Nursun Hafızoğlu
Nursun Hafızoğlu

2011 yılında Çukurova Üniversitesi Resim-İş Eğitimi Resim Anasanat Dalında lisans eğitimimi, 2020 yılında Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalında yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Yurt içinde 3 kişisel sergi açtım. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi 16. Resim Yarışmasında Başarı Ödülü, 9. Bazaart Yarışması Sergisinde Jüri Özel Ödülü ve Saküder Resim Yarışmasında 2.’lik ödülü aldım. 74. Devlet Resim ve Heykel Yarışmasında, 18. Şefik Bursalı Resim Yarışmasında, Nuri İyem Resim Yarışmasında, Base 2019’da, Uluslararası Rotary 2430. Bölge Ulusal Resim Yarışmasında ve Rota Sanat Yarışmasında sergileme aldım.

Modern kent ve kent yaşamının sorgulandığı çalışmalarda “ütopik olan/distopik olan” kavramlarından yola çıkılmaktadır.

Resimlerimdeki kent kavramı, yaklaşık 400 yıl önceki ütopistlerin başlattığı yerden, günümüze değin oluşan farklılıklar üzerinden şekillenmiştir. İnsanlık; savaşlar, küreselleşen dünya, ekosistemdeki büyük kırılmalar, tüketim kültürü, nüfus büyümesi, teknolojinin yol açtığı olumsuzluklar gibi, birçok negatif durumun sonucunda ütopyalardan uzaklaşmış ve oluşan hayal kırıklığı ve umutsuzluk ortamı insanı distopik olana yaklaştırmıştır.

Bu bağlamda kentin açgözlülüğü ve kentli insanın doğaya yabancılaşması sorunu çalışmaların merkezinde yer alırken, günümüz kentlerindeki temel durumlar irdelenmektedir ve “belirsizlik, çözümsüzlük, yığılmışlık, yalnızlık, kaos” gibi, bu irdelemelerin sonucunda ulaşılan kavramlarla da çalışmalar beslenmektedir.

Ütopistlerin, insanı değiştirmeye çevresinden başlaması gerektiği ülküsünden hareketle kurguladıkları kent tasarımları, söz konusu çalışmalarda; günümüz kentlerinden hareketle ulaşılan genellikle olumsuz kavramlara ve sıradan bir kentli için alelade imge ve sembollerle donatılmış kent görünümlerine ulaşmaktadır. Bu durum kentlerin distopik olana ne kadar yaklaştığını anlamak üzere, gerçeklikle olan bağlantı kopartılmadan süren bir sorgulama olarak devam etmektedir.

Kentin içinde birden bire karşımıza çıkan bir hayvan imgesi veya bitki soyutlamaları vahşi doğanın ve yaşam alanları tahrip edilmiş yaban hayatının göstergeleriyken, kente ait imgelerse, herhangi bir kentlinin gündelik yaşam pratikleri içerisinde sıklıkla deneyimledikleri işaretlerden ve sembollerden oluşmaktadır.

Bir mücadele içerisinde kurgulanan söz konusu doğa-kent kavramının zaman zaman oldukça sert kırılma noktaları bulunmaktadır ve bu durumun sorumlusu elbette insan ve onun bitmeyen hırsıdır. Yaşadığımız bu distopik dünyada kural koyanlar olarak türümüzün bile baş edemediği gerçeklerle, yaban hayatına ve doğaya dahil olan canlıların/cansızların baş etmesi imkansız gibi görünmektedir. Modern insan kendini tekrar doğanın bir parçası olarak hissetmeye başlamadığı ve bencil davranışlarını sürdürdüğü sürece de, bu kötü gidişat şiddetini arttırarak devam edecek gibi görünmektedir.

Bu bağlamda söz konusu çalışmalarım, modern dünyaya ait kent görünümleri üzerinden bir uyarı olarak, insanlığın değişmek zorunda olduğunun işaretlerini içermektedir.

Instagram: nursunhafizoglu
Behance: nursunhizl43b3


1988 doğumlu, Sanat ve Kültür Yönetimi mezunu, sanat ve kültür meraklısı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir