Zeynep Köklüce
Zeynep Köklüce

Zeynep Köklüce, 1993 yılında İstanbul’da doğdu. Sanatçı; 2011-2016 yılları aralığında sanat eğitimini, Rome Art Academy’de görmüş Tebriz’li ressam Yakup Hüseyizade’den klasik yağlı boya, pentür ve spatula tekniklerinde eğitimler aldı. 2015-2018 yılları aralığında kendi kurduğu Sanat Atölyesi’nde çeşitli tekniklerde resim dersleri verdi ve ilk kişisel sergisini açtı. 2015-2019 yıllarında Kemerburgaz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü’nden birincilik derecesiyle mezun oldu. 2020 yılında başladığı Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Plastik Sanatlar ve Resim tezli yüksek lisans programında halen devam etmektedir. 2021 yılında Pearson Journal 2. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Kongresi’nde ‘’Tenebrizm ve Chiaroscuro’’ resim teknikleri üzerine yaptığı bilimsel araştırmasının sunumunu gerçekleştirdi. Sanatçı, birçok ulusal ve uluslararası karma sergilerde yer almıştır. Çalışmalarına İstanbul’daki atölyesinde devam etmektedir.

Katıldığı Kongreler

2021, Pearson Journal, 2. Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Kongresi, İzmir

Karma Sergiler

2021 7. Uluslararası Artankara Çağdaş Sanat Fuarı, Çankaya, Ankara
2021 Tadzio Gallery, Kyıv, Ukrayna
2020 Forum Factory, Berlin, Germany
2020 Antic Cicterna, İstanbul
2019 Nisbetiye On,İstanbul
2019 İstanbul Art Show,İstanbul
2019 Bakırköy Güzel Sanatlar Lisesi 2. Sanat Çalıştayı ve Sergisi, İstanbul
2019 Altınbaş Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü Bitirme Projesi Sergisi, İstanbul
2018 ‘’ Reflections Of Art’’ Boris Georgiev City Art Gallery, Varna – Bulgaria
2018 Art Station- Nisart Galeri,Teşvikiye, İstanbul
2018 Altınbaş Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü Yıl Sonu Resim Sergisi, İstanbul
2017 Altınbaş Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü Yıl Sonu Resim Sergisi, İstanbul
2017 İspirtohane Kültür ve Sanat Merkezi, İstanbul
2016 Bağcılar Kadın ve Aile Kültür Merkezi, İstanbul
2016 Taksim Ressamlar Derneği, İstanbul
2014 Siyavuşpaşa Spor Kompleksi, İstanbul
2013 Siyavuşpaşa Spor Kompleksi, İstanbul

Sanat Anlayışı

Yapıtlarında insanı konu olarak ele alan figüratif resim sanatçısı Zeynep Köklüce; Kandinsky’nin sanata ve felsefeye kazandırdığı ‘’Sanatta Tinsellik Üzerine’’ analizinden yola çıkarak irdelediği insan bedenleri; ‘’Duyuüstü evrenle buluşurken içerisinde bulunduğu duygu durum hallerini, yaşamına dair izleri arasında bağlantı kurarak, tüm bu işleyiş sürecinde maddesel özün derinindeki tinselliğe yakınlaşma arzusuyla asıl aradığı şeyin tinsel bir güç olduğuna‘’ inandığını ifade etmektedir. ‘’İnsanın doğa ile özdeşen bir varlık olduğunu’’ tanımlayan sanatçı, doğanın içerisinde herhangi bir zaman veya mekan kaygısı taşımadan, figürlerini tabiat ile bütünleşmiş lirik bir anlatım biçimiyle ifade etmektedir. Doğa; duyguların uzantısı niteliğinde eserlerinde yer almaktadır. Kompozisyonlarında kulandığı ışık ve karanlık, maddeyle karşılaşması durumunda karanlığın içerisinde duyumsadığımız gizeminin derinliklerindeki ruhsal yansımaları, insan bedeninin mutlak varlığı ve tinsel boyutu arasında önemli bir bağ oluşturmaktadır. Resimlerine başlık olarak; ‘’Lux et Veritas’’ yani ışık ve hakikat anlamına gelen latince deyimden yola çıkarak; atmosferde belli bir dereceye kadar ışığı tutup, nesneleri veya figürleri karanlıkta algılanabilir hale getirmeye çalıştığı kompozisyonlarına hacim ve derinlik yanılsamasını katmaya çalışmaktadır. Veritas (hakikat) olanın; plastik anlamda figürlerin veya nesnelerin varlığı karanlık ve ışığın buluşmasıyla tinsel boyutun derinleştiği kurgusal bir sahnedir. Tüm bu birbiriyle bütünleşik plastik değerler, manevi ışığımızın belirmesiyle izleyiciyi kendi düşün alanına götürerek resim ve izleyici arasında ruhsal bir bağı kurmaya çalışmaktadır. Yüz yıllarca ışık ile ilişkilendirilen hakikat, inanç, bilgelik, erdem, lütuf, bilgi ve kutsallık gibi insanın kalbi ile kurduğu duygusal gücü tanımlamak için kullanılan mecazi dilin bir parçasıdır. Kullandığı impasto tekniği, mükemmeliyetçilikten uzak ve doğrudandır. Herhangi bir çağa ait olmayan figürlerinde, alışılmadık tensel yüzeyleri büyük bir hazla yakalayıp ve ondan zevk aldığını ifade etmektedir. Kullandığı renkler ara tonlardan oluşmaktadır ve en çok kullandığı sembollerden biri olan kuşlar; aşkı ve ölümü temsil etmektedir. Tüm bu semboller, anlam ve ifadeye göre tinselliğe gönderme yapmaktadır. Keskin bir mekan algısı olmayan karanlık, belli belirsiz atmosfer içerisinde, melankolinin duygusallığı ile düşüncelerin gezindiği derin bir düşün alanı olarak gördüğünü ifade etmektedir.


1984, Lovech doğumlu. Fotoğraf meraklısı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir