MASADA II, Studio Pinprick, Umut Yalım
MASADA II, Studio Pinprick, Umut Yalım

İkililik Odaklı Bir Sergi: MASADA II

6 Mayıs 2025
3 dakika

Sanatla gastronominin kesişiminde konumlanan bir deneyim yaşamak, her zaman karşılaşılacak bir fırsat değildir. Gastro Cafe konseptini galeri anlayışı ile birleştirerek Galeri Bu ve beraberindeki Buffett “MASADA: II” sergisinin açılışını gerçekleştirdi. Bu nadir buluşma sanat ve gastronominin kesişim alanına cesurca adım atıyor. 26 Nisan’da kalabalık bir açılışla izleyiciyle buluşan sergi, E. Ezgi Özer küratörlüğünde, Studio Pinprick ve Umut Yalım’ın işleriyle görsel sanat ile yemeğin duyusal sınırlarını birlikte araştırıyor. İki sanatçının estetik yaklaşımlarındaki belirgin karşıtlık, serginin yapısal omurgasını oluştururken, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil; tatmaya, koklamaya ve düşünmeye davet ediyor.

Studio Pinprick’in katmanlı, mitolojik anlatılarla örülü renkli dünyası ile Umut Yalım’ın mizah ve kavramsal açıklıkla örülmüş sade yapıtları, MASADA: II’de karşıtlık üzerine kurulu bir diyalog yaratıyor. Bu diyalog yalnızca galerinin duvarlarında değil, tabaklarda da sürüyor. Buffett’in menüsünde Merve Şeker Yalım’ın ellerinden çıkan lezzetler, sanat eserinin devamı niteliğinde birer performatif unsura dönüşüyor.

Sergi, klasik sergi deneyiminin ötesine geçerek izleyicisini çok duyulu bir yolculuğa çıkarıyor. İşlerin arasında gezinirken düşünmek, koklamak, tatmak ve görsel imgeleri zihinde yeniden kurgulamak bu deneyimin parçası haline geliyor. MASADA: II, hem bir sergi hem bir ritüel; hem masa etrafında toplanmaya bir çağrı hem de disiplinlerarası güncel bir anlatım biçimi.

Boşluk ve Mizah Arasında: Umut Yalım

Umut Yalım’ın “YÇS N.3” adlı işi, Marcel Duchamp’ın readymade kavramına güncel ve ironik bir yaklaşım sunuyor. Yalım, beyaz bir tuvali buzdolabı poşeti aracılığıyla “kavramsal bir market poşeti”ne dönüştürüyor; içine fırça, boya, marker kalem gibi sanat nesnelerinin yanı sıra çayırdan bir parça ve “inek” gibi beklenmedik öğeler yerleştiriyor. Bu absürt bileşim, sanatın doğasına ve üretim süreçlerine dair doğrudan sorular yöneltiyor. Eserin yanına iliştirilen “çayırda otlayan 3 inek” ifadesi ise görünmeyeni zihinsel olarak üretmeye çağıran bir oyun alanı açıyor. Bu yapıt, gösterilen ile söylenen arasındaki boşlukta salınarak izleyicinin hayal gücünü etkinleştiriyor.

Bu açık uçlu yaklaşım, sanatçıya özel hazırlanan ortaya koyulan masada da devam ediyor. Sofrada sunulan malzemeler —mini havuç, taze kekik ve biberiyeli foccacia, yanık butter cream…— tıpkı Yalım’ın işleri gibi tamamlanmamış bir anlatıya dönüşüyor. Her katılımcı, bu unsurları kendi damak zevkine göre birleştirerek yemeğini inşa ediyor. Böylece yemek, yalnızca bir tüketim maddesi olmaktan çıkıyor; yaratıcı bir katılım sürecine evriliyor.

Anonim Masallardan Mitolojik Gerçekler Serisi, Studio Pinprick
Anonim Masallardan Mitolojik Gerçekler Serisi, Studio Pinprick

Mitolojik Doygunluk: Studio Pinprick

Studio Pinprick’in sergideki çalışması, mitoloji, doğa ve duyusal yoğunlukla bezeli fantastik bir evren sunuyor. Doygun renkler, detaylı desenler ve deniz altı mitlerine yaslanan figür düzenlemeleri, Donna Haraway’in “çok türlü varoluş” kavramıyla örtüşen bir anlatı kuruyor. Ahtapot kollarının maskeli insansı figüre sarılması, etrafını çevrelen çiçekler, deniz ve geceyle iç içe geçmiş imgeler, izleyiciyi çağrışımlarla akan bir rüya mantığına davet ediyor.

Bu işin eşlikçisi olan yemek de söz konusu sanat eseri gibi katmanlı: basit anlatımıyla şarapla marine edilmiş özel bir sosun üzerinde ahtapot, deniz börülcesiyle tamamlanıyor. Bu lezzet kompozisyonu, yalnızca damak tadına değil; hafızaya ve görsel imgelerle kurulan içsel diyaloğa da hitap ediyor. Yemeği tattıkça eserle kurulan ilişki derinleşiyor. Burada yemek, sanat eserinin uzantısı değil; bizzat kendisi haline geliyor.

MASADA: II
MASADA: II, Studio Pinprick eserleri için hazırlanan yemek

Katılımcı Sanatın Yeni Biçimi

MASADA: II, sanat izleyicisini yalnızca “bakan” konumundan çıkararak, düşünen, kuran, tadan ve hisseden bir özneye dönüştürüyor. Sergi; görme, tat alma, koklama ve dokunma gibi duyular arasındaki geçişlere dayalı bir estetik deneyim sunuyor. Yalım’ın işleri zihinsel boşluklar üzerinden okurunu etkinleştirirken; Studio Pinprick’in yapıtları, duyusal fazlalık yoluyla büyüleyici bir evren kuruyor.

Bu sergi, yemek ile sanat arasındaki mesafeyi ortadan kaldırıyor ve gündelik yaşamın en sıradan eylemlerinden biri olan yemek yeme eylemini estetik bir karşılaşma alanına dönüştürüyor. Sofra, artık yalnızca bir beslenme pratiği değil; düşünmenin, hayal etmenin ve sanatla karşılaşmanın sahnesi.

MASADA: II, 28 Haziran 2025’e kadar Galeri Bu’da ziyaret edilebilir ve tadım için randevu oluşturabilirsiniz.

Başak Hürer

Başak Hürer, sanat tarihçisi, sanatçı menajeri ve sosyal medya yöneticisidir. 1997 yılında İzmir’de doğmuştur. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Sanat Tarihi alanında tamamladıktan sonra kariyerine sanat danışmanlığı yaparak devam etmiştir. Günümüzde Eda Taşlı ve Umut Yalım gibi sanatçıların temsilciliğini yürütmektedir.

Kurucusu olduğu Laclac Club adlı Instagram sayfasında sanat içerikleri üretmekte; çağdaş sanat üzerine yazılar ve paylaşımlar yapmaktadır.

Artweeks İstanbul, Contemporary Istanbul ve Atatürk Kültür Merkezi gibi etkinliklerde küratöryel görevler üstlenmiş; çeşitli projelerde içerik üretimi, moderatörlük ve danışmanlık yapmıştır. Ayrıca TRT 2’de yayımlanan İstisnai Renkler belgeselinde sanat tarihçisi olarak yer almıştır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

Artemisia Gentileschi, Judith Slaying Holofernes (c. 1614–20)
Önceki

Sanat Neden Politiktir? İlk Bakışta Bir Okuma

Filiz Piyale Onat ,Seclusion, 120x200, oilon canvas, 2023
Sonraki

Galeri / Miz’de Yeni Sergi: Filiz Piyale Onat, Transparan