Oyuncu Miray Beşli İle Kariyeri Üzerine Söyleşi



7 Jealous Fools performans topluluğu ile Teslim Ol. Sev ve Sessiz Ol oyununda sahneye çıkmaya hazırlanan Miray Beşli, 21-22 Ocak’ta seyirci karşısında olacak. Kendisine İstanbul’daki oyunculuk yolculuğunu, Off-Off Broadway sahnelerini ve Lucie karakterini sorduk.

Keyifli okumalar…

Oyuncu Miray Beşli İle Kariyeri Üzerine Söyleşi
Miray Beşli

Okurlarımıza kendini tanıtır mısın?

Ben İzmirliyim. İzmir Amerikan Lisesi ve Koç Üniversitesi mezunuyum. Daha sonra New York’ta Actors Studio Drama School’da tiyatro ve oyunculuk üstüne 3 sene MFA yüksek lisans yaptım. Sanatın her formunu ve insanları çok seven biriyim. İnsan çok komplike ve çekici bir varlık. Oyunculuk bana göre insan ruhu ve yaşamın ilimi… Bu nedenle oyunculuğa bayılıyorum. Özgür ruhluyum ve seyahat etmeyi, dünyanın çeşitli yerlerinden insanlarla tanışmayı seviyorum. Söyleyecek, paylaşacak çok şey var tabii ki de… Umarım bunların kırıntılarını, pırıltılarını önümüzdeki süreçlerde oynadığım değişik karakterlere serpiştirme imkanı bulabilirim ve bu şekilde de hep kendimi ifade etmeye devam edebilirim.

Actors Studio Drama School mezunu genç bir oyuncusun. New York’taki oyunculuk tecrübelerinden bahseder misin?

New York’ta bağımsız kısa filmlerde ve Off-Off Broadway tiyatrolarında oynadım. New York’ta okuma ve yaşama deneyimimin tamamı için hayatta kendime kattığım en özgürleştirici ve hayatla ilgili farkındalığımı en arttırıcı deneyimdi diyebilirim.

Oyuncu Miray Beşli İle Kariyeri Üzerine Söyleşi
Teslim Ol. Sev ve Sessiz Ol

Ocak ayında “Teslim Ol. Sev ve Sessiz Ol.” adlı oyunda seyirci karşısına çıkacaksın. Oyundan ve oyundaki rolünden bahseder misin? Hazırlık süreci nasıldı?

Oyunun hazırlık süreci çok eğlenceli geçti. Bizim grubumuzun adı “7 Jealous Fools”. Oyuncular ve yönetmenimiz Ahu Sıla Bayer ve hepsi çok sevdiğim insanlar olduğu için hazırlık süreci benim için çok keyifli geçti. Kendimi bu oyunla ilk defa dans sanatına da açtım diyebilirim ve bu benim için değişik bir serüven oldu. Yönetmenimiz Ahu aynı zamanda dansçı ve koreograf. Bu süreçte danstaki her hareketin de aynı oyunculuk gibi insan ruhunu, kendini ve istediklerini ifade etmenin başka bir şekli ve formu olduğunu deneyimledim.

Oyun bir sanat galerisinde geçiyor. Performans sanatçısı Hürmüz, cenazesini bir performansa dönüştürür. Eski aşklarını ve rekabet içinde olduğu kıskanç arkadaşlarını tabutun içinde karşılar. Tabuttaki Hürmüz’ün 14 yaşındaki yeğeni Meghan, sıradan bir sergi zannederek geldiği salonda kendini tabut çevresinde sohbetler dans ve müzik üçgeni içinde bulur ve ne olduğunu çözmeye çalışır. Hürmüz gerçekten ölmüş müdür yoksa bu bir performans mıdır? Oyun absürt bir oyun, danslı müzikli ve absürt komedi diyebileceğimiz bir tür.

Benim oynadığım Lucie karakteri hayalperest, yenilikçi bir ressam ve deli dolu bir aşık. Lucie renkli ve önceden tahmin edilemeyen bir karakter. Hürmüz’e büyük hayranlık besler ve aynı zamanda çok iyi arkadaşlar. Lucie kendi içindeki potansiyeli herkesin görmesini ister ve hak ettiği değeri bulamadığını düşünür, bunun için her şeyi yapmaya hazırdır. Öyle görünmese de bence Hürmüz’den daha gerçek, derin ve farkındalığı yüksek bir sanatçı ve insan. Armağan Oğuz’un oynadığı evlenmek üzere olduğu David karakterine deli gibi aşık. Lucie gerçekten tutkulu bir sanatçı ve aşık, içinde hep ateş yanıyor. Disko topu gibi ışık saçıyor. İçinde acı, hüzün ve hayal kırıklıkları olsa da her zaman içinde gökkuşağını ve gökkuşağının parlak renklerini taşıdığını hissediyorum.

