Art On İstanbul, ziyaretçileriyle 22 Mart – 19 Nisan tarihleri arasında Art On İstanbul Piyalepaşa’da Umut Erbaş‘ın “Tam da Hikâye Bitti Sanıyorken” isimli ilk kişisel sergisi ile buluşuyor.
Burası hiçbir zaman tamamlanmayan bir hikâye. Her bakış, başka bir ihtimali ortaya çıkarıyor; her yol, yeni bir anlam haritası çiziyor. Eğer anlam, onu ararken şekilleniyorsa, bu kasaba eksik olanın tamamlandığı değil, sürekli yeniden kurulduğu bir yer ve her ziyaretçi, gördüğünü bir hikâyeye dönüştürme ihtimaliyle karşı karşıya.
Melis Bektaş
Umut Erbaş “Tam da Hikâye Bitti Sanıyorken” başlıklı sergisinde doğada karşılaştığı amorf ve estetik görünüme sahip “yanmış plastik parçaları” ile başlayan yaratıcı sürecinin izini sürüyor. Doğa yürüyüşleri sırasında analog fotoğraflar çeken, organik ve inorganik malzemeler toplayan Erbaş, bu unsurları bir araya getirerek çok katmanlı bir anlatı inşa ediyor.
Sanatçı, sergide yer alan enstalasyonlarında ve görsel kompozisyonlarında karşılaştığı, topladığı ve fotoğrafladığı nesneleri ödünç alarak onları yeni bir bütün içinde yeniden yorumluyor. İzleyiciyi bu sürece dahil eden sergi, girişte sunulan rastgele metinlerle farklı anlatılar yaratıyor. Bu metinler, Erbaş’ın topladığı sinema sinopsisleri ve kendi yazdığı kısa hikâyelerden oluşuyor; böylece her ziyaretçi sergiyi kendine özgü bir hikâyenin rehberliğinde deneyimliyor. Ahşap, kemik, yeşil ve mavi tonlarının hâkim olduğu atmosferde; sanatçının ilk kez sergilediği analog fotoğrafları, çizimleri ve yapay zekâ üretimlerinin üst üste pozlamalarından oluşan işleri, modern bir nadire kabinesi denemesi, enstalasyonlar, sıra dışı nesneler ve bir analog video projesini bir araya getiriyor.
“Tam da Hikâye Bitti Sanıyorken”, malzemelerin dönüşümü üzerinden hikâyelerin sonsuz ihtimallerle yeniden yazılabileceğini vurguluyor. Sergi, izleyiciyi kendi anlatısını yaratmaya teşvik ederken, onu çok katmanlı ve keşfe açık bir dünyanın içine davet ediyor.