Maud Faverjon
Maud Faverjon

İsimlerin Ötesinde Bir Dünya: Turuncu Şey ve Merakın Anatomisi

28 Ağustos 2026
3 dakika

Konuk Yazar: Günsu Şireci

Bakın. Durun. Hemen adını koymayın.

Karşınızda ne görüyorsunuz?

Hangi renk, hangi biçim? Size başka neyi anımsatıyor? Bir tanıma sıkıştırmaya çalışmadan, salt duyularınızla bulmaya çalışın onu. Sonra düşünün. En son ne zaman bir nesneye ismiyle, işleviyle değil; varlığının çıplak yabancılığıyla temas ettiniz? Çocukken dünyayla kurduğunuz o katkısız, ilavesiz ilişkiyi hatırlıyor olmalısınız. Ne de olsa çocuklar, “şey”lerin adlarından önce kendileriyle karşılaşmaya daha açıktırlar.

Turuncu Şey

Maud Faverjon, Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan Turuncu Şey‘de bizi tam da çocukluğun bu dil öncesi, ehlileşmemiş penceresinden bakmaya davet ediyor. Cıvıl cıvıl resimleriyle içimizi ısıtan bu kitap, insanın dünyasında anlamı apaçık, işlevi çoktan tescillenmiş sıradan bir nesneyi alıp kutup beyazlığının ortasına yerleştirerek dünyayı insanmerkezci bir şekilde anlamlandırma alışkanlığımızı tek bir hamlede askıya alıyor. Kitap, “Turuncu şey ne?” sorusuyla başlıyor ve bu soruyu tekrar tekrar cevapsız bırakıyor. Kıyıda, kendi halinde, sırça gibi duruyor turuncu şey. Herkesin bir tahmini var; ama kimse tam olarak bilmiyor. İşte hikâye tam da bu bilinmezlikte başlıyor.

Faverjon, insan yapımı bir nesnenin üzerindeki tanıdıklık perdesini aralayarak, Viktor Şklovsky’nin ostranenie (yabancılaştırma) kavramını hikâyenin merkezine yerleştiriyor. Yazar, insanların dünyasında sıradanlaşmış bir nesneyi insan olmayanların bakış açısıyla sunarak okuyucuyu kendine, etrafına ve kelimelerine dışarıdan bakmaya davet ediyor.

Kitabın neşeli mizahının altındaki ekolojik eleştiri de gücünü işte bu yabancılaştırmadan alıyor. Faverjon turuncu şeye ne yalnızca plastik bir atık gözüyle bakılmasını istiyor, ne de “çöp” diyerek geçiştirilmesini. Ekolojik yıkımın bir parçası olabilecek bu nesne; hammadde, sanat malzemesi, yeniden kullanılabilir bir eşya, başka bir canlının yaşam alanı ya da bambaşka bir şey olma potansiyelini de içinde taşıyor. Anlamdaki bu sınırsızlık, aslında kitabın merak felsefesinin de temelini oluşturuyor.

Faverjon bu kitapta merakı, eksik bilginin yarattığı geçici bir huzursuzluk olarak değil, dünyayla ilişki kurmanın üretken bir biçimi olarak ele alıyor. Kutup hayvanlarının deniz ortasında aniden beliren bu bilinmeyen nesne karşısındaki tutumu, bizlere adeta bir bilimsel araştırmayı andırıyor: Görme, varsayma, tartışma, gözlemleme, yanılma ve yeniden deneme üzerine kurulu bir deney. En büyüleyici nokta ise bu keşif yolculuğunun kolektif bir pratik oluşunda saklı. Hayvanların o esrarengiz nesneyi tek başına çözme gibi bir gayesi yok; anlam, hep birlikte yürütülen bir tahmin serüveni sırasında, bir galip aramaksızın inşa ediliyor. Böylelikle her tahmin, inşası hiç bitmeyen anlamın bir başka uzvuna dönüşüyor; merak ise kabardıkça kabarıyor. İkinci yarısı genelde unutulan o meşhur deyişi hatırlayalım: Merak kediyi öldürür, ancak tatmin onu geri getirir. Turuncu Şey, bu sözün o unutulan ikinci yarısını diriltiyor. Kitaptaki hayvanlar belirsizliğin peşine düşüp konfor alanlarını terk ederler, ancak klasik anlatıların aksine tatmin, yani bir cevap bulma anı hikâyeyi noktalamaz. Tam aksine, yeni soruların fitilini ateşler. Artık merak, ufukta beliren yeni turuncu şeye yöneltilmiştir. Yapılacak tek şey ise, en başta sorulan soruyu tekrar sormaktır: “Aa, bu da ne?”

Turuncu Şey, okura doğru cevapları paketleyip sunmak yerine, ona bilinmezliğin eşiğinde durabilme cesaretini tatlı bir muziplikle gösteren bir eser. Turuncu Şey’de anlam hiçbir zaman tamamlanmıyor, merak duygusu ise hiç dinmiyor.

Kitabımız gibi, biz de bir soruyla kapatalım bu sayfayı:

Karşınızda şimdi ne görüyorsunuz?

Konuk Yazar

Bu hesaptaki yazılar, Sanat Okur’da konuk olarak yer alan misafir yazarlarımıza aittir. İçeriklerde dile getirilen görüş ve düşünceler yalnızca yazarların kendisine ait olup Sanat Okur’un kurumsal görüşünü yansıtmaz. Yayınlanan tüm yazılar KVKK kapsamında ve site kuralları doğrultusunda değerlendirilir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

Özgür Aydın
Önceki

Özgür Aydın’a Global Music Awards 2026’dan Büyük Ödül!

Ulusal Belgesel Film Yarışma Jürisi
Sonraki

Altın Portakal’da Ulusal Belgesel Film Yarışma Jürisi Açıklandı