Bir Ben Var Benden “Öteki”

Öteki
Öteki

Emin Alper‘in Dostoyevski’nin ‘aynı isimli eserinden sahneye uyarladığı ve yönettiği ilk tiyatro oyunu olan Öteki’yi izledim 27 Kasım akşamı. Filmlerini çok sevdiğim yönetmenin bu ilk tiyatro yönetmenliği ve uyarlamasına da bayıldığımı söylemeliyim. Deniz Göktürk Kobanbay‘ın sahne, Ahmet Sesigürgil‘in ışık, Okan Kaya‘nın ses tasarımının da seyir zevkine katkısının çok büyük olduğunu düşünüyorum. Ve tabi ki oyuncular ve oyunculuklar… Özellikle aynı kişinin birbirinin tam zıddı karakter özelliklerini canlandıran, yani birbirlerinin bir anlamda hem dostu hem düşmanı olan aynı Burak karakterini oynayan Erdem Şenocak ve Cem Yiğit Üzümoğlu’nun karşılıklı uyumları ve oyunculukları kocaman bir alkışı hak ediyor bence. Onlar kadar ön planda olmasalar da Derya Karadaş ve Gökhan Yıkılkan da oynadıkları rollerin başarıyla hakkını vermişlerdi.

Dostoyevski’nin romanı aslında St Petersburg’da küçük bir devlet memuru olan Golyadkin’in iç dünyası ve giderek çöken ruh sağlığına odaklanır. Ben ve “öteki” çatışmasını biraz daha karamsar bir yerden ele alan roman, büyük Rus yazarının belki de Freud’dan bile önce alter-ego kavramını irdelediğini ve psikanalitik analiz potansiyelini gösteriyor bize. Oyundaki Burak karakteriyle aktarılan içsel kimlik çatışması ise daha kara komedi tarzında ve toplum içinde var olma ve kabul görme arzusu bizlere daha tanıdık gelen plaza yaşamından.

Gerçek karakter özgüveni düşük, sosyal anlamda beceriksiz, kendini değersiz görmeye meyilli ve daha içe kapanık bir tipken, “öteki” karakter başarılı, sosyal, hırslı, öne çıkmaktan korkmayan bir ataklıktadır. Gerçek Burak görünmezken öteki Burak fazlasıyla görünür. Günümüzde en çok da rekabetle tanımlanan iş dünyasında ya da zamanımızın büyük bir bölümünü geçirdiğimiz sosyal medyadaki “ideal benlik” yaratma baskısını daha çarpıcı göstermek nasıl mümkün olurdu bilemiyorum. Başkaları tarafından fark edilme arzusunun kendi varlığını silen bir tuzağa dönüşmesi hikâyenin en vurucu kısmı ve oyunda da çok etkileyici bir şekilde aktarılmış izleyiciye. 

"Öteki" Oyunu. Photo credit: Aslı Çelikel
“Öteki” Oyunu. Photo credit: Aslı Çelikel

Belki burada şu soruyu da sormak anlamlı olabilir: “İnsan, hayatta asıl savaşını dışarıyla mı verir, yoksa kendisinin daha ‘başarılı’ bir versiyonuyla mı?” Günümüzde, dijital çağda, görünür olma arzumuz had safhada. Hepimiz kendi “öteki”mizi yaratıyoruz sürekli. Daha canlı, daha eğlenceli, daha güzel, daha başarılı versiyonlarımızı. En temelde kendimize ve gerçekliğimize karşı olan bu savaştan kimlik bölünmesi ve yabancılaşma yaşamadan, delirmeden ve kendimizi kaybetmeden çıkmak mümkün mü?

Oyundan çıktığımda bu sorgulamalarla kalakalmak oyundan aldığım keyfi daha da artırdı diyebilirim. Değişik sahnelerde oynayan bu şahane oyunun yeni tarihlerini takip etmeyi unutmayın lütfen. Önümüzde açıklanan iki tarih oyunun 9 Aralık’ta CKM’de ve 19 Ocak’ta DasDas’ta oynanacağını gösteriyor. Ancak aralarda Avrupa Yakası’ndaki sahneler için de yeni tarihler eklenebilir. Şimdiden iyi seyirler diliyorum. 

YAZAR

İmge Tan
Sanat Okur yazarı

İmge Tan

İmge Tan, ODTÜ İşletme mezunu olmasına rağmen ağırlıklı olarak yayıncılık sektöründe serbest çalışmıştır. Çeşitli yayınevlerine bağlı olarak çevirisini yaptığı yaklaşık 30 kitap bulunmaktadır. Yıllarca kültür-sanat etkinlikleri, kitaplar ve seyahatler ile ilgili yazılarını paylaştığı kendi bireysel blogu ve çeşitli…

Tüm yazıları →

Instagram’da paylaş

Bu cihazda doğrudan dosya paylaşımı açılamadı. Hazır görseli kaydedip Instagram’da paylaşabilirsin.

Görsel hazırlanıyor…

Görseli Instagram story’ne ekle. Habere tıklanabilmesi için kopyaladığın adresi Instagram’ın Bağlantı çıkartmasına yapıştır.