Sabiha Kurtulmuş
Sabiha Kurtulmuş

Sabiha Kurtulmuş ile Artweeks Istanbul ve Sanat Üzerine

22 Ekim 2025
6 dakika

Türkiye çağdaş sanatının dinamik buluşma noktalarından Artweeks Istanbul, 15–26 Ekim tarihleri arasında Akaretler Sıraevler ve The Ritz-Carlton Residences İstanbul B Blok’ta sanatseverlerle buluşuyor. Merkur Galeri Kurucu Direktörü Sabiha Kurtulmuş’un öncülüğünde ve Bilgili Holding’in kurucu sponsorluğunda gerçekleşen etkinlik, bu yıl da sanatın dönüştürücü gücünü merkeze alıyor. Akaretler’de bir araya geldiğimiz Kurtulmuş ile etkinliğin içeriğini, dönüşümünü, bugünün Türkiye’sinde çağdaş sanat üretiminin nasıl bir eşikte durduğunu ve krizler çağında sanatın neden vazgeçilmez olduğunu konuştuk.

Sabiha Kurtulmuş, Arif Hür
Sabiha Kurtulmuş, Arif Hür

Artweeks Istanbul’un gelişim sürecinde mekan çeşitliliğinin artması etkinliğin içeriğini ve sanatçı profillerini nasıl etkiledi?

Sponsorlukların artmasıyla birlikte etkinliğimiz daha sürdürülebilir hale geldi ve bu da planlama süreçlerimizi daha profesyonel bir zemine oturtmamıza olanak sağladı. Mekân çeşitliliğinin artması ise farklı sanat disiplinlerinden ve jenerasyonlardan sanatçıların bir araya gelmesini mümkün kıldı. Fulya ve Akaretler’deki farklı atmosferler, hem deneyimli çağdaş sanat galerilerini hem de genç, bağımsız sanatçıları aynı platformda buluşturdu. Bu da izleyiciye daha zengin ve dinamik bir sanat deneyimi sundu.

Bu yıl Akaretler ve Fulya’nın aynı anda kullanılması, sanatseverler ve katılımcılar açısından nasıl yeni fırsatlar ve deneyimler sunuyor?

Akaretler’de yer alan köklü galeriler ile Fulya’daki yeni jenerasyon ve bağımsız sanatçıların aynı anda etkinlikte yer alması, sanatseverler için çok yönlü bir keşif imkânı yaratıyor. Farklı jenerasyonların ve disiplinlerin yan yana bulunması, katılımcılara hem geleneksel hem de çağdaş sanatın farklı bakış açılarını deneyimleme şansı veriyor. Bu kombinasyon genç küratörler ve sanatçılar için de önemli bir deneyim ve görünürlük alanı sunuyor diyebilirim.

Artweeks Istanbul, 2015
Artweeks Istanbul, 2025

Artweeks Istanbul’un klasik etkinlik formatının dışına çıkan bir model benimsemesi ilk günden beri dikkat çekiyor. Bu tercih, nasıl bir ihtiyaçtan doğdu?

Galerici ve Contemporary Istanbul’un en başından beri katılımcısıyım. Ama Artweeks fikri oluştuğunda bir süredir etkinliklere katılmıyordum. Her galerici organizasyon yapmaz ama ben yapmayı seven biriyim. Serdar Bilgili, sanatı seven bir koleksiyoner olarak bize bu mekanları açtı. Başta bir iki haftaya yayılan etkinlik yapma niyetimiz yoktu aslında. Koleksiyoner sergileri, bağımsız sanatçı sergileri, inisiyatifler ve galeriler bir arada olsun istedik. İlk etkinliği 2018’de gerçekleştirdik, Contemporary ile aynı dönemde. Şimdi ise iki haftaya yayılan, çok katmanlı bir etkinlik haline geldi.

Program bu yıl daha da çeşitlendi. Seçkileri oluştururken tematik bir çerçeveniz oluyor mu, yoksa katılımcılar tamamen özgür mü?

Her katılımcı kendi hikâyesini özgürce anlatıyor. Galeriler kendi seçkilerini getiriyor, küratörler sanatçılarla birlikte sunum yapıyor, solo sergilerde sanatçılar eski ve yeni işlerini harmanlayarak katılıyor. Koleksiyonerler de aynı şekilde. Yani belirli bir temaya göre kurgulanmış bir yapı değil. Tam aksine, farklı kişi ve kurumların bağımsızca bir araya geldiği bir etkinlik.

Bu yıl ilk kez uygulanan “Curation Space” programı genç küratörlere alan açıyor. Bu yeni başlığın bugünkü karşılığı ve gelecekteki potansiyeli sizce nedir?

Küratörlerin sadece müzelerde ve sergilerde değil, böyle yapılar içinde de yer alması gerektiğini düşünüyorum. Bu yıl her katta farklı küratörlere alan vererek onların özgün fikirlerini mekâna taşımasını sağladık. Mekânı deneyimlemeleri onlar için de önemliydi. Amatör ruh her iki merkezde de hissediliyor. Akaretler’de daha profesyonel galericiler yer alırken, Fulya’da bağımsız işler ve rastlantısallık daha fazla ön planda. Akaretler’de sanatseverlerin daha aşina olduğu eserler yer alıyor.

“İstanbul, sanatın kalbinin attığı bazı dünya şehirlerinden çok da farksız değil”

Sabiha Kurtulmuş

İstanbul gibi bir şehirde sanat etkinliği düzenlemek kuşkusuz kolay değil. Şehirle kurduğunuz ilişki açısından en çok neye dikkat ediyorsunuz?

İstanbul, sanatın kalbinin attığı bazı dünya şehirlerinden çok da farksız değil. Eksik bir tarafı olduğunu düşünmüyorum. Kent zaten oldukça canlı ve aktif; Artweeks gibi etkinlikler bunun bir parçası. Bu etkinliğin merkezi konumda olması önemli, çünkü izleyicinin ulaşabilmesi gerekiyor. Fulya ve Nişantaşı bu anlamda büyük avantaj sağlıyor.

Artweeks Istanbul, 2015
Artweeks Istanbul, 2025

Artweeks İstanbul, erişilebilir ve ücretsiz yapısıyla izleyiciye açık bir alan sunuyor. Bu model içinde sanat piyasası nasıl işliyor, satış dinamikleri nasıl şekilleniyor?

Elbette satış odaklıyız. Galericiler olarak eserlerimizi satışa sunuyoruz, bağımsız sanatçılar da öyle. Koleksiyonluk işler dışında hemen her şey satışta. Ancak sergiler ücretsiz gezilebiliyor. Bu da izleyici açısından kıymetli. Bilgili Holding’in yaklaşımı burada çok etkili; sanatın erişilebilir olması onlar için önemliydi. Hiçbir edisyonda ücretli bir giriş olmadı. Öğrencilerden koleksiyonerlere kadar herkes rahatça gezebiliyor.

Sanat danışmanlığı kimliğinizle baktığınızda, bu tür organizasyonların sanatçılar açısından etkisi nedir? Görünürlük dışında nasıl katkılar sunuyor?

Sanatçılar görünür olmak ister, bu çok doğal. Artweeks gibi etkinlikler farklı mekanlarda sergilenme imkânı sunduğu için onlar adına büyük bir fırsat. Mekâna özgü işler üretmek gerektiğinde bu da üretim dinamiklerini zenginleştiriyor. Bugün İstanbul’da tarihi mekanlarda daha önce hiç olmadığı kadar sergi düzenleniyor. Sanatçı ile mekânlar arasında kurulan bu ilişki, izleyiciye de daha güçlü bir görsel deneyim sunuyor. Sanatçılar için kendilerini geliştirme fırsatı aynı zamanda.

Artweeks Istanbul, 2015
Artweeks Istanbul, 2025

Bugünün Türkiye’sinde çağdaş sanat üretimi nasıl bir eşikte? Genç sanatçılar, koleksiyonerler ve kurumlar açısından nasıl bir tablo görüyorsunuz?

Dünyada ne oluyorsa bizde de benzeri yaşanıyor. İlgi, izlenme ve üretim oldukça yüksek. Sanat artık gündelik hayatın içinde. Pek çok kurum, şirket ve yapı sanatla işbirliği yapıyor. Sanatçılar hem galerilerde hem etkinliklerde daha fazla görünürlük kazanıyor. İstanbul dışındaki şehirlerde de üretim yoğunlaştı.

Pandemi sonrası teknolojiyle birlikte sanat başka bir forma mı evrildi sizce?

Dijital sanat günümüzün gerçeği. Teknoloji ve sanat ilişkisini göz ardı edemeyiz. Ancak sanatın biricikliği, insan eliyle üretilmesinden gelir. Ben bunu ve insanı öncelikleyen bir galericiyim. Seçenekler artabilir ama özü, insan üretimidir. Klasik sanatın yani resim, heykel, fotoğrafın hiçbir zaman değerini yitirmeyeceğine inanıyorum. 22. yüzyılda bile bu değişmeyecek.

Küresel krizler ve savaşlarla dolu bir çağda sanat nasıl bir alan açabilir? Sizce bu dönemdeki işlevi nedir?

Sanatın çok sayıda işlevi var: sosyolojik, psikolojik, ekonomik… Zor zamanlarda sanat kendini daha güçlü ifade eder. 1. ve 2. Dünya Savaşı sonrası oluşan sanat akımları buna örnektir. Uzun süredir yeni bir akım çıkmıyor örneğin. 1980’lerden beri. Sanatta bellek önemlidir çünkü. Bugün sanatçının görevi, yaşadıklarını belgelemektir. Özellikle hassasiyeti olan sanatçılar için bu çok önemli. Sanat sizi bulunduğunuz konumdan başka bir noktaya taşıyabilir. Bu çok kıymetli. Yeni bir sanat akımı çıkmıyor belki ama kültürel trendler var. Ve biz bu trendler içinde yapılandırmalarımızı yeni bakış açılarına göre yeniden konumlandırıyoruz. Yerelliğimizi koruyarak, yapılarımızı çeşitlendirmeye çalışıyoruz.

Arif Hür

Okan Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı bölümünden mezun olduktan sonra 2023 yılında Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü tamamlamıştır. Bugüne kadar; Habertürk, Tercüman, Snob Magazin ve 12punto gibi medya kuruluşlarında çalıştı. Bir dönem magazin gazeteciliği yaptı. Uzun süredir de kültür-sanat, lifestyle, dış haber ve yeni medya alanlarında röportajlar, araştırmalar ve dosya haberler yapmaktadır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Reklam

Beyhude Bir Tutku
Önceki

6. Daire Sanat Galerisi’nde Yeni Sergi: Beyhude Bir Tutku

“Meselemiz Ankara” söyleşi serisi KentFest 2025
Sonraki

2. Uluslararası Kent Tiyatro Festivali Sona Erdi