Oyun aile, aşk ve dostluk gibi ilişkileri absürt bir yerden sorguluyor. Sanatı ve sanatçının değerini varoluşsal düşünceler üstünden tartışıyor. Oyundaki danslar da profesyonel danstan ziyade herkesin kendi oynadığı karakterinin aksiyonlarını yansıtan, müzik eşliğinde karakterlerin yaptığı hareket devinimleri aslında. Hareketlerin ne kadar estetik göründüğünden çok her hareketin ayrı bir hikayesi olması bizim için önemli ve anlamlı. Oyunumuz ‘Cease and Desist. Love and Be Silent’ İngilizce versiyonuyla 14-15 Ocak’ta Gazhane’de prömiyer yapacak. 21-22 Ocak’ta da Gazhane’ de İngilizce olarak oynamaya devam edeceğiz. Oyunumuzun bu bahsettiğim İngilizce versiyonuyla yurtdışındaki uluslararası tiyatro festivallerine katılmayı amaçlıyoruz. Oyunumuzun İngilizce olarak yapılmasının esas çıkış amacı zaten yurtdışındaki festivallere katılmak ve gitmekti. Oyunumuzun Türkçe versiyonu olan, “Teslim Ol. Sev ve Sessiz Ol” ise 28-29 Ocak’ta Gazhane’de başlıyor. Şubat ve Mart ayında oyunumuzu çoğunlukla Türkçe, ayda 1 kere de İngilizce olarak Gazhane’de oynamayı planlıyoruz.

Ülkemizde de çok kaliteli oyunculuk eğitimi veren kurumlar ve isimler var. Başarılı genç isimler çıkmaya devam ediyor. Seni diğer isimlerden ayıran özelliklerin nedir?

Oyuncu Miray Beşli İle Kariyeri Üzerine Söyleşi
Miray Beşli

Kesinlikle ülkemizde de çok kaliteli konservatuarlar, hocalar, kurslar var. Ülkemizde bence çok donanımlı harika oyuncular da var. Beni diğer isimlerden ayıran hiçbir özellik yok. Herkesin ruh dünyası ve oyunculuk yapma şekli “eşsiz” ve kendi parmak izi kadar farklı ve kendine özgü. Kimse birbirinden ne üstün ne de aşağıda… Sadece herkesin kendini ifade etme şekli ve önüne çıkan rolü, durumu yorumlama şekli eşsiz ve farklı. Bu işi güzel yapan şey de bu.

Şimdiye kadar söylenecek yazılacak çizilecek oynanacak her şey yapıldı, bütün konulara değinildi, her şey oynandı. Hala bu işin devam ediyor olmasının tek sebebi, yeni insanlarla yeni baştan yepyeni bir kanla, ateşle aynı konunun o kişinin ruhuyla özgün ve eşsiz işlenmesi. Bu aynı konuyu başka insanların kalbinden, elinden defalarca yeni baştan büyük bir merak ve heyecanla izlememizi sağlıyor. Bu yazarlar ve yönetmenler için de geçerli. Okulların ve hocaların hepsi de oyunculuk yaparken karakterin yaşadığı koşullara inanmamızı, bizim kalbimizi açmamızı, kendimizi bulmamızı, kendimize inanmamızı ve daha birçok şey sağlayan çok değerli mentorlar ve çok değerli kişiler. Bazı insanların kalbi daha açık ve kendini sürece daha rahat teslim ediyor. Bence bu iş tutku, konsantrasyon, çok istemek ve açık olmakla da ilgili. Ancak o zaman gerçek potansiyel çıkabiliyor ya da sonra çıkıyor, bir dahaki sefere çıkıyor parlıyor, hiç bitmeyen bir öğrenme ve derinine inme ve ömür boyu sürecek bir yolculuk bu bence. Hocalarımız da bu sürece aracı. Ben de en çok iz bırakan hocalarım da Elizabeth Kemp, Susan Aston, Merve Taskan ve Edward Allan Baker…

Dünyanın her yerinde insanın duyguları ve ruhu evrensel ve aynı ama bunları ifade etme şekli her gerçeğini yaşayan insanın kendisi gibi tek, farklı, eşsiz ve özgün.

Gelecek projelerin nelerdir? Sezon içinde ikinci bir oyun daha görür müyüz?

Önümüzdeki bahar ayında Hüseyin Saylan ve Deniz Enyüksek’in çekeceği uzun metraj bağımsız film “Nietszche’nin Şemsiyesi”nde Selin adındaki yoga hocasını canlandıracağım. Bu film için de çok heyecanlıyım. Ayrıca yapmayı düşündüğüm bir tiyatro oyunu daha var ama şimdilik o ben de saklı. Tohumun yeşermesi için biraz daha zamanı var.

1988 doğumlu, Sanat ve Kültür Yönetimi mezunu, sanat ve kültür meraklısı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir