım bedelini (3.323,61 TL) festival ekibine bağış olarak yapmaları için çağrıda bulundular. Buradan bakarsak Türkiye’nin eğlence endüstrisindeki geleceğini nasıl yorumlarsınız?

Kültür Sanat ile ilgili rakamların sektörü tam olarak yansıttığına inanmıyorum. Örneğin düğünler de gerçekleştirilen konserler, belediye, avm etkinlikleri ve özel kurumsal etkinlikler de var ama bu rakamları net olarak alabildiğimiz bir istatistiğe ve sektör ile ilgili çatı sistemine sahip değiliz. Dolayısıyla sektörün büyüklüğü aslında belirtilen rakamlardan çok daha yüksek. Festivallerin devam edebilmesi bir ülkenin kültür sanat hayatı için çok önemli. Yine aynı noktaya geliyoruz COVID ile ilgili önlemlere yeteri kadar dikkat etmez isek yada aşı bulunmadığı sürece eskisi gibi büyük çaplı organizasyonlar gerçekleştirmemiz çok mümkün olmayacak. Organizasyon sektörünün etkilediği yan sektörleri de düşünürsek çok olumlu bir tablo ile karşı karşıya değiliz.

Online konser, tiyatro gösterileri, söyleşiler, deneysel pek çok çalışmanın olduğu bir dönemi geride bıraktık. Yeni kurallarla insanlar alanlara çağrılıyorlar. Online işlerin sektöre katkısı oldu mu? İlerleyen dönemlerde de çevrimiçi etkinlikler etkili olabilir mi?

Çevrimiçi etkinlikler bu süreçte hayatımıza çok hızlı bir şekilde girdi. Bizler de bir marka ile işbirliği gerçekleştirip dijital platformda LP konseri gerçekleştirdik. Bu tarz işbirliklerinin tabii ki sektöre bir ekonomik girdisi var. Ama insanların yerleşmiş alışkanlıklarını bir kenara bırakıp online konserlere adapte olması da belli bir zaman alacak. İlerleyen zamanlarda dijital projelerin hayatımızda daha fazla yer alacağı bir gerçek.

LP

Pasión Turca neler yapacak, projeleriniz nedir?

Tuluğ Tırpan ve Barbaros ile “A Touch of Jazz” projesi hazırladık. 4 Eylül’de Bodrum Caz Festivali’nde olacağız. 19 Eylül’de de Tekfur Sarayı’nda dünyaca ünlü Bas Bariton Burak Bilgili ve Nemeth Quartet eşliğinde özel bir projede Barbaros dinleyicileri ile buluşacak. Senfonik Dario Moreno projesi üzerinde çalışıyoruz. İzmir’den tüm dünya’ya Barbaros’un sesinden Dario Moreno şarkılarını duyurmayı istiyoruz. Bunun dışında Four Seasons Hotel Bosphorus’ta Her Çarşamba “Moonlight By Bosphorus” konseri ile 90’lardan Fransa’ya, İtalya’ya ve Dünya Müziğinin en özel klasiklerine kadar dört farklı konsept repertuvar sunduğumuz Barbaros konserlerimiz devam ediyor. Turizm Pr’ı ile ilgili çalışmalarımıza da tekrar başlamayı planlıyoruz.

Değerli vaktinizi bana ve SanatOkur okuyucularına ayırdığınız teşekkür ederim.

Doğal Bakım Ürünleri


Nil Has

1988, İstanbul doğumlu. Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi mezunu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir