24 Eylül’de ArtRedCo, sanatseverleri çok katmanlı ve ezber bozan bir kurguyla buluşturan yeni sergisi “Ben Benim, O da O” ile kapılarını açtı. Sergiyi benzerlerinden ayıran ve ilk andan itibaren heyecan uyandıran en belirgin tarafı, aslında sıra dışı bir “karma kişisel sergi” deneyimi sunması. Peki karma bir kişisel sergi nasıl olur? Beş genç sanatçı tek bir binayı paylaşıyor ama sergi karma bir kalabalık hissi yaratmak yerine, her katta yalnızca bir sanatçının bağımsız dünyasına ev sahipliği yapıyor. Böylece merdivenleri her tırmandığınızda yeni bir kişisel serginin içine adım atıyor, katlar arasında resim sanatının farklı olanaklarına doğru akıcı bir yolculuğa çıkıyorsunuz.
Sergide yer alan beş isim; Mehmet Anik, Mevsim Çağan, Ezgi Kanargı, Ayça Selcen Korgun ve Gizem Şanlı, tuvalin sınırlarına ve resmin doğasına kendi özgün pencerelerinden yaklaşıyor. Her bir sanatçı bulunduğu katı kendi kavramsal ve biçimsel diliyle baştan tanımlarken, bina bütününde hem bağımsız hem de birbirini besleyen çok sesli bir atmosfer doğuyor.

Mevsim Çağan kurguladığı alanlar ve haritalamalar üzerinden kendi anlatısını kurarak resmin sınırlarını zorluyor, izleyiciyi yüzeyle mekân arasında yeni ilişkiler kurmaya davet ediyor. Gizem Şanlı bitki imgesinde derinleştiği çalışmalarında farklı dönemlerinden kesitler sunarak doğanın ve formun dönüşümünü gözler önüne seriyor. Ayça Selcen Korgun ise mekanları doğrudan aktarmak yerine kendi iç dünyasında eritip tuvaline taşıyor; algı ve hafızayla oynayarak onları adeta yeniden inşa ediyor. Mehmet Anik ve Ezgi Kanargı da kendi katlarında kurdukları güçlü görsel dünyalarla bu çok sesliliği tamamlayarak serginin dinamizmini yukarı taşıyor.
Ayrıca bu sergi ile umutlandığım başka bir şey de şu: Beş genç sanatçının aynı çatı altında hem kendi bağımsız alanlarını koruyup hem de böylesine uyumlu bir diyalog kurabilmesi, güncel sanat ortamı için son derece ilham verici. “Ben Benim, O da O”, yalnızca üretimlerin niteliğiyle değil; her kata bir kişisel sergi yerleştiren o taze ve cesur mekân kurgusuyla da öne çıkıyor. Genç sanatçıların yan yana dururken birbirinin sesini kısmadığı, aksine her katla birlikte sergileme pratiğine yeni bir soluk getirdiği bu yaklaşımın, benzer bağımsız projelere ve gelecekteki sergi kurgularına güçlü bir örnek oluşturmasını diliyorum.
Her katında ayrı bir hikâye fısıldayan ve izleyiciye hem kişisel sergi samimiyetini hem de karma sergi çeşitliliğini aynı anda yaşatan “Ben Benim, O da O”, 24 Ekim tarihine kadar Meşrutiyet Caddesi No:76 Şişli adresinde ziyaret edilebilir.
